se

19 Ağustos 2014 Salı

Rus Pazarı'na Girmek için Avrupa’dan “Made in Turkey” Hilesi

@http://www.learnrussiankiev.com/

Düne kadar Türk üreticileri mallarını daha cazip hale getirmek için Avrupa etiketleri kullanırken, şimdi trend tersine döndü. Rusya’nın uyguladığı ambargo yüzünden tarım ve gıda ürünlerini bu ülkeye satamayan Avrupalı üretici “Made in Turkey” damgası vurmaya başladı.


Rusya ambargosu yüzünden malları elinde patlayan Avrupalı üreticilerin sahtekarlıklara başvurmaya başladıklarını Rusya Tarım Ürünleri Denetim Dairesi “Rosselhoznadzor” tarafından açıklandı. Moskova’nın müttefiki ve Rusların Gümrük Birliği üyesi Beyaz Rusya üzerinden ambargonun delme sahtekarlıklarının gözlenmeye başladığını duyuran kurumun Başkanı Sergey Dankvert, “Avrupa Birliği üye ülkeleri ambargoyu delmek için hile yoluna başvuruyor. Önceki gün Beyaz Rusya üzerinden (Türk malıdır) ibaresiyle Rusya’ya elma, erik, domates ve daha envai çeşit gıda ürünü sokulmak istendi. Biz bu tür sahtekarlıkları mercek altında tutuyoruz. Yapanlar daha büyük zarar eder” dedi.

Bu arada Rusya’nın batılı ülkelere uyguladığı ambargo yüzünden Türkiye, Azerbaycan, Orta Asya Cumhuriyetleri ve Latin Amerika ülkelerinden almayı planladığı gıda ürünlerinin açığı kapatamayacağı tespit edildi. Rusya hükümet kabinesi toplantısında ambargo konusunda açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç, “AB ürünleri üçüncü ülke üzerinden ancak buralarda ikinci derin işlemden geçirilmesi ardından Rusya'ya sokulması mümkün olabilir” açıklamasını yaptı.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27033120.asp

15 Ağustos 2014 Cuma

'Üretici Değil, Aracı Kazanıyor' Tezi Doğrulandı

Enflasyonun günah keçisi tarım ürünleri ama üreticinin eline geçen azalıyor.



ANKARA -
Uzun süredir enflasyonun temel sebebi olarak gösterilen tarım ürünlerinde iddia edildiği gibi üreticilerin değil, bunları tüketicilere ulaştıran aracıların fiyatı yükselttiği ortaya çıktı. TÜİK’e göre temmuz ayında tarım ürünleri üretici fiyat endeksi yüzde 0.73 geriledi. Bu dönemde balıkçılık ürünleri yüzde 1.42, tarım ve avcılık ürünleri yüzde 0.74, ormancılık ürünleri fiyatı ise yüzde 0.06 geriledi.

Türkiye’de enflasyonun açıklandığı her dönemde fiyatı en çok artan ürünler arasında üst sırada tarım ürünleri yer alıyor. Bu sebeple kamuoyunda sürekli üreticiler enflasyonun temel sebebi olarak hedefe konuluyor. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Endeksi verileri, tarım ürünlerindeki fiyat artışının asıl sorumlusunun üreticiler değil, tarım ürünlerini tüketiciye ulaştıranlar olduğunu ortaya koydu. Aylık bazda enflasyonun yüzde 0.45 artış gösterdiği temmuz ayında üreticinin eline geçen fiyatlar artmak bir yana yüzde 0.73 geriledi. Bu dönemde tarım ve avcılık ürünleri fiyatı yüzde 0.74, ormancılık ürünleri endeksi yüzde 0.06, balıkçılık ürünleri endeksi ise yüzde 1.42 geriledi. Yıllık enflasyonun yüzde 9.32 arttığı temmuzda üreticinin yıllık enflasyonu yüzde 6.32’de kaldı. Balıkçılık ürünlerinde yıllık üretici enflasyonu yüzde 4.16 gerilerken, ağırlığı nispeten düşük olan ormancılık ürünlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 31.82 seviyesinde gerçekleşti.

Sert kabuklu meyvelerde bile düşüş
Alt gruplara göre yapılan değerlendirmede ise kuraklık ve don etkisiyle tüketicilere yönelik fiyatı oldukça yükselen kayısının da içinde yer aldığı yumuşak-sert kabuklu meyveler grubunda bile aylık bazda fiyatlar yüzde 2.15 geriledi. Bu kategoride çok yıllık bitkilerin fiyatı yüzde 5.97, sert kabuklu meyve fiyatı yüzde 0.42 geriledi.

Bayraktar: Bu koşullarda üretime zorlanıyoruz
Tarım ürünleri üretici fiyat endekslerindeki değişimi değerlendiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, enflasyonun sorumlusunun çiftçi olmadığının ortaya çıktığını söyledi. İthalat söylemlerinin yersiz olduğunu dile getiren Bayraktar, çiftçinin haziran ve temmuz ayında ürünlerini düşük fiyata satmak zorunda kaldığını bildirdi. Bayraktar bu durumda çiftçinin fiyat istikrarı istemesinden daha doğal bir şey olamayacağını ifade ederken, “Çiftçimiz, sürekli genel enflasyonun altında fiyat artışlarıyla üretimi sürdürmekte zorlanıyor” diye konuştu.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Ebola Salgınından Ölenlerin Sayısı 887’ye Çıktı

DAKAR
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Ebola salgını nedeniyle ölenlerin sayısının 887’ye çıktığını bildirdi.

WHO'nun açıklamasında, virüsün tehlikeli bir şekilde yayıldığı kaydedildi. Ebola salgınının başlamasından itibaren Gine’de bin 600 vaka tespit edildiği, Nijerya’dan da ölüm haberinin gelmeye başladığı bildirildi.

                                                                                 @http://www.aa.com.tr/

Bugüne kadar Gine'de 358, Liberya’da 255, Sierra Leone’de 273 ve Nijerya'da da 1 kişi olmak üzere 887 kişinin Ebola’dan hayatını kaybettiği açıklandı.

-İkinci Amerikalı için gönderilen uçak Liberya’ya indi-

Bu arada, Ebola ile mücadele için Liberya’da gönüllü olarak görev yapan Amerikalı doktor Kent Brantly’in ülkesine ulaşmasının ardından ikinci ABD’linin de tahliye işlemi başladı.

Liberya havaalanı yetkilileri, Ebola’ya yakalanan ikinci ABD vatandaşı Nancy Writebol için gönderilen uçağın pazartesi öğleden sonra Monrovia’ya ulaştığını bildirdi.

Uzun süredir Liberya’da misyonerlik yaptığı belirtilen Writebol’u alacak uçağın salı sabahı erken saatlerde ABD’ye dönüş için havalanacağı ifade edildi.

Saf Meyve Sularına Şeker Eklenemeyecek


06.08.2014
Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğine göre, yüzde 100 meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilemeyecek

ANKARA - Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğine göre, yüzde 100 meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilemeyecek.



Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 30 Aralık 2006'da yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği, ilgili AB direktifinde yer alan yeni düzenlemeler esas alınarak yeniden düzenlendi. Bu bağlamda Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğle saf meyve suyu ile diğer içeceklerin ayrımı yapıldı.

Buna göre, "konsantreden üretilen meyve suyu; meyve suyu konsantresine, konsantrasyon sırasında uzaklaştırılan miktarda su ve gerektiğinde işleme sırasında ayrılan aromanın, pulpun ve meyve keseciklerinin tekrar kazandırılmasıyla elde edilen ürün", "meyve nektarı; meyve suyuna, konsantreden üretilen meyve suyuna, meyve suyu konsantresine, su ile ekstrakte edilen meyve suyuna, meyve suyu tozuna, meyve püresine ve/veya meyve püresi konsantresine ve/veya bunların karışımına, şekerlerin ve/veya balın ilave edilmesiyle veya ilave edilmeksizin su ilave edilmesiyle elde edilen, belirtilen özelliklere uygun, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün", "meyve suyu; sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş, tek meyvenin veya daha fazla meyve karışımının yenilebilir kısımlarından elde edilen, elde edildiği meyve ve meyvelerin karakteristik renk, aroma ve tadına sahip, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün", "meyve suyu konsantresi, bir veya daha fazla sayıda meyve türünden elde edilen meyve suyundan, fiziksel yollarla suyun belirli oranlarda uzaklaştırılmasıyla elde edilen ürün" olarak tanımlandı.

Eski düzenlemede saf meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilebilmekteyken, tebliğle bu ürünlere şeker eklenmesi yasaklandı. Ayrıca domates suyu ve konsantreden üretilen domates suyu meyve suyu kategorisine alınarak, bu ürünlere tuz, baharat ve aromatik bitkiler katılabilmesine yönelik düzenlemeye gidildi.

"Konsantreden Seyreltilen Meyve Suyu ve Püresi İçin Minimum Briks (suda çözünür kuru madde) Derecesi Tablosunda" belirtilen briks değerlerini de yeniden düzenleyen tebliğe göre, meyve suyu, konsantreden üretilen meyve suyu, meyve suyu konsantresi, meyve suyu tozu ve meyve nektarı üretiminde asitliği düzenlemek amacıyla limon suyu ve limon suyu konsantresine ilave olarak susuz sitrik asit cinsinden en fazla "3 gram/litre misket limonu suyu" ve/veya misket limonu suyu konsantresi de ilave edilebilecek.

Bu tebliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri 31 Aralık 2014 tarihine kadar geçiş sürecini tamamlayacak, yürürlükten kaldırılan tebliğ hükümlerine uygun üretilerek 31 Aralık 2014 tarihinden önce piyasaya arz edilen ürünlerse 31 Aralık 2015'e kadar piyasada bulunabilecek.

Öte yandan yeni tebliğin yürürlüğe girmesiyle Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği yürürlükten kaldırıldı.

"150 gram şeker 600 kalori"
Bakanlığın konuya ilişkin yazılı açıklamasında da temel hedefi gıda güvenilirliğini tarladan sofraya etkin bir şekilde sağlayarak tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak olan Bakanlığın çalışmalarına devam ettiği ifade edildi.

Son dönemde Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından ekmekteki tuzun azaltılması, kepek miktarının artırılması, kırmızı ve kanatlı etinin karıştırılarak et ürünleri üretilmesinin yasaklanması, temel gıda maddesi ekmekte ve bazı geleneksel ürünlerde katkı maddelerinin kullanılmasının yasaklanması gibi devrim niteliğinde yasal düzenlemeler yapıldığı belirtilerek, bu düzenlemelerin özellikle küresel boyutta tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların azalmasına ve özellikle çocukların daha sağlıklı bireyler olmasında katkı sağlayacağı kaydedildi. Gıdalardaki tuzun azaltılması çalışmalarına devam eden Genel Müdürlük tarafından bugün yayımlanarak yürürlüğe giren Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği ile gıdaların üretiminde kullanılan şekerin azaltılması çalışmaları ve obezite ile mücadelede önemli bir adım daha atıldığına dikkat çekildi.

Yürürlükten kaldırılan tebliğle meyve sularına 150 gram/litre ilave şeker katılmasına izin verilirken, yeni düzenlemeyle meyve sularında ilave şeker kullanılmasının yasaklandığı ifade edilerek, 150 gram şekerin yaklaşık 600 kalori olduğu düşünüldüğünde bu miktarın günlük diyetten çıkarılmasının tüketicilerin sağlıklı beslenmeleri adına önem arz ettiğine işaret edildi.

Açıklamada, özellikle içerdikleri meyve miktarı bakımından meyveli içeceklerle aromalı içeceklerden farklı ürünler olan meyve suyu ve meyve nektarlarını tüketicilerin bilerek tüketmesi adına yeni düzenlemeler getirildiği de belirtilerek, bu kapsamda meyve suyu etiketlerinde "yüzde 100 meyve suyu" ve "meyve suları ilave şeker içermez" ifadelerinin yer alabileceği bildirildi.

Kaynak: http://www.dunya.com/saf-meyve-suyuna-seker-eklemeye-son-235252h.htm

4 Ağustos 2014 Pazartesi

İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavı (Aralık Dönemi) Başvuru ve Sınav Tarihi

İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Sınavı (Aralık Dönemi)



2014-İSG Aralık Dönemi Sınavı, 27.12.2014 tarihinde yapılacaktır.

Sınava başvurular, 3-12 Kasım 2014 tarihleri arasında yapılacaktır.

Mayıs Dönemi Soru ve Cevapları için Tıklayın


1 Ağustos 2014 Cuma

Kendisi 1 Kuruş, Maliyeti 2,64 Kuruş

"1 kuruşlar nerede" sorusu yeniden gündemde. Çinko ve bakır alaşımlı 1 kuruş madeni paranın bugünkü üretim maliyetinin 2,64 kuruş olması "Eritilip satılıyor mu" sorularına neden oluyor.



YAŞAR Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, özellikle, peşin yapılan küsuratlı alışverişlerde para üstü olarak kuruş ödemelerinin yapılmadığı yönünde tüketici şikayetlerinin yoğunlaştığını belirtti.

Kahraman, “Son zamanlarda 1 kuruş sorunu sıklıkla gündeme gelmeye başladı. Zira piyasada 1 kuruş görmek neredeyse imkansız, hatta 1 kuruş madeni paraların tedavülde olmadığını düşünenler dahi var. Bir diğer sorun da 1 kuruşun madeni değerinin 2.64 kuruş olması nedeniyle eritilip satıldığı iddiaları. Darphane'nin tedavüle sürdüğü 1 kuruş miktarı, hiç de azımsanmayacak ölçüde. Sadece geçen yıl 52 milyon 620 bin adet 1 kuruş basılmış. Ancak her iki durumda da kayıt dışı gelirin sağlandığı bir gerçek" dedi.

2005 yılında Türk Lirası'ndan 6 sıfırın atılmasıyla beraber kuruş madeni paralar da tedavüldeki yerini aldı. 2009 yılında da YTL'den TL'ye geçişle birlikte halen kullandığımız madeni paralar basılmaya başlandı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, 2009 yılından bu yılın Temmuz ayına kadar, 3 milyar 984 milyon 543 bin 950 adet madeni para bastı. 75 milyonluk ülkede kişi başına 53 madeni para düşüyor.

1 KURUŞTA KAYIT DIŞI GELİR UYARISI

Vatandaşların, 1 kuruşlarla ilgili şikayette bulunduklarını kaydeden Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, “2009 yılından 2013 yılına dek 125 milyon 260 bin adet 1 kuruş tedavüle çıkmış. Madeni para miktarını, ekonomi parametrelerinin diğer unsurlarından bağımsız düşünmek son derece anlamsız olsa da bu sayede 'dolaşımda ne kadar 1 kuruş var' sorusunu da cevaplayabiliyoruz. 'Madem öyle nerede bu 1 kuruşlar' diyebilirsiniz. Aslında sorun tam da bu noktada özellikle tüketici şikayetlerinde yoğunlaşıyor. Tüketiciler, firmaların piyasada 1 kuruşun bulunmayışından yola çıkarak, küsuratlı fiyatlama yoluyla haksız kazanç elde ettiklerini söylüyor. Şikayetler genel olarak iki senaryoda toplanıyor. Diyelim ki ürünün etiket fiyatı 1.99 TL, haliyle 2 TL ödeme yapmış oluyorsunuz veya bir diğer senaryo ürünün bedeli 1.71 TL olsun, bu durumda da muhtemelen 1.75 TL ödeme yapmış olacaksınız, eğer kredi kartı kullanmıyorsanız. Para üzeri almak kuşkusuz tüketicilerin en doğal hakkı olsa da genelde cevaplar, '1 kuruşum yok' oluyor. Sonuç, kayıt dışı gelir. Oysa piyasaya yeteri kadar 1 kuruş sürülüyor. Ancak ülkemizde ekonomik aktivitelerde 1 kuruş madeni paraya ne yazık ki itibar edilmiyor, bu bir gerçek" diye konuştu.

ERİTİLİP SATILIYOR MU?

"Bu 1 kuruşlar nerede" sorusunun sorulduğunu, bir diğer konunun da tedavüle çıktığı tarihte üretim maliyeti 0.89 kuruş olan, çinko ve bakır alaşımlı 1 kuruş madeni paranın, bugünkü üretim maliyetinin 2.64 kuruş olmasından kaynaklandığını ifade eden Kahraman, “Haliyle tedavüldeki 1 kuruşların, birileri tarafından toplanarak, eritilip gelir elde edildiği şeklinde iddialar da mevcut. Sonuç, bu kez başka bir kanaldan, yine kayıt dışı gelir" diyerek iki durumda da ortaya çıkan kayıt dışı gelire dikkat çekti.

EN ÇOK 10 KURUŞ, EN AZ 1 KURUŞ VAR

Darphane, 2009 yılından bu yılın Temmuz ayına kadar en fazla 10 kuruş, en az da 1 kuruş bastı.

5.5 yılda, 1 milyar 37 milyon 241 bin adet 10 kuruş, 953 milyon 946 bin 600 adet 5 kuruş, 859 milyon 691 bin 150 adet 1 lira, 582 milyon 570 bin 100 adet 25 kuruş, 425 milyon 835 bin 100 adet 50 kuruş, 125 milyon 260 bin adet de 1 kuruş madeni para basıldı. Türkiye'de, kişi başına ortalama 53 adet bozuk para düşüyor. Cebimizdeki madeni paralarla, asgari ücretle çalışan 1 milyon 537 bin kişinin maaşları ödenebiliyor.

Kaynak:
 http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/ekonomi/100743/Kendisi_1__maliyeti_2_64_kurus.html

31 Temmuz 2014 Perşembe

Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Uygulama Yönetmeliği 2014

15 Mayıs 2014'te yürürlüğe giren yeni Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Uygulama Yönetmeliği'nde hangi değişiklikler yapıldı? Hisseli tarım arazilerinin satış işlemleri bundan böyle nasıl yapılacak? İşte resmi kararın tam metni...




İlgi : a) 03/10/1997 tarih ve 1997/12 sayılı Genelge.
b) 26/05/2014 tarih ve 23294678-010.07.02/28158 sayılı Duyuru.
c) 20/03/2007 tarih ve 2007/5 sayılı Genelge.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, 15.05.2014 tarih ve 29001 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 6537 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değiştirilmiştir.

Yeni yasal düzenleme ile asgari tarımsal arazi büyüklüğü ve yeterli gelirli tarımsal arazi büyüklüğü kavramları tanımlanmış, belirlenen büyüklükteki tarımsal araziler üzerinde gerçekleştirilecek mülkiyeti aktarıcı nitelikli işlemlerin yanı sıra, intikal ve miras taksimi işlemlerinde önemli değişiklikler öngörülmüştür.

Kural olarak tarımsal alanlarda gerçekleştirilecek tapu ve kadastro işlemlerinde, tarımsal nitelik taşıyan alanların asgari tarımsal arazi büyüklüğü, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü, arazi sınıfları arasındaki dönüştürme katsayıları, tarımsal alanlar arasındaki ekonomik bütünlük vb. kavramların müdürlüklerimizce irdelenerek doğrudan işlem tesis edilmesi mümkün olmadığından söz konusu taleplerle ilgili olarak il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerince olumlu görüş verilmesi durumunda işlemlerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

İl/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlükleri tarafından konuya ilişkin yapılacak değerlendirmede TAKBİS üzerinden alınacak tapu kayıt örneklerinden yararlanılacak, kayıtlarda bir çelişki bulunması durumunda tapu müdürlüklerinden ıslak imzalı kayıt örneği talep edilebilecektir.

5403 sayılı Kanunda 6537 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile, tarım arazileri Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemeyecek, hisselendirilemeyecek, pay ve paydaş sayısı artırılamayacaktır.

Tarımsal arazinin niteliği konusunda tereddüt oluşması halinde (Örneğin taşınmazın niteliği ham toprak, depolu bahçe, bahçeli ev, içinde ev olan tarla vb. gibi) konunun il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne soru konusu edilmesi gerekmektedir.

Tapu sicilinde tarımsal niteliğiyle kayıtlı taşınmazın imar planı kapsamında olduğunun taraflarca beyan edilmesi durumunda öncelikle ilgili belediye/valiliklerden talep konusu parselin;

- Planı olup olmadığı,
- Planı varsa kullanım amacı,

Soru konusu edilerek alınacak cevabi yazıda, taşınmazın imar planının (nazım, mevzii, uygulama imar planı vb.) bulunduğu ve planda tarımsal alan olarak özgülenmediğinin belirtilmesi halinde ilgi (a) Genelge gereğince işlem yapılacaktır.

Taşınmazın imar planı kapsamı dışında kaldığı veya imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda yer aldığının tespiti halinde, tarla/bağ/bahçe/zeytinlik/çayır/üzerinde ev olan tarla vb. tarımsal nitelik taşıyan tüm taşınmazların müstakilen veya hisseli olarak paydaşlara veya üçüncü kişiye devredilebilmesi için; uygulamanın aşağıda öngörüldüğü biçimde yönlendirilmesi gerekmektedir.

A-TARIM ARAZİLERİNDE MÜLKİYETİ AKTARICI İŞLEM YAPILMASI

a) Tapu müdürlüklerince doğrudan yapılabilecek işlemler

1) Devre konu taşınmazın malikinin aynı ilçe sınırları içinde (ilçenin tüm mahalle ve köylerini kapsayacak biçimde) müstakil veya hisseli başka bir tarımsal arazisinin olmadığının TAKBİS üzerinden tespit edilmesi durumunda, taşınmazın veya mevcut payın hisselendirilmeksizin aynen devrine yönelik istemin il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerine soru konusu edilmeksizin karşılanması mümkündür.

2) Malikin tarımsal faaliyetinin terki anlamına gelen aynı ilçe sınırları içindeki (ilçenin tüm mahalle ve köylerini kapsayacak biçimde) tüm tarımsal parsellerinin aynı anda paydaş olan/olmayan bir veya birden fazla gerçek veya tüzel kişilere hisselendirilmeksizin mevcut payın aynen devrine yönelik talebinin tasfiye niteliği taşıması nedeniyle, il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerine soru konusu edilmeksizin karşılanması mümkündür.

3) Mirasçıların anlaşmak suretiyle terekedeki tarımsal nitelik taşıyan tüm taşınmazları, 5403 sayılı Kanunun 8/C maddesi gereği, tek mirasçıya, iştirak halinde mülkiyet ilkelerine göre aile malları veya kazanç paylı aile malları ortaklığına, mirasçıların kuracağı limited şirkete veya üçüncü kişiye devir taleplerinin il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerine soru konusu edilmeksizin karşılanması mümkündür.

4) 3194 sayılı İmar Kanununun 27/3 maddesi gereğince, köy yerleşik alan sınırları içerisinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmaz. Bu nedenle köy yerleşik alan sınırları içerisinde olduğu tespit edilen tarımsal nitelikli taşınmazlara ilişkin işlemlerin doğrudan karşılanması gerekir. Köy yerleşik alan sınırları konusunda tereddüt oluşması halinde durumun kadastro veya il özel idaresi müdürlüğüne soru konusu edilmesi gerekmektedir.

5) Tarım arazisi niteliğindeki Hazine taşınmazları, 5403 sayılı Kanun ile belirlenen büyüklüklerin altında olsa bile hisselendirilerek, pay ve paydaş sayısı artırılmak suretiyle devri mümkündür.

b) Diğer hususların İrdelenmesi

 Tapu müdürlüklerince doğrudan karşılanabilecek istemler dışında her türlü talebin il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüklerine iletilerek alınacak cevabi yazı gereğince işlemlerin yönlendirilmesi gerekmektedir.

B- TARIM ARAZİLERİNDE İNTİKAL/TAKSİM/PAY TEMLİKİ

a) 6537 sayılı Kanunun yayımı (15.05.2014) tarihinden önceki ölümlerde

1) 5403 sayılı Kanunda değişiklik yapan 6537 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 15.05.2014 tarihinden önceki tarihli ölümlerde intikal taleplerinin elbirliği halinde mülkiyet veya paylı mülkiyet olarak yapılması mümkün olup, intikal işleminden sonra mirasçılar arasında yapılacak olan miras payı temliki, miras taksimi vb. taleplerin kabul edilmesi; mirasçıların üçüncü kişilere olan devir taleplerinin ise 6537 sayılı Kanun uyarınca il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne soru konusu edilmesi gerekmektedir.

2) 15.05.2014 tarihinden önce ölümler nedeniyle tapu sicilinde elbirliği veya paylı mülkiyet olarak intikali yapılmış veya kadastro tespiti nedeniyle tapu sicili kök muris adına veya mirasçıları adına elbirliği veya paylı mülkiyet şeklinde oluşmuş ise, mirasçıların kendi aralarında yapacakları miras payı temliki, miras taksimi taleplerinin kabul edilmesi, mirasçıların üçüncü kişilere olan devir taleplerinin ise 6537 sayılı Kanun uyarınca il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğüne soru konusu edilmesi gerekmektedir.

3) 15.05.2014 tarihinden önce ve sonra gerçekleşen birden fazla ölümlü intikal işlemlerinde ise iştirak halinde intikal sonrası Kanun öncesi ölenlerin mirasçıları arasında sadece miras payı temliki yapılabilecek, diğer işlemler için ise il/ilçe gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğünden uygunluk görüşü alınacaktır.


24 Temmuz 2014 Perşembe

İstanbul Baraj Doluluk Oranları Son 10 Yılın Dibinde

24 Temmuz 2014

Geçen hafta sonu sağanak yağışların bıraktığı etki, İstanbul’da barajların doluluk oranlarının düşmesine engel olamadı. Hatta İSKİ'nin barajlardaki ölçüm oranlarını açıkladığı 2005 yılından bu yana ilk kez İstanbul barajlarındaki su seviyesi yüzde 20'nin altına indi ve yüzde 19.87 seviyelerine geriledi.



İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin  (İSKİ) açıkladığı verilere göre İstanbul'un kalan su miktarı 172 milyon 643 bin metreküpe indi. Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı ise ilk kez yüzde 20'nin altına inerek yüzde 19.87'e kadar düştü. Doluluk oranı bugün 2005 yılından itibaren da en düşük seviyesini gördü. 24 Temmuz tarihlerine bakıldığında en yüksek doluluk oranının yüzde 85,61 ile 2009 yılında gerçekleşmişti. 

Geçtiğimiz günlerde  barajlarının doluluk oranlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Orman Ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, İstanbul barajlarında doluluk oranının düştüğünü ancak Terkos’a Barajı’na 7 noktadan su basıldığını belirtmişti. Bakan “Terkos’ta suyumuz var, Alibey Barajı’nda su yok. Alibey Barajı önceleri aktarma barajıydı. Şimdilerde su kirlenmesin diye 42 kilometre uzunluğunda 2 metre 20 santim çapında borularla suyu Kağıthane’ye direk iletiyoruz. Dolayısıyla Alibey Barajı’nda sadece kendi havzasının suyu oluyordu. O barajda suyun azalması o sebeple normaldir.” şeklinde konuşmuştu.


 24 TEMMUZ TARİHLİ BARAJLARDAKİ SU MİKTARI (METREKÜP)
Öte yandan geçtiğimiz bir yıl içinde barajlarda yaşanan düşüş İSKİ'nin grafiklerine de net bir şekilde yansıyor. Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında barajlardaki doluluk yüzde 74.71 iken, Ağustos'la birlikte Mart'a kadar hızla düşmeye başlıyor. Mart ve Nisan aylarında çok hafif bir toparlanma görülse de Mayıs'ta tekrar başlayan düşüş 14 Temmuz 2014 itibariyle doluluk oranını yüzde 19.87'ye kadar düşürdü. 


Kaynak ve görsellerhttp://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26877014.asp



23 Temmuz 2014 Çarşamba

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

1968 yılında 100 Büyük Sanayi Kuruluşu olarak başlatılan ve her yıl geliştirilerek sürdürdüğümüz Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışması, Türkiye ekonomisine tutulan güçlü bir ayna niteliğindedir.


Bugüne kadar akademik düzeyde birçok tez ve araştırmaya konu olmuştur.

Yarım asra yakındır her yıl yayınladığımız bu raporların her biri, Türk sanayinin birer mihenk taşıdır. Bir araya getirildiklerinde, içeriği zengin bir kütüphane ve bir ekonomi tarihidir.

500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması ile sanayinin hiçbir yerde bulunmayan gerçek röntgeni çekilmektedir. Bunun için baz alınan şirketler de doğaldır ki sanayi sektörü şirketleridir. Sıralamada temel kriter, üretimden satışlardır. Yani sonuçlar, kuruluşların kendi üretmiş olduğu ürünlerden yaptığı satışları kapsamaktadır.

Bunun yanı sıra çalışma kapsamında satış hasılatı, brüt katma değer, özkaynak, aktif toplamı, vergi öncesi dönem kâr ve zarar toplamı, ihracat ve ortalama çalışan sayısı büyüklükleri gibi, istatistiki değerleri eşsiz verilerle yapılmış analizlere de yer verilmektedir.

Ayrıca finansal oranlar, kaynak yapısı, karlılık oranları, ekonomik karlılık, varlık devir hızları, net katma değerinin faktör gelirleri (fonksiyonel) dağılımı, üretim faaliyeti dışı gelirler, istihdam ve brüt katma değer dağılımı ile işgücü verimliliği konularında da çeşitli değerlendirmeler yapılmaktadır.

LİSTENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN



TÜRKİYE'NİN İKİNCİ 500 BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU - 2013
500 SIRA NOKURULUŞLARBAĞLI BULUNDUĞU ODA / KAMUKAMU SIRA NOÖZEL SIRA NOÜRETİMDEN SATIŞLAR (NET) (TL)
20132012
121Gamateks Tekstil San. ve Tic. A.Ş.Denizli-1187.916.879
25KİBSAŞ Karadeniz İnşaat ve Beton San. ve Tic. A.Ş.İstanbul-2187.697.319
3-Teksüt Süt Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.Balıkesir-3187.675.922
4-Penti Çorap San. ve Tic. A.Ş.İstanbul-4187.551.566
513Oğuz Tekstil San. ve Tic. A.Ş.Adana-5186.641.067
6-Felda Iffco Gıda San. ve Tic. A.Ş.Ege Bölgesi-6186.208.460
758Yurtbay Seramik San. ve Tic. A.Ş.Eskişehir-7186.066.819
8--İstanbul-8
9-Enka Süt ve Gıda Mamülleri San. ve Tic. A.Ş.Konya-9184.551.969
1079Kendirliler Haddecilik San. ve Tic. A.Ş.Dörtyol-10184.058.115

Çinko ve Alüminyumda Fiyatlar Fırladı


Son bir yılda oluşan arz açığı ve stoklarda yaşanan geriçekilme endüstriyel metallerin görünümünü iyileştirdi

Küresel ekonomik büyümede canlanma belirtileri ve tarımsal emtiadaki oynaklık yatırımcıyı metal piyasalarına yönlendirmeye devam ediyor. Arz kaygılarını da eklenmesiyle uluslararası piyasalarda metal fiyatları hızlı bir yükseliş içinde. Londra Metal Borsası’nda (LME) dün çinko 3 yılın en yüksek seviyesine çıktı. Alüminyum fiyatları ise 16 ayın zirvesini gördü. Analistlere göre stokların azalması, arz açığının oluşmaya başlaması ve yatırım amaçlı para girişleri metal piyasasının yılın geri kalanında da destekleyecek. 


                                                                  @www.utkutrading.com
Geçtiğimiz senelerde yüksek stokların baskısını hisseden çinko ve alüminyumda trend tersine döndü. Son bir yılda stoklarda yaşanan geri çekilme ve arzın azalması fiyat görünümünü iyileştirdi. LME’de 3 aylık çinko 2 bin 370 dolar/ton ile Ağustos 2011’den bu yana en yüksek seviyeyi test ederken, 3 aylık alüminyum 2 bin 36 dolar/tonla geçtiğimiz yılın şubat ayından bu yana en güçlü düzeye geldi. Çinko fiyatlarındaki, bazı madenlerin kurumaya başlamasına karşın büyük maden projelerinin durmasıyla açıklanıyor.

Çinkoda beklenti yükseliyor 


Analistler, çinko fiyat öngörülerini artırıyor. Reuters anketine göre, analistler 2014 fiyat beklentilerini ton başına 2 bin 115 dolar 40 cente çıkardı. Bu bir önceki ankete göre fiyat tahminlerinin yüzde 3 artırıldığı anlamına geliyor. Çinko yılbaşından bu yana yüzde 15 ile en fazla prim yapan ikinci endüstriyel metal oldu. LME’de önceki gün çinko stoku art arda 16’ncı gün gerileyerek 656 bin 675 ton ile Aralık 2010’dan bu yana en düşük seviyede gerçekleşti. Bank of America Merrill Lynch, küresel rafine çinko talebinin gelecek yıl arzın 253 bin ton üzerine çıkacağı ve bu yılki 85 bin tonluk arzın aşılacağı tahmininde bulundu. Yatırımcının bu gelişmeleri yakından takip etmesi nedeniyle fiyatlarda kaçınılmaz olarak artış olacağı yorumu yapılıyor.

Alüminyum stoku %9.4 azaldı 

Yılbaşından bu yana yüzde 14 yükselen alüminyumda stoklarının 4.95 milyon tonla Eylül 2012’den bu yana görülen en düşük seviyeye inmesinin etkisiyle fiyatlar hafta başından bu yana değer kazanıyor. Dünya genelinde, özellikle otomotiv sektöründen gelmeye devam eden olumlu talep ile fiyatta yükselen trendin devam ettiği belirtiliyor. LME’de stoklar bu yıl yüzde 9.4 kayıpla 22 ayın en düşük seviyesinde. Uzmanlara göre bu yıl talep arzın 136 bin ton üzerine çıkacak ve gelecek yıl arz açığı 504 bin tonu bulacak. Natixis emtia araştırma bölüm başkanı Nic Brown, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, bu metalde görünümün iyileştiğini ve fiyat rallisi beklenebileceğini söyledi. Alüminyum teknik olarak yükseliş eğilimli anlamına gelen ayı piyasasında. Fiyatlar şu an, şubat ayındaki 1.677 doların yüzde 20 üzerinde. Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi Çin’in dışında üretim yılda 2.8 milyon tona ulaşırken, Çin’in üretim kısıntısı miktarı Ocak 2013’ten bu yana 3.2 milyon tonu buldu.

Diğer metallerde de yükseliş var 


Endonezya’nın nikel cevheri ihracatına getirdiği yasak sonrasında bu metal, kahveden sonra yılın en büyük getiri sağlayan emtiası oldu. Mart sonundan bu yana nikel fiyatlarında çıkış yüzde 19 civarında. Uluslararası Nikel Çalışma Grubu verilerine göre global nikel piyasasında mayıs ayında 400 ton arz açığı oluştu. Geçen yılın aynı döneminde ise 9 bin 200 ton fazla ortaya çıkmıştı. Nisan ayında 3 bin 300 ton arz fazlası oluşmuştu. Mayıs ayında global birinci sınıf nikel tüketimi 154 bin 200 ton olarak gerçekleşirken, üretim 153 bin 800 ton oldu. Mayısta nikel madeni üretimi de nisandaki 169 bin 100 tondan 181 bin 100 tona yükseldi. Avustralya merkezli yatırım bankası ANZ nikel fiyat tahminini artırdı. Banka, arz görünümünden dolayı gelecek üç yıl içinde nikel fiyat tahminlerinde yüzde 20-30 artış yaptı. Yılın geri kalanında fiyatların 18-20 bin dolar/tonda seyredeceği tahmin ediliyor.

Bakır fonlarının talebi arttı


Mart sonundan bu yana bakırdaki yükseliş %6.3. Bakır geçen hafta çok talep gördü, büyük spekülatörler yaklaşık 7 bin 500 kontrat alarak kapalı pozisyonlarını 14 bin 627'ye çıkardılar ve neredeyse %100’lük bir pozisyon artışı gerçekleştirdi. Hedge fonlar da aynı yönde hareket ederek kapalı pozisyonlarını %25 oranında artırdılar. Bakır dün Londra’da 7 bin 52 dolar/tondan satıldı. Diğer yandan kurşun fiyatları son dört ayda % 7.3 yükseldi. Bloomberg’in 22 emtia ürününü izlediği endeks %3.7 gerilerken, MSCI Dünya Endeksi %4.4, Bloomberg Hazine Tahvili Endeksi %1.7 prim yaptı. Malezya, Kuala Lumpur piyasasında  peşin işlemli kalay 50 dolar/ton artışla 22 bin 200 dolar/ton seviyesinden kapandı.

tablo-122.jpg