se

26 Nisan 2015 Pazar

Askere Giderken Yanınıza Almanız Gereken Malzemeler

Bu heyecanı yaşayalı 5 yıl olsa da kardeşim gideceğinden onun yanıma ne alayım sorusuna karşın oluşturacağı listeyi sizlerle paylaşmak istedim.

Öncelikle yanımıza acemilik için yetecek kadar eşya almamız boşuna ağırlık taşımamızı sağlar. Yanınıza kitap, çok fazla sivil giysi almayın. 3 günlük acemi eğitimi sonrası çarşı izniniz olacağından o zaman hazırladığınız çantanıza bu tür şeyler alabilirsiniz.  

Aşağıdaki listeyi biraz abartmış olabilirim ama askerde kendinize daha çok bakıyorsunuz.  Benle alay edenler,orada zaten her şeyi veriyor diyenler sonra benden malzeme dilenmeye başlamıştı. Orada her şey yok işte :D

                                                                                  @habersol

Sınıf okuluna katılacak olan yedek subay adayları ile birliğine katılacak olan kısa dönem erbaş ve erlerin yanlarında götürebilecekleri ihtiyaç listesi aşağıya çıkarılmıştır:
Şahsi temizlik ve sağlık malzemeleri: 
  • Traş malzemeleri Gilette Mach 3 götürün, 3-5 tane uç yetecektir.Uçları uzun süre gidiyor. Sık traştan cildiniz hassasa;  traş sonrası krem de götürebilirsiniz.
  • Haftada bir kez duşa izin verecekler. Onun için koca kutularda malzeme götürmeyin,ufak şişelere doldurun ya da  yeni alacaksanız ufak şişede alın. Çünkü kıç kadar dolabınız olacak. Optimizasyon şart. 
  • Sıvı sabun,duş jeli  ya da banyo sabunu,sabun kutusu, ince çabuk kuruyacak lif, şampuan, diş fırçası ve macunu (orada dandik sanino verirler), ıslak mendil (çok sık duş alma şansınız olmayacak), mendil ya da tuvalet kağıdı 
  • El kremi, Deotak Koltuk altı kremi (az terler, leş gibi kokmazsınız) 
  • Yazın yapanlar az miktarda 30 faktör güneşten koruyucu kremi alsın.Hatta normal alışverişinizi yaptığınız yerden askere gittiğinizi belirtin el koyma ihtimali var deyin tester isteyin.  Eğitim molalarında küçük kutu taşırsınız, çaktırmadan krem yenilersiniz. Gülen olacaktır ama akşam sızlananları, uyuyamayanları gördüm. En azından 1-2 saat korur. Yanmaktan kaçış yok benim gibi az hasarla atlatırsınız. Kulak ve yüzü korumanız lazım. 
  • Güneşten kolunuz,yüzünüz yandığı durumlarda ya da ayakta deri kavladığında  Bepanthol merhem kullanabilirsiniz, mutlaka yanınıza alın.
  • Ağrıyan yerlerinizi ovmak için Voltaren Merhem alabilirsiniz. Küçük kutudaki elastik bandajlardan da alabilirsiniz.
  • Açıkçası mümkün oldukça hap götürmeyin ya da iyice gizleyin. Adınızı yazıp el koyuyorlar. Sonra içinizden revirci seçiyorlar. Belli saatlerde kuyruğa giriyorsunuz. Hap dileniyorsunuz. Her akşam 1 vitamin için kuyruğa girerdim :( 
  • Varsa, sağlık raporları ile kullanmak zorunda olduğunuz ilaçlara ait sağlık raporlarınızı yanınıza alınız.
  •  Vitamin hapı,aspirin ya da ağrı kesici ilaçlardan alabilirsiniz. Ben GNC koca vitamin kutusunun içine küçük küçük kesip, mide bulantısı için Metpamid, İshal için Lomotil, Kas gevşetici, Grip için Aferin ( o kadar adamdan birisi hasta olsa herkese bulaştırır koro halinde öksürürdük. Sürekli terli giysileri üstümüzde kuruttuğumuzdan) GNC de önermiyorum Supradyn All Day şu an onu kullanıyorum. Ofiste çoğu kez hastalıktan kurtardı .
  • Yüz ve banyo havlusu (çabuk kuruyacak olsun kalınlardan götürmeyin)
  • Ayak kurulayacak bez  (Orada ayak sabunlamayın,ayağında mantar çıkar diyen salakları dinlemeyin. Onun için leş gibi kokar koğuş , ayağınızı ve terlik içini bezle kurulayın  bir şey olmaz.)
  • Toplu yerlerde uyuma probleminiz varsa göz bağı ve/veya kulak tıkacı. Uzun dönemler cep telefonuyla sabaha kadar konuştuğundan,horultu seslerinden silikon tıkaçla uyuyabildim. Göz bağı da üst ranzada tepenizde ışık düştüyse şansınıza sıfır uyku demektir. Arkadaşın tepesinde kırmızı ışık vardı :D o hiç kapatılmıyor. Bu ihtimale karşı alın.
  •  Postal giyeceğinizden, ayak vurmalarına karşı çorap içine topuk üstüne koyacağınız geniş vatka (anneniz bilir) Ayak mantarına karşı krem Lapitak  iyidir.
  • Yara bantı alın.1 kutuya gerek yok. Ben tüfek hareketleri yaparken baş parmakla işaret parmak arası deri soyulmuştu o zaman kulandım. 1 kutu götürmeyin 2-3 tane yeter. 
Giysi ve Diğer Malzemeler:

Yıkamayla uğraşmam kullandığımı atarım, zengin adamım ben derseniz bu sayıları çoğaltın. Depocuyla aranızı iyi tutun ilk ay çantanızı zırt pırt açamayacaksınız. Biz eğitim sonuna doğru kanka olduk depocuyla 1 kez depoya girebildik.
  • Önce en önemlisiyle başlayım. Bunu sadece 2 asker düşünmüştü Birisi bendim. Her sabah içtimada pırıl pırıl botla sırada olmanız lazım. Boyayla uğraşmak yerine ayakkabı süngeri alın. Ben ilk ay hiç bot boyamadım. Sadece toz oluyordu. 1 dk bile sürmeden siliyordum. 5 dk fazla uyku demek :D
  • Mevsime uygun bolca siyah çorap, hepsini uzun konçlu almayın. ben hep kısa kullandım rahat olduğundan. Yazın yapınca böylesi daha iyi.
  • 5-6  iç çamaşır (Yeşil olsun.yatarken beyaz da giyebilirsiniz)
  • 2 tshirt,2 sweatshirt, eşofman altı, 
  • Terlik, Spor ayakkabı (orada verecekler beğenmezsiniz isterseniz getirebilirsiniz)
  • Boynunuza asabileceğiniz bir boyun cüzdanı. Uzunca ipi olur.
  • Bulunduğunuz yerde hangi ATM var onu öğrenin, ona göre hesap açarsınız. Hizmet bedeli verince tüm kartları tanır. Ben 350-400 TL ile gitmiştim para artmıştı.  
  • Kışınsa thermo içlik (o dandik yeşil içlikleri almayan bir işe yaramıyor), polar boyunluk, bere,eldiven, dudak çatlağı için lipstick, kullan at cep ısıtıcısı 
  • Tırnak makası o ilk günlerde size satılacak çantada var. Ama siz yine de alın.
  • Bot için kaliteli tabanlık. Botlar su geçiriyordu. Kurutma şansınız olmuyor, yedek bot da yok. Benim tabanlığım ayağımın su içinde kalmasını engelliyordu. 2 tabanlık vardı. Birini kurutarak ayağımı koruyordum. YDS ye o gün düşman oldum. Hiçbir şeyini almam 
  • İlk gün makas ve bant ile dolaba adınızı içeren kağıt ve bir panoya fotoğraf yapıştıracaksınız bunun için kuyruk bekleyeceğimi arkadaş söylemişti. Bende makas, bant ve karikatür çizdiğimden permanent kalem vardı. İşim hemen bitirip uyudum. Millet daha makas sırasındaydı. Çok şey götürdüm ama kullandım.  Önemli olan buydu. Siz de kullanırım derseniz alın.
  • Kep yedek olsun. Kemal Sunal filmlerinde sahne başınıza gelir. Sonra gereksiz azar işitmeyin.
  • Kilit bulunduğunuz yerden alırsanız 1 tane, orada verilenlerin anahtarı nedense hepsi aynıydı, sizinki farklı olduğundan açamazlar. Bot ve terlik için gerekli. Terlikleri delin yada deldirin. 
  • Bizde kısa dönemlerin bir arada olduğu zaman hiçbir eşya kaybolmadı. Ustalıkta uzun dönemlerle bir araya gelince sorunlar başlıyor. Okuma bilmeyen gelir sizin terliği giyer. Botunuzu giyer. 
  • Sivrisineklerden nefret ederim. Onun için bile kovucu ıslak mendil almıştım. Gerek olmadığından acemilik ve ustalık aynı yerde olduğundan aileme gereksiz eşyaları vermiştim.
  • Orta boy çengelli iğne.Şapkaların önündeki nefteyi ,düğme gibi bir şey, dikme yerine kep içinden iğneler geçersiniz. Kocamanlarından getirmeyin. 
- Birliğinize katıldığınızda  üniformalarınız verilecek, sivil giysileriniz ve ayakkabınız birlik deposunda muhafaza edilmek üzere alınacaktır.
b. Yukarıda belirtilenlerin dışındaki ihtiyaçlarınızı birlik/okul kantini veya askerlik yemini ettikten sonra çıkacağınız çarşı izninde temin edebilirsiniz.
Bize orada verilecek olanlar:
Mavi bir çanta         Sabun
Traş kutusu              Palaska
Ayakkabı boyası     Mini asma kilit
Boyun cüzdanı        İğne iplik kiti
İki metal askı           İki paçalı don
İki atlet                     iki çorap
Postal                        Terlik    
Pantolon                 Gömlek
Parka                        Kep , Nefte
Bunların hepsi size verilen mavi çantaya konacak ve koğuşta üstünde sizin numaranız bulunan dolapta bulunacaktır.
Nefte: Kepin üstünde bulunan düğmeye denir.
Mini asma kilit: dolabınız için değil postallarınızı birbirine kilitlemek için kullanılacaktır.
Size verilen çantaya ekleyeceğiniz eşyaları önceden düşünmenizde fayda vardır. Çünkü aktarma işlemi için yeteri kadar zamanınız olmayabilir. Temizlik malzemeleri için fermuarlı bir çanta olursa kolayca yerleştirirsiniz. Orada da buna benzer bir şey verecekler ama ufak. 

Yanınızda getirdiğiniz çanta ihtiyaçlarınız aldıktan sonra emanete verilecek ve o çantadaki eşyalarınıza kolay erişim imkanı olmayacaktır.
Bir uyarım da askere dertlerden kurtulmak için, kafa boşaltmak için gitmeyin .Daha kötü olursunuz. Sorunlarınız çözüp öyle gidin. 
Tüm kardeşlerime Hayırlı teskereler diliyorum. Vatan sizlere emanet ;)  

23 Nisan 2015 Perşembe

Tembellik, Fırsatçılık, Eğitim Sistemi, Sosyal Yapımız Üzerine Birkaç Düşünce

 Bunu bir forumda bizi Alman, Japon ve İsraillilerle çalışkanlık kıyaslaması yapanlara yazmıştım. Fazla iğnelediğimi farkedip bloga taşıdım.
İnsanoğlunun en temel geçim kaynaklarından birinden, rıskın 10'da 9'unun bulunduğu ticaretle başlayalım.  Esnafların temel amacı sivrisinek  misali kan emmek olmuş durumda. Zaten bireysel ithalatın kısıtlanması ellerini iyice güçlendiriyor. Adam cehennemin dibinden ücretsiz kargo ile ülkeler arası mal gönderiyor. Biz ülke içinde bile bunu başaramıyoruz. Gıda fiyatlarını yükseltmek için fazla malı çöpe döken insancıklar, yıllardır ayakta olup her yıl iflas gösteren şirketler, denetlemenin sadece kendi fikrinden olmayanları cezalandırma amacı olarak görüldüğü bir ülkede ne bekleyebilirsin ki. Temelde halkımız az ya da hiç çaba ile çok kazanç bekler. Yani rantçılık kanında var. Oldukça dindar gözüken esnaf, dört gözle Ramazanı bekler. Nasılsa alacak şunlara bir giydireyim diye.
                                   resim@http://www.milliyet.com.tr/yalniz-birakan-dusunceler--pembenar-

Bir de devletin kendi çalışanlarını özel gibi çalıştırması şart. Ya da tam tersini yapacak. Bir yanda 16.30 da işini bitirip çanta toplayan , hafta sonları daha hiç çalışmamış, en dandik bayramlara kadar tatilini yapmış, yüksek lisans için gün boşaltmış daha say say bitmeyecek avantajla iyi bir ortamda hayatını sürdüren bir eleman, diğer yanda 19-20 gibi işten çıkan, cumartesi tam gün çalışan, bayramlarda 2-3 günden fazla tatil alamayan,sabah 3-5 dk geç geleni uyaran çıkış saatlerine bakınca hep 1 saatten fazla geç çıkan, çay molalarını yapmayan, bunu görmezden gelen zihniyet var. Bunu ileride kovabilecek haklı sebebi olsun diye yapıyorlar. Buna rağmen her zaman alternatifi olduğundan her an s.ktr yeyip kovulma durumu olan yarını belirsiz başka bir eleman. Hem fiziki hem zihinsel resmen monoton bir hayat sürdüren stres içinde yaşayan bir sürü çalışan var. Her memur böyle demiyorum ama ben çok kişi tanıyorum.  Boş vakitten ikinci işi çeviren bile var. Sonuçta herkes bir zamanlar yeniçeri olmak istediği gibi şimdi de hem güvence, hem özele göre rahatlık açısından devletteki hayata özeniyor.

Eğitimin desen sınava endeksli hoca bilimsel bir şey anlatıyor. Çocuk sınavda çıkmayacağını biliyor. Kulağına perde indiriyor. Dinler gibi gözüküyor ama dinlemiyor. bu bende de var sürekli ağlayan,dert anlatanları dinler gibi gözükürüm arada birkaç cevap veririm, küsmesin diye. Dershaneyi kaldırdım deyip her yıl ve daha çok ödeyeceğin tüccarlara seni muhtaç ediyor. Gençlik sorgulamasın, üretmesin,düşünmesin diye her aşamada sınavlar var. Fikri uğruna mücadele edip sokaklara çıkmasın diye hep gireceği bir sınavı var. Üniversite bitireni üniversiteye girdiğindeki gibi yine Türkçe ,Mat, Tarihle bilmem neyle işe alıyor. 30 küsür yaşında adam dershaneye gidiyor. 

Üniversite de ünlü bir üniversiteyle kitaplarımız aynı hatta biz daha fazlasını işliyoruz. Biz sadece sınav oluyoruz.Formülü bile hatmedip. Ama diğer üniversite de ciddi projeler üretmeye teşvik ediyor. Yani biz kağıt üzerinde bir şeyler yapıyoruz o metodları fiili olarak uyguluyor. Bizdeki özel üniversite bütçesini sadece cebini doldurmaya endeksli olduğundan öğrendiğin bilgiler sadece sınava kadar aklımızda kalıyor. 

Hala var mıdır bilmem ama biz her sabah sıra olup gururla andımızı söyledikten sonra bahçedeki çöpleri toplardık. Mantıken oraları biz batırdıysak, biz temizlemeliyiz. Çoğu kişi eline bir çöp alıp onunla toplamış gibi yaparak dolanırdı. Küçükken bu şekilde başlıyoruz hayata. japon okullarında tuvalet temizleyen çocuklar haberi her yıl olur. bir de onlara bakın. Askerde de aynısı geçerli. olum derdim. Şu sigaraları yere atmayın yine siz temizliyorsunuz. Bir şey olmaz temizleriz diyorlardı. En ıssız gözüken ormanlar bile çöp dolu. Ne diye uğraşsın çöp bidonu aramakla orada bile düşüncesisiz. Ben de köye bahçemizde piknik dönüşü çöpü varil bulana kadar taşırım enayiyim ya. 

Büyük bir şirketten bahsedeyim. Stajımda boşta bilgisayar İK kısmında olduğundan çok fazla mülakat gördüm. Hanım kızımız soruyor. 1. sınıfın yazında neden staj yapmadın. Aday: zorunlu değildi diyor. Kız: Olsun yapabilirdin diyor. Aynı kişi bize ilk hafta, aslında gelmeseniz biz notunuzu veririz. Bir şeyler öğrenelim diyorum. Zaten şirket bilgilerini sizinle paylaşmamak isteyeceği için ciddi iş veremeyiz filan diyor. Müdürlerden biri gidin sosyal tesiste oturun üretimi bir kez gezdiniz zaten diyor. Fuar yerlerini araştırdım liste yaptım, SCARA robot yatırımı için araştırma hazırladım, bir test için servis alacakları firmalarla yazışıp yapabileceklerin bilgilerini verdim. Bir de dandik sunum hazırladım koca yaz stajım boş boş geçti. Olsun CV havalı gözüktü Yani çalışmaya razı olanı da bu ülke de çalıştırmayabilirler.

31 Mart 2015 Salı

Havanın Mikrobiyal Yükü ve Ortam Havası Dezenfeksiyonu Nedir? Nasıl Ölçülür?

Yeryüzündeki canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için gereken en önemli iki etken hava ve sudur. Hava, içerisinde, nefes alabilmemiz ve hayatta kalabilmemiz için gerekli bir takım maddeleri barındırırken, aynı zamanda, irili ufaklı partiküller halinde yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları da içermektedir. Hava içerisinde serbest halde veya maddelere bağlı şekilde bulunan bu mikroorganizmalar, Bioaerosol olarak da adlandırılırlar. Havanın, her yerde bulunduğu düşünüldüğünde, havadan meydana gelebilecek mikrobiyal kontaminasyon da gıda işletmesi, ürünler, çalışanlar ve söz konusu gıdaları tüketecek kişiler için risk oluşturmaktadır. Bu mikroorganizmaların çeşitlerine ve yoğunluğuna bağlı olarak, ortamda mevcut gıdalarda bozulmalar, üretim personeli veya tüketicilerde ise gıda zehirlenmeleri ve çeşitli enfeksiyöz hastalıklar oluşabilir. Bu nedenle, özellikle gıda üretim ve depolama alanlarında ortam havasının kontrolü çok önemlidir. 
 
@http://secondwindairpurifier.com/volatileorganiccompounds.htm

Gıdaların üretildiği veya depolandığı alanlara dışarıdan hava girişi çeşitli yollarla azaltılabilir veya içeriye temiz hava girmesini sağlayacak önlemler alınabilir. Bu arada içeride varolan havanın da mikrobiyal yükünü düşürebilmek için yapılabilecek çalışmalar vardır. Ortam havasının mikrobiyel kontrolü manuel olarak veya cihaz yardımı ile yapılabilir. Cihaz yardımı ile yapılan mikrobiyolojik ölçümler, cihazdan her seferinde geçen hava miktarı standart olacağından, daha doğru sonuçlar verecektir.
 
Havada bulunan mikrobiyal kaynaklı kontaminantlar bakteriler, mantarlar (küf-maya), virüsler, mite bv canlılardır. Hepsinin içerisinde en büyük çoğunluğu bakteriler ve mantarlar oluşturur. Özellikle fungal etkenler; yani mayalar ve küf sporları, hava kontaminasyonu açısından çok önemlidir. Bu etmenler iç ve dış ortamlarda, özellikle nemli ortamlarda rahatlıkla yaşar ve çoğalırlar. Yaşamaları ve üremeleri için gereki pH ve su aktivitesi aralığı da oldukça geniştir. Genel yaşam alanlarında oda sıcaklığı olarak kabul edilen 18-25°C’lik ısı, fungal etmenlerin gelişimi için oldukça uygun sıcaklıklardır. Bu durumda, gıda üretimi ve depolaması yapılan pek çok alan gerek sıcaklık, gerekse rutubet açısından fungal etmenlerin ve bakterilerin gelişebilmeleri için ideal ortamları oluştururlar. İç ortamda bulunan küfler; sinir, solunum, bağışıklık, hematolojik ve dermatolojik sistemlerini etkilemekte, birden fazla organ üzerinde insan sağlığı açısından ters etki yaratmakta ve bağışıklık sistemi baskı altında olan insanlarda hayati tehlike içeren sistemik enfeksiyonlara yol açmaktadır.

İç ortam havasında bulunan küf konsantrasyonu için bir standart olmamakla birlikte, 150-1000 kob/m miktarında koloni tespit edilmesi, insan sağlığı için zararlı olabilir. Yine ortamda yoğun olarak bulunan küflerin sporları, gıdalar üzerine salgıladıkları sindirici enzimler ve mikotoksinler yoluyla gıda bozulmalarına yol açabilirler. Mikotoksin olarak bilinen bu toksik metabolitler, solunum veya ağız yoluyla yüksek dozda alındıklarında, akut toksik etki sonucunda, kısa sürede ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıklar gelişebilir. Düşük dozda uzun süre mikotoksinlere maruz kalındığında ise, iç organlarda kronik hastalıklar görülebilmektedir.
Havanın mikrobiyal yoğunluğunu ölçmek için kullanılan çeşitli sistemler mevcuttur. Test cihazları ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, açık petri yöntemi ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, mikroorganizma hücrelerinin kimyasal bileşenlerini (ATP, DNA, enzim) m hacimde ölçme ve mikroskop altında sayım yapmak gibi yöntemler kulanılmaktadır.
 
Havanın yük ölçümleri yapıldıktan sonra, kullanılan her yöntemin gerektirdiği şekilde sayımlar yapılır ve m hacimdeki yoğunluk belirlenir. Daha sonra bu yoğunluğu düşürmek ve havanın kalitesini yükseltmek için gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Her uygulama sonrasında tekrar hava örneklemesi yapılması önerilmektedir.

26 Mart 2015 Perşembe

Mısır Ro-Ro ve Transit Taşımacılığı Anlaşmasını Yenilemiyor.

Suriye’deki iç savaşın ardından Türkiye’nin Ortadoğu ve Körfez ülkelerine açılan en önemli kapısı olan Mısır’ın, Ro-Ro ve karayolu transit taşımacılığı anlaşmasını tek taraflı iptal etmesi, Türkiye ihracatçısını ve nakliyecisini vuracak.
 
                                                                      @al-monitor

Körfez ve Ortadoğu’ya ihraç yapan firmalar için öne çıkan alternatif yol Süveyş Kanalı. Ancak Süveyş Kanalı’nın gemi başına maliyetleri 300-400 bin lira artıracağı belirtiliyor. Hataylı 55 nakliye firmasının bir araya gelerek kurduğu Hatay Line Ro-Ro Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler, Süveyş Kanalı seçeneğinin dışındaki alternatiflerin Ortadoğu ve Körfez’e İhracatı durduracağını söyledi. Bunun ihracatçıya 5 milyar dolarlık kayıp yaşatacağına dikkat çeken Güler, ayrıca pazarın Hindistan ve Çin’e kaptırılacağını da kaydetti.

Hattın kapanmasının bölgeye nakliye için yatırım yapan lojistik sektörünü etkileyeceğini vurgulayan Güler,  “Bölge nakliyatçıları zaten ‘imdat’ çığlıkları atıyor. Hattın durması, 9 bin nakliyatçının çok zor durumda kalması demek. Filonun iflas etmesi ise 9 milyon Euro’luk milli servetin yitirilmesi anlamına geliyor. Filonun başka bir hatta istikrarı yakalama durumu olmadığı gibi, Hatay nakliyecilerinin diğer hatlara yönelmesi de mevcut hatların dengesini de bozacaktır. Azerbaycan’a, Avrupa’ya yönelme, oradaki dengeyi altüst edecektir. 

Nakliyecilerin malî dengelerinin bozulması, ayrıca işsizliği beraberinde getirecektir. Bu da Hatay’da yan sektörlerle birlikte 80-90 bin kişinin olumsuz etkilenmesi anlamına geliyor.” diye konuştu. Mısır’ın Port Said Limanı’nın kullanımı için 3 yıl önce Türkiye ile Mısır arasında imzalanan anlaşma nisanda sona erecek. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi darbe ile yönetimden uzaklaştıran General Sisi, Türkiye ile bozulan ilişkilerden dolayı, 29 Ekim 2014’te, ‘Ro-Ro ve Karayolu Transit Taşımacılığı Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Muhtırası’nı tek taraflı iptal ederek anlaşmanın 24 Nisan 2015’te bitmesinin ardından yenilenmeyeceğini duyurdu.

Türkiye’nin Ortadoğu ve Körfez’e ulaşmak için Mısır güzergâhını kullanamaması nakliye sektörünü yakından ilgilendiriyor. Ro-Ro AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler, Türkiye’nin önünde İsrail Hayfa-Ürdün,  İran ve Irak üzerinden bölgeye bağlanma seçeneklerinin bulunduğunu bildirdi. İran seçeneğinin nakliye maliyetini uçuracağını, Irak alternatifinin ise ülkedeki iç karışıklıklardan dolayı imkânsız olduğunu kaydeden Güler, Türkiye için en mantıklı seçeneğin Süveyş Kanalı üzerinden Suudi Arabistan’a transit geçişlerin sağlanması olduğunu belirtti. 

İskenderun’dan binen TIR’ların Arabistan’ın Duba Limanı’na kadar transit gideceğini anlatan Güler, bölgeye ulaşımın ise 7-8 günden 3,5 güne ineceğini açıkladı. Sorunla ilgili en son geçen ay Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Gümrük Ticaret Bakanlığı’nın temsilcileri ile görüştüklerini dile getiren Güler, yetkililerin sonuç almak için çalıştıklarını aktardı. Güler, transit geçiş sağlanırsa hem pazarın korunacağını hem de güzergâhın kurtarılacağını dile getirdi.

Kaynak: http://www.denizhaber.com.tr/turkiye-ile-misir-arasindaki-ro-ro-krizi-pahaliya-patlayacak-haber-61030.htm

25 Mart 2015 Çarşamba

Ourbox ile Kitaplarınızı Ücretsiz Oluşturun ve Yayınlayın

Her yıl farklı kategorilerde ve yüksek miktarda  kitap sirkülasyonu oluyor. Yayıncılar, yazarlardan gelen yüksek taleplerden dolayı daha seçici davranmaktadırlar. Bu çeşitlilik ve kitap bolluğundan kitapçılar da aynı şekilde yaklaşım gösteriyorlar. Her ne kadar e-book bir alternatif olarak gözükse de orada da yeni yazarların karşılaştığı durum farksız. Kitabını, dünya geneli ilgili kitleye ulaştırabileceği bir yayın evine bastırma şansını piyangoyu kazanmaya benzetebiliriz.

Mel Rosenberg ve Ran Shternin geliştirdiği açık kodla yazılmış ve ücretsiz olan OurBoox projesiyle eserini yayınlatmakta zorlanan yazarlar ve çizerlere fırsat sunarak, sanal kitaplıklarda kolayca istediği kitleye ulaşabilmelerini hedefliyor.

Aslında bu sitenin kurucuları da benzer sıkıntıları yaşadılar. Mel Rosenberg,çocuk kitapları yazarı, diğer yazarları da bu dertten kurtararak, kitabını ücretsiz  yayınlama fırsatını sunuyor.    


Ourbox' un kurucuları sistemlerini Henry Ford'un T modeline benziyor. Müşteri istediği özellikte aracı ürettirebiliyor. Burada da benzer ve basit bir kullanıcı performansı sunuyor. Yazarlar istediği kategoride kitaplarını ekleyebiliyor. Kitabına istediği resimleri, çizimleri, animasyonları, videoları ve yönlendirmek istediği linkleri dahi edebiliyor. Aslında platformu Youtube'un kitap paylaşılan versiyonu olarak da görebiliriz.

Şu an sitenin 2000'den fazla üyesi bulunmakta ve 40 farklı dil veya kategoride 2000'e yakın kitabı içeriyor. Her gün çeşitli yayıncılar kitaplarını eklemeye devam ediyor. Sitenin kurucuları, Ourbox yaygınlaştıkça en popüler yazarlara finansal destek sağlamak ilerideki planlarının içinde olduğunu söyledi. 


Not:Birebir çeviri yapılmamıştır. 

13 Mart 2015 Cuma

Yıldız Holding, G2M'i Bünyesine Kattı

Yıldız Holding, girişim sermayesi Actera Özel Sermaye Fonu'unun ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren g2m'deki %64 payını aldı.

Yıldız Holding'den yapılan açıklamada, Holding ile Actera arasında imzalanan anlaşmaya göre, şirketin elindeki yüzde 64'lük hissenin Rekabet Kurulu kararının ardından Yıldız Holding'e geçeceği belirtildi.

Açıklamada gerçekleşen hisse alım işleminin bedeli ile ilgili bir bilgi ise yer almadı.



Son yıllarda dünyada en hızlı büyüyen pazarların başında ev dışı tüketim sektörünün geldiğine işaret eden Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı Mustafa Yaşar Serdengeçti, “Türkiye’de de benzer bir performans gösteriyor. G2M Türkiye pazarının bu alandaki önemli oyuncularından biri. Her biri kendi alanında güçlü markalarla ve tedarikçilerle uzun yıllara dayanan sağlam ticari ilişkileri var. Satın alım sonrasında da aynı çalışma sistemi devam edecek” şeklinde konuştu.

Yıldız Holding’in geleneksel kanala Horizon ve Hüner Pazarlama, modern kanala ise Pasifik ve Teközel şirketleri ile ulaştığına değinen Serdengeçti, şöyle devam etti:

“Ev dışı tüketimde ise Eksper Gıda ve Marsa şirketlerimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 10 binden fazla ürünü ve 17 bin kayıtlı müşterisi bulunan g2m, bu özellikleriyle Yıldız Holding’in ev dışı tüketim satış ve dağıtım zincirinin üçüncü ve önemli bir halkası olacak. Yıldız Holding g2m’yi, yeni bir kanala açılımı sağlayan bir portföy şirketi olarak konumlayacak ve şirket Yıldız Holding çatısı altında bağımsız olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Yerli ve yabancı pek çok tedarikçi ve marka ile çalışan g2m’in tedarik zinciri ve ürün portföyü mevcut şekliyle Yıldız Holding ile güçlenerek yoluna devam edecek. ”

Yıldız Holding CFO'su Cem Karakaş, "Türkiye'de hızla büyüyen ev dışı tüketim sektöründeki işlerimiz, G2M'nin bünyemize katılması ile daha da gelişecek. 2014 yılında 600 milyon TL konsolide ciro yapan g2mile beraber Yıldız Holding ev dışı tüketim cirosu yaklaşık ikiye katlanacak" dedi.

G2M, otel, restoran, yemek şirketleri gibi ev dışı tüketim noktalarının gıda, sarf ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılanması alanında faaliyet gösteriyor.

9 Mart 2015 Pazartesi

Irak Tavuk Eti İhracatı: Vergi Yeniden Tır Başına 700 Dolar Oldu

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Koca, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Habur Sınır Kapısından geçen kanatlı eti ürünlerinde başlattığı yüksek vergi uygulamasının sona erdiğini belirterek, "Vergi yeniden tır başına 700 dolar civarına çekildi" dedi          

                                                                        @mynet

Sektörün en büyük ihracat pazarı olan Irak'a Habur Sınır Kapısından geçen kanatlı eti ürünlerinde gümrük vergisinin tır başına 7 bin dolara kadar çıkarılması beyaz et sektörünü sıkıntıya sokmuştu

İhracat bu uygulama sonrasında durma noktasına gelmiş, sektör paydaşları söz konusu uygulamanın devam etmesi halinde kapasite azaltımı planları yapmaya başlamıştı. Sektörü rahatlatan haberle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Koca, Ekonomi Bakanlığının görüşmeleri sonucunda eski sisteme dönüldüğünü ifade etti

TÜRK TAVUĞUNA ENGEL

Koca, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Habur Sınır Kapısı'ndan geçen kanatlı eti ürünlerinde başlattığı yüksek vergi uygulamasının sona erdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Tır başına 7 bin dolara kadar çıkan vergi, tekrar eski haline dönerek tır başına 700 dolar civarına çekildi. Bugün itibariyle uygulamaya geçti. Irak tarafındaki partnerlerimizden teyit ettik. Orada da yazışmalar tamamlandı. 'Bu olay uzamaması gerekir, mantığı yok' diyorduk. Başka alternatifleri düşünmek bile istemiyordum. Düşündüğümüz çıktı, olay çözüldü."

500 bin ton ihracat hedefi

Koca, bu sene toplamda 500 bin ton civarında ihracat hedeflerinin olduğunu belirterek, bu rakamın yarısının Irak'a yapılacağını dile getirdi.

İç piyasadaki fiyat dalgalanmalarının arz-talep ile alakalı olduğunu dile getiren Koca, "Bugün yarın fiyatlar toparlanacaktır. Şu anda zararına satıyoruz, çok sürdürülebilir değil. Canlı hayvan üretiyoruz. Bunu günübirlik piyasaya arz ediyoruz. Piyasada ciddi bir rekabet var" diye konuştu.

"Sektör öyle de böyle de büyüyecek" diyen Koca, Türkiye'de kırmızı et fiyatlarının çok yüksek olduğunu, Türkiye'deki et tüketiminin gelişmiş ülkelere göre çok düşük olduğunu ve kanatlı eti üretimini artırarak vatandaşların daha fazla et yemesini sağlayacaklarını kaydetti.

Alternatif pazar arayışları sürüyor

Koca, alternatif ihracat pazarları için girişimlerin sürdüğüne dikkati çekerek, şu anda Japonya'ya ihracat için girişimlerin devam ettiğini, görüşmelerin sürdüğünü karşılıklı izinlerin alınmasının ardından ihracata başlayacaklarını söyledi. Koca, Rusya pazarına da kanatlı eti ihracatının devam ettiğini ancak istedikleri noktaya henüz hedefledikleri rakamlara ulaşamadıklarını bildirdi.

BESD-BİR verilerine göre, 2014 kanatlı eti ihracatı 431 bin ton ve 700 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kanatlı ihracatı yapılan ilk 5 ülke ve ihracat miktarları şöyle:

Ülke İhracat miktarı (Ton) 

Irak 226734 

Türk Cumhuriyetleri 40816 

Rusya 20537 

26 Şubat 2015 Perşembe

Beyaz Et Sektörüne İran ve Irak'tan Vergi Darbesi

Dünya piliç eti ticaretinde dördüncü sırada yer alan Türkiye, en büyük pazarı Irak’ı getirilen ek vergiler sonrası kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya. Kuzey Irak Kürt Serbest Bölgesi’nde bu hafta başından itibaren uygulamaya konulan yeni vergilendirme ile Habur sınır kapısından Irak’a giriş yapan Türk piliç etine ton başına 290 dolar vergi ödenmesini kararlaştırdı. Daha önce kesilen vergi 35 dolardı.

@haber5

Daha önce 35 dolar olan bu ücretin bu kadar yükselmesinin sektörde moralleri bozduğunu ifade eden Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Başkanı Sait Koca, “Irak’a geçen yıl 226 bin 734 ton tavuk eti ihracatı gerçekleştirdik. Parasal değeri ise 443 milyon dolar seviyesinde. Eğer bu karar düzeltilmezse en büyük ihracat pazarımızı sektördeki rakibimiz Brezilya’ya kaptırabiliriz” dedi.
İRAN DA PARA ALIYOR
Habur Sınır Kapısı dışında tek yolun İran üzerinden gitmek olduğuna değinen Koca, “Onlar da TIR başına 100 dolar geçiş ücreti alıyor. Ekonomi Bakanlığı birşeyler yapmak zorunda. Bakanlık ile görüşmelerimiz sürüyor. Onlarda ilgilendiklerini, uğraştıklarını söylüyor. Ancak uğraşıyoruz değil çözüyoruz demeliler” dedi. Kararın düzeltilmemesi halinde üretimlerini azaltmak zorunda kalacaklarını belirten Koca, Irak’tan sonra gelen ikinci pazara ihracat ise 20 bin ton seviyelerinde olduğunu kaydetti.  Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin uygulamaya aldığı yeni vergilendirme ile Türk pilicinin Irak’a daha düşük vergi ile ihracat yapan Brezilya, İran gibi diğer ithalatçılara kırdırıldığını söyleyen Banvit Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener, “Diğer gümrük kapılarından Irak’a giren ve Brezilya ile İran’dan ithal edilen piliç etine uygulanan vergi ise ton başına 35 dolar. Bu farklı uygulama ile Türk piliç eti, tonda 255 dolar daha pahalı kalıyor ve rekabetten olumsuz etkileniyor” dedi.
YUMURTADA TEHLİKEDE
SADECE tavuk eti için değil yumurtada ek vergilerin getirildiğini ifade eden Yumurta Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Hasan Konya, “Şu anda Irak yumurta yüklü TIR’lardan 4 bin dolar vergi alıyor. Bu karardan önce böyle bir uygulama yoktu. Türkiye’den Irak’a haftada 250 TIR yumurta gönderiliyor. Geçen yıl toplamda 410 milyon dolarlık yumurta ihracatı gerçekleştirdik. Bunun yüzde 90’ı Irak’a yapılıyordu. Ancak Ekonomi Bakanlığı görüşmelerini sürdürüyor. Bugün yarın bu işin çözüleceğini umuyoruz” diye konuştu.

Gıdada Sahtecilik Yapan 26 Firma Açıklandı

Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmeler ve ürünlerinin parti numaraları, Bakanlığın internet sitesinde açıklandı.

Açıklamaya göre, Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi'nin kurulması, riske dayalı denetim sistemine geçilmesi gibi çalışmalar sonucunda 2015 yılı ocak ayı sonu itibarıyla yaklaşık 45 bin denetim gerçekleştirildi. Denetimler sonucu 79 parti üründe taklit-tağşiş yapıldığı, 16 parti üründe ise içerisinde bulunmaması gereken ilaç etken maddesi bulunduğu tespit edildi.
Taklit ve tağşiş edilmiş ürünleri üreten firmalar hakkında 13 bin 304 lira idari para cezası uygulanarak, bu ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi.
İçeriğinde ilaç etken maddesi tespit edilen ürünlerin de piyasadan toplatılması kararlaştırıldı.
Söz konusu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.
Buna göre taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen gıda işletmeleri ile ürünlerinin parti/seri numaraları şöyle:
Not: Bilmediğiniz yerde kıyma içeren yemekler yememek gerekiyor. Devir çok kötü artık beslenme çantasıyla,sefer tasıyla gezeceğiz. Baklavalar şurup baklavası, bebek bisküvisinin bile içinde var. Devlet izin veriyor. Yağ desen her şeyin içinde Palm Yağ var. Çoğu ürün yanlış kurutulduğundan aflatoksin içeriyor. Karaciğer kanserine sebep oluyor. Kuruyemiş, baharat, aktarlardaki otlar,... hepsinde bu risk var. 
Tüm liste için Tıklayın!
Firma AdıÜrün AdıMarkaParti/Seri No
Sütkon Gıda Tar. Ürn. ve Day. Tük.
Malz. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Yağlı Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Demircizade01.10.2014/06.09.2014
Sütkon Gıda Tar. Ürn. ve Day. Tük.
Malz. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Yağlı Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Güleç28.06.2014
Hikmet Kaya Gıda İnş. Tur. Ltd.
Şti./KONYA
Eritme Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)HK Çilkonya25.12.2014
AGP Toptan Gıda Maddeleri Alım Satım
Muhammet Ali Güler/KONYA
Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Büyük Oba22814
Beydamla Gıda Boya Kim.Tarım ve
Hayv. Oto. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Dr. Tullum11,2014
Beydamla Gıda Boya Kim.Tarım ve
Hayv. Oto. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Tulum Peyniri Eritme (Bitkisel yağ)ETKA20.09.2014
Fuat Özer Teks. Pet. Tar. GıdaHayv.
Ürün. San. Tic. Ltd. Şti./İZMİR
Tam Yağlı İzmir Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Fuat Özer106
Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Petrol Tur.
Tar. Hayv. Orman Ürün. San.
ve Tic. Ltd. Şti. /AFYONKARAHİSAR
Tam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Lazz Bakkal0309
Gürler Süt ve Gıda Ürün. Paz. Tic.
Ltd. Şti./İZMİR
Tam Yağlı Homojenize Yoğurt
(Bitkisel Yağ ve Jelatin)
Güryaşam06.10.2014
Emre Sevilay Sev-Kar Ticaret/KAYSERİ%3 Yağlı Yoğurt (Bitkisel Yağ)Sütçübey18.12.2014
Emek Süt Ürünleri - Rıfat SARIKAYA/ İZMİRYoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin)Emek Süt Ürünleri18.09.2014
Dermanbey Grup Gıda İmal. Paz. San.
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ANKARA
Pastörize Kahvaltılık Tereyağı (Bitkisel Yağ)Bukra0.3
Diyar Et ve Et Ürünleri Vet. Hiz. Hay.
Tarım Gıda İht Mad. Yem Tes.
Tur. Taş San. Tic. Ltd. Şti. /AFYONKARAHİSAR
Afyon Kaymağı (İnek sütü tespiti)Diyarcan11.11.2014
Keyf-i Nefs - Cantuğ Müh. Dnş. Gıda ve Tmz.
Paz. - Özcan TOGUÇ
Nilüfer/BURSA
Kuşbaşılı Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (At Eti Tespiti)-19.01.2015
Soğuk Hava DeposuKasap - Ali VURUCU
Yıldırım/BURSA
Karkas (At Eti Tespiti)-18.01.2015
Özfırat Gıda Tuhafiye Nalbur İnşaat Taahüt
ve Yemek San. Tic.
Ltd. Şti. Sultanbeyli/İSTANBUL
Kır Pidesi Harcı (Kırmızı Et Karışımı)
(Tek Tırnaklı Eti Tespiti)
-11.11.2014
Özfırat Gıda Tuhafiye Nalbur İnşaat
Taahüt ve Yemek San. Tic. Ltd.
Şti. Sultanbeyli/İSTANBUL
Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (Sakadat Tespiti)-09.09.2014
Dalgıç Tem.Hiz.Sağ.Taş. Tem.Ürn.İtr.
İnş.Taah.İnş. Malz.Oto.Akr.Güv.
Hizm. Yem.İth.İhr. Tic.San.Ltd.Şti./ SİVAS
Sivas Kaşarlı Köfte (Kanatlı Eti Tespiti)-28.04.2014
Nurdal Izgara Salonu - Mevlüt
VURAL Çivril/DENİZLİ
Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (Sakadat Tespiti)-28.09.2014
Nuh'un Yeri-Semih ÇINAR/ Altındağ/ANKARAKöfte (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-12.09.2014
Altan Kardeşler GıdaHaydar
ALTAN Altındağ/ANKARA
Köfte Harcı (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-11.09.2014
Site Piknik- Okan KURT Altındağ/ANKARAKöfte Harcı (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-12.09.2014

10 Şubat 2015 Salı

Stok Gün Sayısı Nedir? Nasıl Hesaplanır?

Stok Gün Sayısı (Inventory Days & Days in Inventory)  

Belirli bir dönem içerisinde elinizde bulunan stok miktarının kaç gün yeteceğini belirtir. Elimizdeki malın ne kadar hızlı sürede satışlara dönüştüğü anlamına da gelir.  

Düşük olması şirket içindeki  ya da dış odaklı olarak sektörde veya ekonomideki  problemlerin habercisi olarak nitelendirebiliriz.


Diğer bir formül ise: