se

11 Kasım 2014 Salı

SGK'dan Kayıtdışı İstihdama Dolaylı Teşvik

2013 yılında SGK tarafından çıkarılan 2013/26 sayılı genelge ile ölüm gelir/aylığı almak isteyen hak sahiplerinin gelir tespiti yaptırmaları zorunlu hale getirilmiştir.

Hak sahipleri tarafından yaptırılması gereken gelir tespitleri ile hak sahiplerinin her türlü kazanç ve irat toplamının 16 yaşından büyükler için belirlenen asgari ücretin net/brüt tutarının altında olup olmadığı belirlenerek, ölüm gelir/aylığı bağlanması bu kıstasa göre değerlendirilip karara bağlanacaktır. 

Peki hak sahiplerinin gelir tespiti kim tarafından tespit edilerek, değerlendirilecek ve karara bağlanacaktır?
SGK 2013/26 sayılı genelge ile bu araştırmayı asli görevi kayıt dışı istihdamla mücadele olan sosyal güvenlik denetmenlerine vermiştir. Kurumun taşra teşkilatında görev yapan, çalışma hayatının denetiminde aktif rol oynayan, vatandaşlardan gelen tüm ihbar ve şikayetlerle ilgili vakit kaybetmeksizin iş yerlerinde denetim yapan sosyal güvenlik denetmenleri 2013/26 sayılı genelge ile bir nevi çalışma hayatından el çektirilmiş, çalışma hayatı başıboş bırakılmıştır.

2013/26 sayılı genelgenin 8,3 maddesinde "hak sahibi kız çocukları veya anne /babanın sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışıp çalışmadıkları ve buralardan aylık alıp almadığı ile tapu kayıtları da araştırılarak varsa gayrimenkullerinden ve diğer gelirlerinden elde ettiği aylık tutarının İş Kanununa göre 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için tespit edilen asgari ücret (brüt asgari ücret) tutarının altında olup olmadığı
hususları sosyal güvenlik denetmenlerince tespit edilecektir.” hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm işleri daha da arap saçına çevirmektedir. Yapılacak gelir tespitleri ölüm gelir/aylığı talebinde bulunan hak sahibi kız çocukları  ve anne/babalar için yapılma zorunluluğu getirilerek denetmenlerin iş yoğunluğu iki katına çıkarılmıştır. 

SGK bununla da yetinmeyerek 26 Mayıs 2014 tarihinde 2014/1 sayılı E-Bağımsız tahsis yazısında “gelir tespitinin aylık başlangıç tarihi itibarıyla yapılması gerektiğinden bunların gelir tespitinin aylık başlangıç tarihinden itibaren her yıl yapılmak suretiyle durumları değerlendirilecektir.” ibaresi ile denetçiler üzerindeki yükü her yıl yenileme amacı gütmüştür.

İsterseniz konunun vahametini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Faruk ÇELİK'in 2014 yılı bütçe görüşmelerinde T.B.M.M'ye sunduğu rakamlarla açıklayalım. Kurumda görev yapan yaklaşık 850 denetmen ve yetkili denetmen yardımcısı 2013 yılında yaklaşık 40.000 adet iş yerinde  fiili denetim yapmış ve kayıt dışı istihdamın %37 seviyesine inmesinde başrol oynamıştır. Lakin 2013 yılı Haziran ayında çıkarılan 2013/26 sayılı genelge ile 2013/Haziran 2014/Eylül arası dönemde Türkiye geneli tahminen yaklaşık 100.000* adet gelir tespiti talebinin sonuçlandırılması denetçilerden talep edilmektedir. 
İşte durum bu kadar vahimdir. 

40.000 adet işyerinin denetiminden ve işyerlerine yapılan rehberlik faaliyetinden dolaylı olarak vazgeçmeye karar veren SGK yöneticileri, yılda yaklaşık 100.000 adet gelir tespitini denetmenlerden beklemekte ve bu tespitlerin her yıl tekrarlanmasını emretmektedir.

Dilekçe yoluyla veya ALO 170 ihbar hattına yapılan ihbar  şikayetler, 20 m2'lik bürolardan bildirilen yüzlerce sahte sigortalı denetimleri, eşinden boşanan fakat fiilen birlikte yaşayarak SGK'dan haksız yere maaş alanlara yönelik tapılan araştırmalar çığ gibi artarak büyümekte ve maalesef bekletilmektedir. 
Umalım ki SGK yetkilileri tez zamanda bu hatalarından vazgeçerler ve kayıt dışı istihdamı, sigortasız çalıştırmayı dolaylıda olsa teşvik etmezler.

Kaynak: http://www.sgkrehberi.com/haber/51344/ 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder