se

31 Mart 2015 Salı

Havanın Mikrobiyal Yükü ve Ortam Havası Dezenfeksiyonu Nedir? Nasıl Ölçülür?

Yeryüzündeki canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için gereken en önemli iki etken hava ve sudur. Hava, içerisinde, nefes alabilmemiz ve hayatta kalabilmemiz için gerekli bir takım maddeleri barındırırken, aynı zamanda, irili ufaklı partiküller halinde yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları da içermektedir. Hava içerisinde serbest halde veya maddelere bağlı şekilde bulunan bu mikroorganizmalar, Bioaerosol olarak da adlandırılırlar. Havanın, her yerde bulunduğu düşünüldüğünde, havadan meydana gelebilecek mikrobiyal kontaminasyon da gıda işletmesi, ürünler, çalışanlar ve söz konusu gıdaları tüketecek kişiler için risk oluşturmaktadır. Bu mikroorganizmaların çeşitlerine ve yoğunluğuna bağlı olarak, ortamda mevcut gıdalarda bozulmalar, üretim personeli veya tüketicilerde ise gıda zehirlenmeleri ve çeşitli enfeksiyöz hastalıklar oluşabilir. Bu nedenle, özellikle gıda üretim ve depolama alanlarında ortam havasının kontrolü çok önemlidir. 
 
@http://secondwindairpurifier.com/volatileorganiccompounds.htm

Gıdaların üretildiği veya depolandığı alanlara dışarıdan hava girişi çeşitli yollarla azaltılabilir veya içeriye temiz hava girmesini sağlayacak önlemler alınabilir. Bu arada içeride varolan havanın da mikrobiyal yükünü düşürebilmek için yapılabilecek çalışmalar vardır. Ortam havasının mikrobiyel kontrolü manuel olarak veya cihaz yardımı ile yapılabilir. Cihaz yardımı ile yapılan mikrobiyolojik ölçümler, cihazdan her seferinde geçen hava miktarı standart olacağından, daha doğru sonuçlar verecektir.
 
Havada bulunan mikrobiyal kaynaklı kontaminantlar bakteriler, mantarlar (küf-maya), virüsler, mite bv canlılardır. Hepsinin içerisinde en büyük çoğunluğu bakteriler ve mantarlar oluşturur. Özellikle fungal etkenler; yani mayalar ve küf sporları, hava kontaminasyonu açısından çok önemlidir. Bu etmenler iç ve dış ortamlarda, özellikle nemli ortamlarda rahatlıkla yaşar ve çoğalırlar. Yaşamaları ve üremeleri için gereki pH ve su aktivitesi aralığı da oldukça geniştir. Genel yaşam alanlarında oda sıcaklığı olarak kabul edilen 18-25°C’lik ısı, fungal etmenlerin gelişimi için oldukça uygun sıcaklıklardır. Bu durumda, gıda üretimi ve depolaması yapılan pek çok alan gerek sıcaklık, gerekse rutubet açısından fungal etmenlerin ve bakterilerin gelişebilmeleri için ideal ortamları oluştururlar. İç ortamda bulunan küfler; sinir, solunum, bağışıklık, hematolojik ve dermatolojik sistemlerini etkilemekte, birden fazla organ üzerinde insan sağlığı açısından ters etki yaratmakta ve bağışıklık sistemi baskı altında olan insanlarda hayati tehlike içeren sistemik enfeksiyonlara yol açmaktadır.

İç ortam havasında bulunan küf konsantrasyonu için bir standart olmamakla birlikte, 150-1000 kob/m miktarında koloni tespit edilmesi, insan sağlığı için zararlı olabilir. Yine ortamda yoğun olarak bulunan küflerin sporları, gıdalar üzerine salgıladıkları sindirici enzimler ve mikotoksinler yoluyla gıda bozulmalarına yol açabilirler. Mikotoksin olarak bilinen bu toksik metabolitler, solunum veya ağız yoluyla yüksek dozda alındıklarında, akut toksik etki sonucunda, kısa sürede ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıklar gelişebilir. Düşük dozda uzun süre mikotoksinlere maruz kalındığında ise, iç organlarda kronik hastalıklar görülebilmektedir.
Havanın mikrobiyal yoğunluğunu ölçmek için kullanılan çeşitli sistemler mevcuttur. Test cihazları ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, açık petri yöntemi ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, mikroorganizma hücrelerinin kimyasal bileşenlerini (ATP, DNA, enzim) m hacimde ölçme ve mikroskop altında sayım yapmak gibi yöntemler kulanılmaktadır.
 
Havanın yük ölçümleri yapıldıktan sonra, kullanılan her yöntemin gerektirdiği şekilde sayımlar yapılır ve m hacimdeki yoğunluk belirlenir. Daha sonra bu yoğunluğu düşürmek ve havanın kalitesini yükseltmek için gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Her uygulama sonrasında tekrar hava örneklemesi yapılması önerilmektedir.

26 Mart 2015 Perşembe

Mısır Ro-Ro ve Transit Taşımacılığı Anlaşmasını Yenilemiyor.

Suriye’deki iç savaşın ardından Türkiye’nin Ortadoğu ve Körfez ülkelerine açılan en önemli kapısı olan Mısır’ın, Ro-Ro ve karayolu transit taşımacılığı anlaşmasını tek taraflı iptal etmesi, Türkiye ihracatçısını ve nakliyecisini vuracak.
                                                                                       @al-monitor

Körfez ve Ortadoğu’ya ihraç yapan firmalar için öne çıkan alternatif yol Süveyş Kanalı. Ancak Süveyş Kanalı’nın gemi başına maliyetleri 300-400 bin lira artıracağı belirtiliyor. Hataylı 55 nakliye firmasının bir araya gelerek kurduğu Hatay Line Ro-Ro Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler, Süveyş Kanalı seçeneğinin dışındaki alternatiflerin Ortadoğu ve Körfez’e İhracatı durduracağını söyledi. Bunun ihracatçıya 5 milyar dolarlık kayıp yaşatacağına dikkat çeken Güler, ayrıca pazarın Hindistan ve Çin’e kaptırılacağını da kaydetti.

Hattın kapanmasının bölgeye nakliye için yatırım yapan lojistik sektörünü etkileyeceğini vurgulayan Güler,  “Bölge nakliyatçıları zaten ‘imdat’ çığlıkları atıyor. Hattın durması, 9 bin nakliyatçının çok zor durumda kalması demek. Filonun iflas etmesi ise 9 milyon Euro’luk milli servetin yitirilmesi anlamına geliyor. Filonun başka bir hatta istikrarı yakalama durumu olmadığı gibi, Hatay nakliyecilerinin diğer hatlara yönelmesi de mevcut hatların dengesini de bozacaktır. Azerbaycan’a, Avrupa’ya yönelme, oradaki dengeyi altüst edecektir. 

Nakliyecilerin malî dengelerinin bozulması, ayrıca işsizliği beraberinde getirecektir. Bu da Hatay’da yan sektörlerle birlikte 80-90 bin kişinin olumsuz etkilenmesi anlamına geliyor.” diye konuştu. Mısır’ın Port Said Limanı’nın kullanımı için 3 yıl önce Türkiye ile Mısır arasında imzalanan anlaşma nisanda sona erecek. Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi darbe ile yönetimden uzaklaştıran General Sisi, Türkiye ile bozulan ilişkilerden dolayı, 29 Ekim 2014’te, ‘Ro-Ro ve Karayolu Transit Taşımacılığı Alanında İşbirliğine Dair Mutabakat Muhtırası’nı tek taraflı iptal ederek anlaşmanın 24 Nisan 2015’te bitmesinin ardından yenilenmeyeceğini duyurdu.

Türkiye’nin Ortadoğu ve Körfez’e ulaşmak için Mısır güzergâhını kullanamaması nakliye sektörünü yakından ilgilendiriyor. Ro-Ro AŞ Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler, Türkiye’nin önünde İsrail Hayfa-Ürdün,  İran ve Irak üzerinden bölgeye bağlanma seçeneklerinin bulunduğunu bildirdi. İran seçeneğinin nakliye maliyetini uçuracağını, Irak alternatifinin ise ülkedeki iç karışıklıklardan dolayı imkânsız olduğunu kaydeden Güler, Türkiye için en mantıklı seçeneğin Süveyş Kanalı üzerinden Suudi Arabistan’a transit geçişlerin sağlanması olduğunu belirtti. 

İskenderun’dan binen TIR’ların Arabistan’ın Duba Limanı’na kadar transit gideceğini anlatan Güler, bölgeye ulaşımın ise 7-8 günden 3,5 güne ineceğini açıkladı. Sorunla ilgili en son geçen ay Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Gümrük Ticaret Bakanlığı’nın temsilcileri ile görüştüklerini dile getiren Güler, yetkililerin sonuç almak için çalıştıklarını aktardı. Güler, transit geçiş sağlanırsa hem pazarın korunacağını hem de güzergâhın kurtarılacağını dile getirdi.

Kaynak: http://www.denizhaber.com.tr/turkiye-ile-misir-arasindaki-ro-ro-krizi-pahaliya-patlayacak-haber-61030.htm

25 Mart 2015 Çarşamba

Ourbox ile Kitaplarınızı Ücretsiz Oluşturun ve Yayınlayın

Her yıl farklı kategorilerde ve yüksek miktarda  kitap sirkülasyonu oluyor. Yayıncılar, yazarlardan gelen yüksek taleplerden dolayı daha seçici davranmaktadırlar. Bu çeşitlilik ve kitap bolluğundan kitapçılar da aynı şekilde yaklaşım gösteriyorlar. Her ne kadar e-book bir alternatif olarak gözükse de orada da yeni yazarların karşılaştığı durum farksız. Kitabını, dünya geneli ilgili kitleye ulaştırabileceği bir yayın evine bastırma şansını piyangoyu kazanmaya benzetebiliriz.

Mel Rosenberg ve Ran Shternin geliştirdiği açık kodla yazılmış ve ücretsiz olan OurBoox projesiyle eserini yayınlatmakta zorlanan yazarlar ve çizerlere fırsat sunarak, sanal kitaplıklarda kolayca istediği kitleye ulaşabilmelerini hedefliyor.

Aslında bu sitenin kurucuları da benzer sıkıntıları yaşadılar. Mel Rosenberg,çocuk kitapları yazarı, diğer yazarları da bu dertten kurtararak, kitabını ücretsiz  yayınlama fırsatını sunuyor.    


Ourbox' un kurucuları sistemlerini Henry Ford'un T modeline benziyor. Müşteri istediği özellikte aracı ürettirebiliyor. Burada da benzer ve basit bir kullanıcı performansı sunuyor. Yazarlar istediği kategoride kitaplarını ekleyebiliyor. Kitabına istediği resimleri, çizimleri, animasyonları, videoları ve yönlendirmek istediği linkleri dahi edebiliyor. Aslında platformu Youtube'un kitap paylaşılan versiyonu olarak da görebiliriz.

Şu an sitenin 2000'den fazla üyesi bulunmakta ve 40 farklı dil veya kategoride 2000'e yakın kitabı içeriyor. Her gün çeşitli yayıncılar kitaplarını eklemeye devam ediyor. Sitenin kurucuları, Ourbox yaygınlaştıkça en popüler yazarlara finansal destek sağlamak ilerideki planlarının içinde olduğunu söyledi. 


Not:Birebir çeviri yapılmamıştır. 

13 Mart 2015 Cuma

Yıldız Holding, G2M'i Bünyesine Kattı

Yıldız Holding, girişim sermayesi Actera Özel Sermaye Fonu'unun ev dışı tüketim sektöründe faaliyet gösteren g2m'deki %64 payını aldı.

Yıldız Holding'den yapılan açıklamada, Holding ile Actera arasında imzalanan anlaşmaya göre, şirketin elindeki yüzde 64'lük hissenin Rekabet Kurulu kararının ardından Yıldız Holding'e geçeceği belirtildi.

Açıklamada gerçekleşen hisse alım işleminin bedeli ile ilgili bir bilgi ise yer almadı.



Son yıllarda dünyada en hızlı büyüyen pazarların başında ev dışı tüketim sektörünün geldiğine işaret eden Yıldız Holding Perakende Grubu Başkanı Mustafa Yaşar Serdengeçti, “Türkiye’de de benzer bir performans gösteriyor. G2M Türkiye pazarının bu alandaki önemli oyuncularından biri. Her biri kendi alanında güçlü markalarla ve tedarikçilerle uzun yıllara dayanan sağlam ticari ilişkileri var. Satın alım sonrasında da aynı çalışma sistemi devam edecek” şeklinde konuştu.

Yıldız Holding’in geleneksel kanala Horizon ve Hüner Pazarlama, modern kanala ise Pasifik ve Teközel şirketleri ile ulaştığına değinen Serdengeçti, şöyle devam etti:

“Ev dışı tüketimde ise Eksper Gıda ve Marsa şirketlerimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. 10 binden fazla ürünü ve 17 bin kayıtlı müşterisi bulunan g2m, bu özellikleriyle Yıldız Holding’in ev dışı tüketim satış ve dağıtım zincirinin üçüncü ve önemli bir halkası olacak. Yıldız Holding g2m’yi, yeni bir kanala açılımı sağlayan bir portföy şirketi olarak konumlayacak ve şirket Yıldız Holding çatısı altında bağımsız olarak varlığını sürdürmeye devam edecek. Yerli ve yabancı pek çok tedarikçi ve marka ile çalışan g2m’in tedarik zinciri ve ürün portföyü mevcut şekliyle Yıldız Holding ile güçlenerek yoluna devam edecek. ”

Yıldız Holding CFO'su Cem Karakaş, "Türkiye'de hızla büyüyen ev dışı tüketim sektöründeki işlerimiz, G2M'nin bünyemize katılması ile daha da gelişecek. 2014 yılında 600 milyon TL konsolide ciro yapan g2mile beraber Yıldız Holding ev dışı tüketim cirosu yaklaşık ikiye katlanacak" dedi.

G2M, otel, restoran, yemek şirketleri gibi ev dışı tüketim noktalarının gıda, sarf ve temizlik malzemesi ihtiyaçlarının karşılanması alanında faaliyet gösteriyor.

9 Mart 2015 Pazartesi

Irak Tavuk Eti İhracatı: Vergi Yeniden Tır Başına 700 Dolar Oldu

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği (BESD-BİR) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Koca, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Habur Sınır Kapısından geçen kanatlı eti ürünlerinde başlattığı yüksek vergi uygulamasının sona erdiğini belirterek, "Vergi yeniden tır başına 700 dolar civarına çekildi" dedi          

                                                                        @mynet

Sektörün en büyük ihracat pazarı olan Irak'a Habur Sınır Kapısından geçen kanatlı eti ürünlerinde gümrük vergisinin tır başına 7 bin dolara kadar çıkarılması beyaz et sektörünü sıkıntıya sokmuştu

İhracat bu uygulama sonrasında durma noktasına gelmiş, sektör paydaşları söz konusu uygulamanın devam etmesi halinde kapasite azaltımı planları yapmaya başlamıştı. Sektörü rahatlatan haberle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulunan Koca, Ekonomi Bakanlığının görüşmeleri sonucunda eski sisteme dönüldüğünü ifade etti

TÜRK TAVUĞUNA ENGEL

Koca, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Habur Sınır Kapısı'ndan geçen kanatlı eti ürünlerinde başlattığı yüksek vergi uygulamasının sona erdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Tır başına 7 bin dolara kadar çıkan vergi, tekrar eski haline dönerek tır başına 700 dolar civarına çekildi. Bugün itibariyle uygulamaya geçti. Irak tarafındaki partnerlerimizden teyit ettik. Orada da yazışmalar tamamlandı. 'Bu olay uzamaması gerekir, mantığı yok' diyorduk. Başka alternatifleri düşünmek bile istemiyordum. Düşündüğümüz çıktı, olay çözüldü."

500 bin ton ihracat hedefi

Koca, bu sene toplamda 500 bin ton civarında ihracat hedeflerinin olduğunu belirterek, bu rakamın yarısının Irak'a yapılacağını dile getirdi.

İç piyasadaki fiyat dalgalanmalarının arz-talep ile alakalı olduğunu dile getiren Koca, "Bugün yarın fiyatlar toparlanacaktır. Şu anda zararına satıyoruz, çok sürdürülebilir değil. Canlı hayvan üretiyoruz. Bunu günübirlik piyasaya arz ediyoruz. Piyasada ciddi bir rekabet var" diye konuştu.

"Sektör öyle de böyle de büyüyecek" diyen Koca, Türkiye'de kırmızı et fiyatlarının çok yüksek olduğunu, Türkiye'deki et tüketiminin gelişmiş ülkelere göre çok düşük olduğunu ve kanatlı eti üretimini artırarak vatandaşların daha fazla et yemesini sağlayacaklarını kaydetti.

Alternatif pazar arayışları sürüyor

Koca, alternatif ihracat pazarları için girişimlerin sürdüğüne dikkati çekerek, şu anda Japonya'ya ihracat için girişimlerin devam ettiğini, görüşmelerin sürdüğünü karşılıklı izinlerin alınmasının ardından ihracata başlayacaklarını söyledi. Koca, Rusya pazarına da kanatlı eti ihracatının devam ettiğini ancak istedikleri noktaya henüz hedefledikleri rakamlara ulaşamadıklarını bildirdi.

BESD-BİR verilerine göre, 2014 kanatlı eti ihracatı 431 bin ton ve 700 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kanatlı ihracatı yapılan ilk 5 ülke ve ihracat miktarları şöyle:

Ülke İhracat miktarı (Ton) 

Irak 226734 

Türk Cumhuriyetleri 40816 

Rusya 20537