ad

se

şirket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şirket etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2012 Cuma

What is GmbH,AG,S.A and PLC ?

Germany, there are two types of companies: publicly traded and privately held. 

The acronym 'GmbH', which is written after the name of the company, designates a company as private in Germany. The letters stand for Gesellschaft mit beschränkter Haftung which, translated literally, means a 'company with limited liability'. GmbH companies are incorporated and, as such, are legal entities unto themselves. These companies must have a minimum of two partners and may be, but do not have to be, owned by a public company. 

German companies that are publicly traded are designated as such by the letters 'AG' after the company name. 'AG' is an abbreviation for the German word Aktiengesellschaft, which literally translates to 'corporation' in English. 

The laws of a country determine which types of companies are legally recognized within the country's borders. One of the most commonly used acronyms is 'PLC', which is used throughout the United Kingdom to indicate a Public Limited Company, or a company that is publicly traded with owners having limited liability. Throughout the world, 'S.A.' is used to indicate a privately held company, though its meaning varies depending on the country in which the company is registered. The words translate broadly as 'anonymous society' in English. 

More information on company extensions can be found at http://www.corporateinformation.com/defext.asp


Read more: http://www.investopedia.com/ask/answers/05/051305.asp#ixzz26RGoGnH0

30 Mart 2012 Cuma

Sağlık Hizmetleri Küçülüyor Mobil Hale Geliyor



300 bin çalışanıyla, 100’ü aşkın ülkede altyapı, finans ve medya alanlarında faaliyet gösteren GE’nin Pazarlamadan Sorumlu Bşk. Yardımcısı Beth Comstock, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldi.

  


300 bin çalışanıyla, 100’ü aşkın ülkede altyapı, finans ve medya alanlarında faaliyet gösteren GE’nin Pazarlamadan Sorumlu Bşk. Yardımcısı Beth Comstock, geçtiğimiz günlerde İstanbul’a geldi. GE’nin 5 bin kişilik pazarlama kadrosunu yöneten Comstock’la Milliyet için özel bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisinden, uçak motorlarından enerji üretimine, medikal görüntülemeye kadar çok çeşitli ürün ve hizmetler sunan bir dünya devinin başarı sırlarını dinledik.* Küresel bir şirket olarak bu kadar ülkeyi birden nasıl kontol edebiliyorsunuz?
Öncelikle kontrol edemeyeceğinizi kabul etmeniz gerek. İyi bir çerçeve oluşturmanız gerek. Biz pek çok sektörde çalışıyoruz. Müşterilerin ne istediğinden çok neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışıyoruz.  Müşterilerimiz bizden onları değişime hazırlamamızı bekliyorlar.

Küresel düşünüp yerel mi davranıyorsunuz?
Beynimizin her iki yanını da çalıştırmaya büyük özen gösteriyoruz. Her ülkenin kendi yerel koşullarını iyi kavramamız, teknolojimizi ona göre uyarlamamız gerekiyor. Tek bir küresel teknoloji politikası çerçevesinde hizmet vermenin mümkün olmadığını biliyoruz.


Hindistan’daki inovasyon Finlandiya’ya
Beth Comstock
Pazarlama ekibiniz nasıl çalışıyor? 
GE’deki pazarlama ekipleri için küresel pazarlarda hizmet verebilmek büyük bir şans. Bir çözüm bulduğunuzda, bunu dünyanın başka bir yerine taşıyabiliyorsunuz. Örneğin, Hindistan’daki bir hastanedeki bebekler için  bir ısıtıcı geliştirdik. Maliyeti gelişmiş pazarlara göre çok daha düşük oldu. Hindistan’daki hastanelerin ihtiyacını karşıladı. Bu ürünümüze Hindistan dışından en büyük talep Finlandiya’dan geldi.

Gelişmekte olan ülkeler inovasyonla ne kadar öne çıkabiliyor?
Biz GE olarak bu konuda çok kararlıyız. Hindistan ve Çin’de yoğun çalışmalarımız var. Çin’de yakın bir zaman önce açtığımız inovasyon merkezimiz, özellikle dünya sağlığı konusunda çalışmalar gerçekleştirecek. Akıllı telefonlar aracılığıyla, Çin’in uzak bölgelerindeki doktorlarla çalışacak. Hedefimiz bir ağ oluşturmak, Çin için üretien çözümler Türkiye’ye gelebilecek, burada üretilenler Çin’e gidebilecek.

Sağlıkta neler gözlemliyorsunuz?
Hastanelere hizmet verebilmek için, hastalar için trendlerin ne olduğunu anlamak zorundasınız.  Örneğin, sağlık hizmetleri hastanelerden, acil hizmetlere bölgelere ve evlere doğru gelişiyor. Teknoloji bizi buraya getiriyor. Hastalar da bunu talep ediyorlar. Doktorlar buna nasıl tepki vereceklerini bilmek zorundalar. Biz de onlara yeni trendleri anlamaları konusunda destek veriyoruz.

Röntgen çekebilen hap

Sağlıkta tanımladığınız son trendler hangisi?
Öncelikle mobilite. Sağlık hizmetleri küçülüyor ve mobil hale geliyor. Bir kaç yıl önce biz GE olarak  bir doktorun cebindeki iPhone boyutunda bir ultrason geliştirdik. Örneğin, İsrail’deki bir şirket kolonoskopi için kullanılabilecek bir hap geliştirdi. Yani kolonoskopi için bir hap yutmanız yeterli oluyor. Röntgenin yaptığı işi yapabilen bir ilaç demek bu. En yeni trend ultrason cihazını hastaya götürebilmek, doktor muayenehanesine gelmeden hastanın kalp ölçümlerini onun mekanında yapabilmek.

Neler bulabiliyorsunuz?
Biz hastalarla ilgili pek çok  veri topluyoruz, böylece pek çok yeni semptom ortaya çıkarabiliyor, yeni bağlantılar kurabiliyor ve tedaviler için yeni yöntemler geliştirebiliyoruz. Hastalar hakkında veri elde edebilmek çok önemli. İnsanlar verdikleri bilginin bir işe yaradığını, bir değeri olduğunu düşündüklerinde paylaşmaktan memnun oluyorlar. Sağlık alanında internetteki siteler çok önemli.

Toplulukların birlikte yaratmasından “crowd-sourcing”den nasıl yararlanıyorsunuz?
Bu alanda çok yeni bir çalışmamız var. Örneğin, göğüs kanserinin tedavisi için yeni fikirler aramak üzere bir çalışma başlattık. Şu ana kadar bize 40 ülkeden 500 fikir ulaştı. Çalışmaların çoğu başlangıç düzeyindeki akademik araştırmalar. Biz de şirket olarak, işin başında olan şirketlerle çalışmayı öğreniyoruz, onların müşterilere erişmelerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Tüketiclerle çalışmalar ne düzeyde? 
2010 ve 2011’de Temiz Teknoloji çerçevesinde bir çalışma başlattık. Dünyanın dört bir yanındaki girişimcilerden tam 5 bin iş planı geldi.
Bundan da önemlisi,  temiz teknoloji konusunda tutkulu ve aktif olan yüzbinlerce kişiyi birleştiren bir ortam yaratmış olduk.


İş dünyası sosyalleşecek

Sizi gelecekle ilgili en çok ne heyecanlandırıyor?
Dijital teknolojiler çok heyecan verici. Pazarlamacı olarak, teknolojinin getirdiği davranışlara bakmanız gerekiyor. İş dünyasının sosyal olacağına inanıyorum.  Sosyal teknoloji iş dünyasını değiştriecek. Önümüzdeki on yıl içinde iş yapma biçimimiz sosyal mecrada olacak.  Makinelerden gelen veriler, insanlardan gelen bilgilerle birleştiğinde o zaman büyük bir değişim yaşanacak. 
Fatoş Karahasan / 29 Mart 2012 Perşembe