ad

se

sağlık sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2013 Çarşamba

Tarihi Geçen Gıdalar Yenebilir


ABD'nin Boston kentinde sadece tarihi geçmiş yiyecekler satan bir süpermarket açılacak.

ABD'de satın alınan yiyeceklerin % 40'ı çöpe atılıyor. Bunun nedenlerinden biri yiyecekler üzerindeki son kullanma tarihleri.

Tarihi geçmiş birçok gıdanın yenebilir olduğuna dair bir rapor hazırlayan Doğal Gıdaları Savunma Konseyi (NRDC) gıda uzmanı Dana Gunders, bazı son kullanma tarihlerinin sağlık için değil, tat açısından önem taşıdığını söylüyor.

Önümüzdeki yıl başlarında iş adamı Doug Rauch, sadece tarihi geçmiş yiyecekler satan bir süpermarket ile bir restoran açacağını açıkladı.

Peki burada ne tür yiyecekler satılabilir?

"Tortilla cipslerini son kullanma tarihinden bir ay sonra da yeseniz, sizi hasta etmez." diyor Gunders. "Ama tadı biraz bayat gelebilir." Bunları yağlayıp fırına sürerek yeniden çıtır hale getirebilirsiniz. Kapalı bir kapta saklayıp nemlenmesini önleyerek daha fazla dayanmasını sağlayabilirsiniz.
Yoğurdun asıl ömrü daha uzun

Gunders, yoğurdun ömrünün de altı haftadan fazla olduğunu ve üzerinde oluşan küf tabakasının atılarak yenilebileceğini söylüyor.

"Ben son kullanma tarihinin üzerinden aylar geçmiş yoğurtlar yiyorum; şimdiye kadar hiçbir sorunla karşılaşmadım."

Gunders, çikolatanın da oldukça dayanıklı olduğunu belirtiyor. Çikolatanın hava ile teması sonucunda üzerinde oluşabilecek beyaz tabakanın küf olmadığını, eriyip yüzeye çıkan zararsız yağ olduğunu belirtiyor.

Yumurtaların da gereğinden çok daha erken çöpe atılmasından şikayet eden Gunders, yumurtanın 3-5 hafta tazeliğini koruyabileceğini ifade ediyor. Ancak Minnesota Üniversitesi'nde gıda bilimi profesörü Ted Labuza, Salmonella bakterisinin ürememesi için yumurtaların 5 santigrat derecenin altında saklanmasını tavsiye ediyor.

Bozulan sütün kötü koku ve tat ile kendisini belli edeceğini ifade eden Labuza, sütün oda sıcaklığında saklanmaması, havadaki mikropların sütü bozacağını, bu nedenle derhal kapağının kapatılıp 2 derece civarında, buzdolabında saklanması gerektiğini söylüyor. (BBC)

12 Haziran 2013 Çarşamba

Hazır Gıdalardaki Büyük Tehlike!

Zararlı olduğu kanıtlanan MSG / E 621 maddesi Sağlık Bakanlığı'na soruldu . Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'ndan gelen yanıt kafaları karıştırdı...
26/02/2013 - 17:51
CHP Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Umut Oran, Türkiye'de lezzet artırıcı olarak hazır gıda maddelerinde kullanılan Monosodyum Glutamat (MSG / E 621) isimli maddeyi Sağlık Bakanlığı'ndan araştırmasını istedi.
Soru önergesini yanıtlayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, kendi denetiminde olması gereken bu maddenin teminini ve kontrolünü dikkate almayarak, mevzuata göre E 621 maddesini savundu ve Türkiye'de, "MSG ' nin ticareti ve piyasaya arzı ile ilgili herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır" dedi.
Kaçak işletmelerde E 621 maddesi "Lezzet tuzu" adı altında halen kolaylıkla temin edilebiliyor. Uzmanlara göre Gıda mühendisleri tarafından belirlenen dozda kullanılması gereken E 621 maddesinin işletmelerde ne denli bilinçli kullanıldığı ise merak konusu.
E 621 maddesi ile ilgili daha önce Japonya Hirosaki Üniversitesi bilim adamları tarafından yapılan test ve incelemelerde, maddenin alzheimer, parkinson, göz hasarları ve çocuklarda büyüme hormonunun baskılanmasına kadar pek çok etkisinin olduğu tespit edilmişti.
Kaynak: Yurt Gazetesi

24 Ağustos 2012 Cuma

Dikkat Bu Sektörde İş Çok Eleman Yok!


Birçok meslek sahibi iş bulamazken, sağlık sektörü eleman sıkıntısı yaşıyor. Sektöre yönelik iş ilanları son 6 ayda 2 katına çıkarken, aranan sağlık elemanı sayısı 4 bin 500’ün üzerinde. Sektörde ücretler de son 2 yılda yüzde 100’e varan oranda arttı.

Son yıllarda yeni yatırımlarla sürekli büyüyen sağlık sektöründe eleman arayanlardaki artış dikkati çekiyor. Sağlık sektöründe iş ilanları son 6 aylık sürede 2 katına çıktı. Yenibiris.com verilerine göre, sağlık sektöründe çalışacak 4 bin 500 eleman aranıyor. Başta hemşireler olmak üzere nitelikli eleman açığı yıllardır devam eden sağlık sektörü, TÜİK verilerine göre de işsizliğin en az olduğu sektörler arasında yer alıyor. TÜİK verilerine göre, sektörle ilgili eğitim görmüş kişilerin yaklaşık yüzde 4’ü işsiz. Rakip kuruluşlara veya kamuya geçiş yapmak isteyen nitelikli çalışanlar, çalışan devir oranını artıran faktörler arasında. Devlet kurumlarının daha az iş yükü ve iş garantisi sunması ise çalışanlar için cezbedici bir unsur.

Sektörde 700 bin kişi çalışıyor

Sistem değişikliği yaşayan sektörde yaklaşık 700 bin kişi çalışıyor. Sağlık turizmi, yeni yatırımlar, kurumların Anadolu’daki büyüme politikaları istihdamı artırıyor. Yenibiris.com’da sektörle ilgili ilanlarla 4 bin 500 kişi aranıyor. İş ilanları 2012’nin ilk 6 ayında, geçtiğimiz yılın son 6 aya göre yüzde 117 oranında arttı. En çok arananlar ise hemşireler ve hasta danışmanları. İş arayanların da sektöre ilgisi büyük oranda yükseldi. Bu yılın ilk 6 ayındaki başvurular, yine bir önceki 6 aylık dönemle kıyaslandığında yüzde 133 oranında arttı. Başvurularda en çok ilgi hasta danışmanı ve muhasebe elemanı pozisyonlarına oldu. En çok ilan yayınlanan iller ise İstanbul, Ankara ve Antalya.

Sağlık sektöründe işe alım ve yerleştirme yapan HRH Kurumsal Gelişim Çözümleri Genel Müdürü Zeynep Doğan, sektörün bu yıl yaklaşık olarak yüzde 7-8 oranında büyüyeceğini ve 20 bin kişiye daha istihdam sağlayacağını söylüyor. Özel hastanelerin eleman bulmakta zorlandığına dikkati çeken Doğan, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Çalışanları işte tutmak ve kuruma çekebilmek için ücret skalalarında son 2 yılda yüzde 100’lere varan artışlar oldu. Çalışanlar da ücret ve yan hakları daha yüksek olan kurumlara kolayca geçebiliyor. Özel hastanelerin, sağlık çalışanı bulmakta zorlanmalarının bir diğer nedeni kamudaki kadro açığı. Sağlık çalışanları, iş yükü daha az olduğu ve güvencesi olduğu için kamu hastanelerini tercih ediyor. ”

Görev tanımları değişiyor

Sağlıktaki hareketliliği birleşmelere, yeni yatırımlara ve kurumların organizasyonlarını yenilemesine bağlayan Akkariyer Genel Müdürü Uzman Dr. Aslı Akkor, sektördeki değişiklikleri şöyle özetliyor:

“Hizmet veren sağlık kurumları çerçevesinde yaşanan farklılaşma yeni iş ve işletme çözümlerini de beraberinde getiriyor. Özellikle bazı pozisyonlara yönelik yeni iş tanımları oluşuyor ve organizasyon bazında yeni iş alanları yaratılıyor. Ortaya yeni pozisyonlar, yeni unvanlar çıkıyor. Özellikle orta kademe sağlık yöneticisi pozisyonları gereksiniminde artış var.”

En çok aranan elemanlar

- Hemşire
- Hasta Danışmanı
- Acil Tıp Teknisyeni
- Ameliyathane Hemşiresi
- Anestezi Teknisyeni

Parlayan yeni alanlar

- Sağlık İşletmeciliği
- Uluslararası Paz.Yöneticiliği
- Satış Temsilcisi
- Yurtdışı İdari Pozisyonları
- Proje Yöneticiliği
- Medikal Muhasebe
- Tıbbi Sekreterlik
- Destek Hizmetleri

30 Mart 2012 Cuma

Sağlık Hizmetleri Küçülüyor Mobil Hale Geliyor



300 bin çalışanıyla, 100’ü aşkın ülkede altyapı, finans ve medya alanlarında faaliyet gösteren GE’nin Pazarlamadan Sorumlu Bşk. Yardımcısı Beth Comstock, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldi.

  


300 bin çalışanıyla, 100’ü aşkın ülkede altyapı, finans ve medya alanlarında faaliyet gösteren GE’nin Pazarlamadan Sorumlu Bşk. Yardımcısı Beth Comstock, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldi. GE’nin 5 bin kişilik pazarlama kadrosunu yöneten Comstock’la Milliyet için özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisinden, uçak motorlarından enerji üretimine, medikal görüntülemeye kadar çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir dünya devinin başarı sırlarını dinledik.* Küresel bir şirket olarak bu kadar ülkeyi birden nasıl kontol edebiliyorsunuz?
Öncelikle kontrol edemeyeceğinizi kabul etmeniz gerek. İyi bir çerçeve oluşturmanız gerek. Biz pek çok sektörde çalışıyoruz. Müşterilerin ne istediğinden çok neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışıyoruz.  Müşterilerimiz bizden onları değişime hazırlamamızı bekliyorlar.

Küresel düşünüp yerel mi davranıyorsunuz?
Beynimizin her iki yanını da çalıştırmaya büyük özen gösteriyoruz. Her ülkenin kendi yerel koşullarını iyi kavramamız, teknolojimizi ona göre uyarlamamız gerekiyor. Tek bir küresel teknoloji politikası çerçevesinde hizmet vermenin mümkün olmadığını biliyoruz.


Hindistan’daki inovasyon Finlandiya’ya
Beth Comstock
Pazarlama ekibiniz nasıl çalışıyor? 
GE’deki pazarlama ekipleri için küresel pazarlarda hizmet verebilmek büyük bir şans. Bir çözüm bulduğunuzda, bunu dünyanın başka bir yerine taşıyabiliyorsunuz. Örneğin, Hindistan’daki bir hastanedeki bebekler için  bir ısıtıcı geliştirdik. Maliyeti gelişmiş pazarlara göre çok daha düşük oldu. Hindistan’daki hastanelerin ihtiyacını karşıladı. Bu ürünümüze Hindistan dışından en büyük talep Finlandiya’dan geldi.

Gelişmekte olan ülkeler inovasyonla ne kadar öne çıkabiliyor?
Biz GE olarak bu konuda çok kararlıyız. Hindistan ve Çin’de yoğun çalışmalarımız var. Çin’de yakın bir zaman önce açtığımız inovasyon merkezimiz, özellikle dünya sağlığı konusunda çalışmalar gerçekleştirecek. Akıllı telefonlar aracılığıyla, Çin’in uzak bölgelerindeki doktorlarla çalışacak. Hedefimiz bir ağ oluşturmak, Çin için üretien çözümler Türkiye’ye gelebilecek, burada üretilenler Çin’e gidebilecek.

Sağlıkta neler gözlemliyorsunuz?
Hastanelere hizmet verebilmek için, hastalar için trendlerin ne olduğunu anlamak zorundasınız.  Örneğin, sağlık hizmetleri hastanelerden, acil hizmetlere bölgelere ve evlere doğru gelişiyor. Teknoloji bizi buraya getiriyor. Hastalar da bunu talep ediyorlar. Doktorlar buna nasıl tepki vereceklerini bilmek zorundalar. Biz de onlara yeni trendleri anlamaları konusunda destek veriyoruz.

Röntgen çekebilen hap

Sağlıkta tanımladığınız son trendler hangisi?
Öncelikle mobilite. Sağlık hizmetleri küçülüyor ve mobil hale geliyor. Bir kaç yıl önce biz GE olarak  bir doktorun cebindeki iPhone boyutunda bir ultrason geliştirdik. Örneğin, İsrail’deki bir şirket kolonoskopi için kullanılabilecek bir hap geliştirdi. Yani kolonoskopi için bir hap yutmanız yeterli oluyor. Röntgenin yaptığı işi yapabilen bir ilaç demek bu. En yeni trend ultrason cihazını hastaya götürebilmek, doktor muayenehanesine gelmeden hastanın kalp ölçümlerini onun mekanında yapabilmek.

Neler bulabiliyorsunuz?
Biz hastalarla ilgili pek çok  veri topluyoruz, böylece pek çok yeni semptom ortaya çıkarabiliyor, yeni bağlantılar kurabiliyor ve tedaviler için yeni yöntemler geliştirebiliyoruz. Hastalar hakkında veri elde edebilmek çok önemli. İnsanlar verdikleri bilginin bir işe yaradığını, bir değeri olduğunu düşündüklerinde paylaşmaktan memnun oluyorlar. Sağlık alanında internetteki siteler çok önemli.

Toplulukların birlikte yaratmasından “crowd-sourcing”den nasıl yararlanıyorsunuz?
Bu alanda çok yeni bir çalışmamız var. Örneğin, göğüs kanserinin tedavisi için yeni fikirler aramak üzere bir çalışma başlattık. Şu ana kadar bize 40 ülkeden 500 fikir ulaştı. Çalışmaların çoğu başlangıç düzeyindeki akademik araştırmalar. Biz de şirket olarak, işin başında olan şirketlerle çalışmayı öğreniyoruz, onların müşterilere erişmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Tüketiclerle çalışmalar ne düzeyde? 
2010 ve 2011’de Temiz Teknoloji çerçevesinde bir çalışma başlattık. Dünyanın dört bir yanındaki girişimcilerden tam 5 bin iş planı geldi.
Bundan da önemlisi,  temiz teknoloji konusunda tutkulu ve aktif olan yüzbinlerce kişiyi birleştiren bir ortam yaratmış olduk.


İş dünyası sosyalleşecek

Sizi gelecekle ilgili en çok ne heyecanlandırıyor?
Dijital teknolojiler çok heyecan verici. Pazarlamacı olarak, teknolojinin getirdiği davranışlara bakmanız gerekiyor. İş dünyasının sosyal olacağına inanıyorum.  Sosyal teknoloji iş dünyasını değiştriecek. Önümüzdeki on yıl içinde iş yapma biçimimiz sosyal mecrada olacak.  Makinelerden gelen veriler, insanlardan gelen bilgilerle birleştiğinde o zaman büyük bir değişim yaşanacak. 
Fatoş Karahasan / 29 Mart 2012 Perşembe