ad

se

kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Aralık 2020 Pazartesi

Etkili İletişim Teknikleri: İletişimin Önemi ve Neden İletişim Kurarız?

Neden İletişim Kurarız?

Kendinize ait adanız olsa ve orada yaşayan tek insan olsanız bile yine etrafınızdaki canlılarla iletişim kurmaya çalışacaksanız. Evcil ya da yabani hayvanlarla, baktığımız bitkilerle bile kendini anlayıp, anlamaması umurumuzda olmadan iletişim kurarız. Durum böyleyken, toplumun bir parçası olduğumuzda daha fazla  kişiyle isteyerek ya da istemeyerek, o kişiyi sevsek de sevmesek de hayati ihtiyaçlardan, kendimizi ifade etmek, duygularımızı paylaşmak, hatayı önlemek, karşımızdakini teselli etmek ya da etkilemek,bilgi vermek ya da almak, dışlanmamak, saygı görmek, göstermek ya da herhangi bir sebep olmadan  her gün farklı karakter ve ruh halinde olan kişilerle etkileşime geçeriz. 



Yapımızda olan sosyalleşme isteği biz yalnızlığı ve sessizliği seçsek bile bu seferde vücut dili ya da iç ses ile kendi kendisiyle iletişim kurar. Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ve eskiye göre daha ulaşılabilir olmasıyla birlikte online yöntemlerle, dilini bilmese bile başarılı çeviri uygulamalarıyla dünyanın istediği noktasındaki insanlarla yazılı, sözlü ve görüntülü iletişime girebiliyor. Bu sayede bilginin daha fazla kişiye, ayrımcılık  ya da statüye bağlı olmadan isteyen herkese kolayca ulaşılabilmesi, fikrin daha iyi işlenmesi ve  geliştirilmesi sağlanıyor.

İnsanlar etkili iletişim konusunda sadece sevdiği insanlarla olan ilişkilerini düşünerek yeterli olduğunu düşünür. Ancak her yerde sevdiğiniz, iyi anlaşacağınız insanlar bulunmayacaktır. Bu kişilerle birçok sebepten bir araya geleceksiniz ve çoğu zaman duymak istemeyeceğiniz şeyler söyleyecekler ya da hareketler yapacaklar. 

Hem sosyal hem de iş hayatımızda başarılı olmak için en önemli anahtarlardan birisi iletişim gücü olacaktır.  Ne kadar bilgili olursak olalım, etkili iletişim kuramıyorsak bizden daha az bilgili ama iletişim yetenekleri güçlü kişilerin daha başarılı olduğunu göreceğiz. Bunu geliştirmek için aldığım eğitimleri, okuduğum kaynaklardaki yöntemleri adım adım aktaracağım. 

Diğer bir nokta ise ebeveyn olarak çocuklarınıza da bunu aşılamanız için kendinizin doğru rol model olmanız gerekmektedir. Sizi taklit edecektir, yaptığınız yanlışları da kendine yansıtacak ve düzeltmek isteyenlere annem/ babam da yapıyor diyecektir. Bu açıdan topluma faydalı bireyler yetiştirmede kilit rol yine iletişimden geçecektir.


Bu noktada ele alacağımız başlıklar: içgörü (insight),davranış türleri, ilişkileri geliştirmek için insan ilişkileri teknikleri ve hedefler, kriz ve stres yönetimi, dinleme, gönüllü işbirliği sağlama, ikna (anlaşmalı anlaşmazlık metodu), etkileme, takdir etme gibi birçok parçadan hedefe ulaşacağız. Bu konu nasıl sosyalleşirim sorusunu soran kişiler için de bu problemin çözümlerinden biri olacaktır.

Bunları okumamız, bilmemiz uygulamaya sokmadığımız sürece bir işe yaramayacaktır. Bunun için de Kaizen'i şirket menfaatleri için değil bu sefer kendimiz için kullanacağız. Gerçi her insan kaynakları birimi şirketinde iletişim kabiliyeti yüksek kişiler ister dolayısıyla çalışanlar için bu yeteneği geliştirmek şirketi için de faydalı olacaktır.
 

9 Aralık 2020 Çarşamba

Ücretsiz Online Kütüphane,Dergi, Kitap, ve Arşiv Yayınları

Faydalandığım yerli, yabancı dijital kaynakları liste olarak paylaşıyorum. İlgi alanınıza göre kurcalayarak mutlaka faydalanacağınız bir şeyler bulacaksınız.

1.archive.org









Bu siteyle ilgili gördüğüm en güzel tanım "
modern zamanın İskenderiye kütüphanesi" olmuştur. Yerli, yabancı sadece yazılı değil aradığınız konuyla ilgili birçok dosya formatında kaynaklar bulabileceğiniz dijital oluşumdur.
https://archive.org/ 

2.TÜBİTAK Popüler Bilim Dergileri e-arşiv sayfası

Bilim ve Teknik Dergisi 1967'den, Bilim Çocuk Dergisi 1998'den ve Merakli Minik Dergisi 2007’den bugüne  arşivlerini ve güncel sayılarını PDF olarak okuyabilirsiniz.


3.bookrix

Self Publishing yoluyla yazarların kendi eserlerini ister ücretli ister ücretsiz olarak paylaştığı online olarak ya da indirirek okuyabileceğiniz çok fazla kategoride kitabı barındıran bir sitedir. Sizin de kitap ya da birkaç sayfa yazı paylaşmak arzunuz olursa hesap açıp, yayınlayabilirsiniz. Satışa açarsanız kazanç için paypal hesabına ihtiyacınız olacaktır. 








Örnek olarak business-economics kategorisi linkini ekledim.

4.hathitrus





Tarihi ve günümüze ait ciddi bir arşive sahip kar amacı gütmeyen 17 milyondan fazla kaynağa sahip bir online arşivdir. Akademik araştırma yapanlar mutlaka incelemeliler.


5.gutenberg. manybooks







50.000 üzerinde telif süresi dolan kitapları ister indirebilir ister online olarak okuyabilirsiniz.

6.Kültür ve Turizm Bakanlığı e-kitapları
Sitenin arayüzü biraz verimsiz. Araştırırsanız broşürler,tarihi kitaplar,destanlar,mesneviler,Türk dünyası ve daha birçok farklı konuda kaynak pdf olarak indirilebilmektedir
Örnek olarak  Hierapolis pdfsi 

7. sesli kitap











Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın storytel işbirliğinde ve Türkiye Yayıncılar Birliği'nin katkılarıyla çocuk ve yetişkinler için sesli kitaplardan ücretsiz faydalanabilirsiniz.

30 Mart 2016 Çarşamba

Hayat İyiler İçin Çok Kısa

Zaten önceki konularımda ruh halimin kötü olduğunu anlatmıştım. Şimdi de çok iyi bir insanı gerçek anlamda kaybettik. Hala inanamıyoruz. Öldü. 3. Parti Lojistik firmasında çalışan ve bizim lojistikle birlikte yan odamızda sıkça konuştuğumuz melek gibi 23. yaşında gencecik insana bugün tır çarptığını, ölenin büyük ihtimal o olduğunu söylediler. Kesin emin değildi işlek yol olduğundan, üzeri şu lanet olası gazete ile örtme ritüeliyle kapatıldığından servisle gelenlerden duyduk.İşe 10-15 dk erken gelen adam gelmeyince iyice şüphelendik. Olay yerine bakmaya gidenlerden haber bekledik. Cesaret edemedim gitmeye... Giden arkadaşlar morga kadar girip, teşhiş etmeye çalışmışlar. İri yarı bir arkadaş olduğundan tırın önündeki havalandırma mazgallarında izi varmış,parçalamış. Olay yerine toprak atmışlar, kıpkırmızı toprak... Sabah 04.45'te olmuş olay, her zaman üst geçidi kullanan insan, bu sefer kullanmıyor. Sabah erken işe gideceğim demiş babasına bugün 14.00 deki toplantıya hazırlanacağını söyleyip,o saatlerde servis zaten yok, Yanında ne telefonu var,  2 tane taşır ne de laptop, hiçbir şey olmadan o saatte o yolda. Gideceği açık bir yer bile yok.


Herkes sabah saatlerce kendine gelemedi, daha dün gördüğüm adam yok. Sessiz, kimseye zararı olmayan, arkasından bir tane kötü söyleyecek biri olmayan bir arkadaşımdı. Daha dün canım sıkıldığından ona takılmıştım, keyifsiz, durgundu,dalgındı ama, normalde de neşeli olmadığından, neşesini dışa vurmadığından anlayamadık. O saat,üzerinde telefon olmaması düşünmek istemediğimiz ihtimalden başka bir şey getirmiyor aklıma. Onu yapmaz dindar bir insandı. Genelde iş bu tür duyguları uzaklaştırırdı ama artık işe yaramıyor. Sevdiğin insandan ayrılma, arkadaşının vefat etmesi cidden kolayca silinecek acılar değil. Kaybettiklerimiz hep erken gidiyor, gereksiz insanlar yaşıyor. Yapacak bir şey yok hayat bir sahne, rolümüz kadar oyunda perde kapanana kadar oynuyoruz. Ama kötü insanlar en son öldüğü gerçeği hayatta da önümüze çıkıyor. Akrabam ölse belki bu kadar kötü olmazdım. Bir de annesine söyleyememişler kalp krizi geçirir diye. O annenin o halini düşündüm,kendi annemin böyle bir haberi aldığını düşündüm iyice kötü oldum.  Mali müşavir olmaya çalışıyordu, Stajını bizim şirkette yapsam olur mu derken... Blog günlüğe döndü. Bilmiyorum yazınca da bir şey değişmiyor ama yapacak bir şey yok.  Hayatı tırları ayarlamak,şoförlerle mücadele eden insanın bu şekilde tır çarpmasıyla ölmesi daha da çok koyuyor. Hayatın devam ettiğini,işlerin yürümesi için yerine geceye bakan arkadaş arandı apar  topar getirilmesiyle bir kez daha anladım. İlk çocukken anlamıştım, onu anlatmak istemem. Allah rahmet eylesin.Mekanı cennet olsun... Şimdi cenaze namazı kılınıyor. Süreç bu kadar hızlı :(

29 Mayıs 2015 Cuma

Nasıl İyimser Bir İnsan Olabiliriz?

HERKES İÇİN BİRAZ MUTLULUK

Jerry, çevresindekilerin çok sevdiği insanlardan biriydi.
Keyfi her zaman yerindeydi. Her zaman söyleyecek olumlu
bir şey bulurdu. Hatta bazen etrafındakileri çıldırtırdı bile.

Bu adam, bu halde bile nasıl iyimser olabiliyor? Birisi nasıl
olduğunu sorsa; “Bomba gibiyim” diye yanıt verirdi hep..
“Bomba gibiyim.” Jerry bir doğal motivasyoncuydu...

Yanında çalışanlardan biri, o gün, kötü bir günündeyse,
Jerry yanına koşar, duruma nasıl olumlu bakılacağını anlatırdı.

@micheleborba.com

Bu tarzı fena halde düşündürüyordu beni... Bir gün Jerry’ye
gittim. Anlayamıyorum dedim.. Nasıl olur da, her zaman,
her koşulda bu kadar olumlu bir insan olabiliyorsun...
Nasıl başarıyorsun bunu?

Her sabah kalktığımda kendi kendime Jerry bugün iki
seçimin var: Havan ya iyi olacak, ya kötü.. derim.
Havamın iyi olmasını seçerim. Kötü bir şey olduğunda gene iki
seçimim var: Kurban olmak, ya da ders almak.

Ben başıma gelen kötü şeylerden ders almayı seçerim.
Birisi bana bir şeyden şikayete geldiğinde, gene iki seçimim var..
Şikayetini kabul etmek ya da ona hayatın olumlu yanlarını
göstermek. Ben hayatın olumlu yanlarını seçerim.

Yok yahu, diye protesto ettim. Bu kadar kolay yani?
Evet.. Kolay dedi Jerry.. Hayat seçimlerden ibarettir.
Her durumda bir seçim vardır. Sen her durumda nasıl
davranacağını seçersin. Sen insanların senin tavrından nasıl
etkileneceklerini seçersin. Sen havanın, tavrının
iyi ya da kötü olmasını seçersin...
Yani sen, hayatını nasıl yaşayacağını seçersin!..

Jerry’nin sözleri beni oldukça etkiledi. Onu, uzun yıllar
görmedim. Ama, hayatımdaki talihsiz olaylara dövünmek
yerine, seçim yapmayı tercih ettiğimde hep onu hatırladım.

Yıllar sonra, Jerry’nin başına çok tatsız bir şey geldi. Soygun
için gelen hırsızlar, paniğe kapılıp, Jerry’yi delik deşik etmişler...
Ameliyatı 18 saat sürmüş, haftalarca yoğun bakımda kalmış.
Taburcu edildiğinde, kurşunların bazıları hala vücudundaymış.

Ben onu, olaydan altı ay sonra gördüm.
Nasılsın? diye sorduğumda, Bomba gibiyim dedi
Bomba gibi. Olay sırasında neler hissettin Jerry dedim.
Yerde yatarken, iki seçimim var diye düşündüm..
Ya yaşamayı seçecektim, ya ölümü.. Ben yaşamayı seçtim.

Korkmadın mı, şuurunu kaybetmedin mi !..
Ambülansla gelen sağlık görevlileri harika insanlardı.
Bana hep İyileşeceksin merak etme dediler.
Ama acil servisin koridorlarında sedyemi hızla
sürerlerken, doktorların ve hemşirelerin yüzündeki
ifadeyi görünce ilk defa korktum.Bu gözler
bana; Bana adam ölmüş diyordu. Bir şeyler yapmazsam,
biraz sonra ölü bir adam olacaktım gerçekten..

Ne yaptın? diye merakla sordum..
Kocaman bir hemşire yanıma yaklaştı ve bağırarak
herhangi bir şeye alerjim olup olmadığını sordu..
Evet diye yanıt verdim.. Var.. Doktorlar ve hemşireler
merakla sustular.. Derin bir nefes alarak kendimi
toparladım ve bağırdım: Benim kurşunlara alerjim var !..

Doktorlar ve hemşireler gülmeye başladılar. Tekrar bağırdım..
Ben yaşamayı seçtim. Beni bir canlı gibi ameliyat edin.
Otopsi yapar gibi değil..

Jerry, sadece doktorların büyük ustalıkları
sayesinde değil, kendi olumlu tavrının büyük
katkısı ile yaşadı. Yaşaması bana yeni ders oldu.

Hergün, hayatımızı dolu dolu yaşamayı seçme şansımız
ve hakkımız olduğunu ondan öğrendim..
Ve her şeyin kendi seçimimize bağlı olduğunu..


Bu yazıyı okudunuz. Şimdi iki seçiminiz var:

1. Unutup gitmek.
2. Kesip saklamak,
fotokopisini çıkarıp, dostlarınıza dağıtmak..

Ben, ikincisini seçip bunu sizlerle paylaşmayı tercih ettim.

Francie Baltazar-Schartz 

20 Şubat 2014 Perşembe

Hayat Hakkında Tecrübe ve Tavsiye İsteyenlere

Kendi başımdan geçenlerden ve etrafımda gördüklerimden oluşturduğum tavsiyeler


  • Birinin seni sevmesini bekliyorsan önce sen kendini sevecek ve sonra başkalarını seveceksin sonra onlar da seni sevecektir
  • İnsanlar gerçekleri sevmez bunu pat diye söylersen sevilmeyen  kişi olursun hem de çoğu kişi  tecrübe ederek öğrenmeyi sever 
  • Sürekli eleştiri yapmayacaksın
  • Bana bir şey olmaz demeyeceksin önlemsiz tedbirsiz iş yapmayacaksın ve yaptırmayacaksın
  • Sadece taraf  olduğun görüşleri değil karşı tarafı da okuyacak,araştıracaksın acaba doğru yoldamıyım diye kendini sorgulayacaksın.
  • Anı yaşamak derler ya çok doğru her anın keyfini çıkaracaksın.Lanet okuman o durumda olma gerçeğini değiştirmeyecek
  • Kolay kazanç diye bir şey yoktur.Senin kolay kazanıyor diye gördüğün kişiler o durumu ortaya çıkarmak için emin ol çok çabalamıştır.İyi bir fikrin, planın olması ve o planın işleyeceği sistemin kurulması ve işletilmesinin önemi burada yatıyor.
  • Sabredeceksin. Süreci hızlandırıcak torpil gib faktörler yoksa hiçbir şey bir anda olmayacak  ;)
  • Kıskançlık ve kibirden uzak duracaksın.Mesela bir arkadaşın senden iyi not almıştır. Onu tebrik etmen senden bir şey eksiltmez
  • Kötü günleri içki,sigara ve daha beter bağımlılık yapıcı maddeler durumu yok etmeyecek ve unutturmayacaktır.Köpek gibi her şeyi hatırlayacaksın.Tek çare senin olaylara yaklaşımın,pes etmemek ve bazen zamanın görevini yapmasını beklemek en doğrusudur.
  • Girişimci ve hızlı biri değilsen ileride çok fırsat kaçıırsın.Hayat hızla akıyor ve hızlı olan kazanıyor. Neler kaçırırsın yavaşlığınla,çekingenliğinle ve acabalarınla zamanı,aşkı,işi ve parayı Eğer böyle değilsen yaşın küçükse şimdiden iyi çalış derslerine iş garantisi olan meslekler seç doktorluk,polislik,askerlik,hemşirelik her türlü sağlık sektörüyle ilgili eğitim iş kazandırır 
  • Önceki maddeye göre seviyorsan reddedilirim diye korkma eğer kendinde kazanacak oynanmaya değer bir oran görüyorsan gidip açılacaksın.Kabul etmezse etmez en azından ben diğer insanlar gibi korkak değilim sevdiğim kişiye açlılabildim diyeceksin.Bu bile tecrübe katar.
  • Sayısal derslerin orta seviyedeyse çalışmayı çok sevmiyorsan hocaların gazıyla,arkadaşlarım da seçti diyerek sayısal seçmeyeceksin. Yabancı dil oku en azından lisedeki öğrendiğin boşa gitmeyen tek bölümdür ve yeteneğin varsa kolaydır.Ama bu yola çıkıyorsan 2. ve 3. dilleri eklemezsen yanına hiç bulaşma
  • Rusça,Çince öğren iş bulamıyorsan.
  • Yabancı dil derslerinde konuşmaya çalışanlara gülüp,bana da gülerler korkusuyla derste oturmayacaksın.Kaybeden güldüğünüz arkadaşınız değil siz gülenler olursunuz.
  • Dertlerinle milletin başın ağrıtmayacaksın herkesin derdi var ama sağlığın için dertlerini dinleyecek arkadaşların da olursa fena olmaz
  • Kimseye kefil olmayacaksın ben olmadım olanların halini gördüm.
  • İleride esnaf olursan kimseye hatır çeki vermeyeceksin.
  • Kimseye değerli emanet vermeyeceksin araba gibi bir yere çarpar gelir 
  • Hayır demeyi bileceksin. 
  • Tutamayacağın sözler vermeyeceksin.
  • Verdiğin borcu istemeyi bilmiyorsan borç da vermeyeceksin
  • Anne babanın kahin özelliği varsa benimkiler gibi her işte akıl danışacaksın
  • Tasarruf yapmayı gelirin ne olursa olsun bileceksin kenarda az da olsa birikmişin olacak eline ne geçerse ne alayım düşüncesiyle yaşamayacaksın
  • Biz şu cami için hayır topluyoruz diye dilenen makbuzu bile olan dolandırıcılara para vermeyeceksin
  • Büyük konuşmayacaksın başına gelir 
  • Yeni tanıdığın adama her şeyini anlatmayacaksın
  • Çalıştığın yerde siyaset konuşmayacak,maaşlar farklıysa maaşını söylemeyeceksin
  • Oyunu satmayacaksın kişiliğini satmakla eşdeğerdir
  • Kendini kullandırtmayacaksın
  • İnsanlara gerekenden fazla değer vermeyeceksin. 
  • Özel sektörde çalışacaksan nabza göre şerbet vereceksin en zoru da bu  
  • Yine üstteki maddeyle ilgili işini iyi yapabilirsin ama reklamın hayatın özü olduğunu unutmayacaksın.Yaptıklarını sunmayı yani satmayı bileceksin.Yoksa olacak senden az iş yapan ama yaptığını iyi gösteren biri senden üstün  tutulur.
  • İyi gün değil kötü gün dostlarını bulup onlara değer vereceksin
  • Kendini kimseden üstün görmeyeceksin başına öyle bir şey gelir hayat gününü gösterebilir.
  • İnsanların inançlarıyla alay etmeyeceksin,kendi doğrunu onlara dayatmayacaksın
  • Erteleme huyun varsa bundan bir önce kurtulma yolunu bulacaksın yoksa çok kaybın olur
  • Kuponların tutuyorsa paylaşmayacaksın paylaşınca büyüsü bozulabiliyor [8D] hem de güvenip oynarlar tutmazsa boş yere küfür yemezsin
  • Dinini asıl kitaplardan öğreneceksin bilmem ne hocanın kitabını onlardan üstün tutmayacaksın
  • Araştırmadan, kulağınla duymadan birilerinin söylemleriyle karar vermeyeceksin
  • Dinlemeyi ve kendini dinletmeyi bileceksin 
  • Kendine güveneceksin sana kimse yardım etmeyecek kendi çabanla bir şeyler başaracak şekilde yaşamayı öğrenmelisin.
  • Birisi yapmışsa ben de yapabilirim diyeceksin ama abartmadan çapın kadar tutarlı hedefler belirleyeceksin.
  • Her meslek dalından arkadaşlar edinmen çok işine yarar özellikle doktor ,avukat ,muhasebeci, bankacı,emlakçı,taksici,ik cı da sana iş sağlar :) rent a car cı lazım. neden bunu yazdım önce sağlık, sonra kendini avukatın iyisi çok önemli, peşinden para durumları  da lazım.
  • Seni paran için seven kızdan uzak duracaksın yapabilirsen
benden bu kadar umarım işinize yarar

Yazan: Eren Ünal

25 Ocak 2014 Cumartesi

Six Word Short Stories

 Hemingway once wrote a story in just six words ("For sale: baby shoes, never worn.") and is said to have called it his best work.  sci-fi, fantasy, and horror writers from the realms of books, TV, movies, and games to take a shot themselves.

Failed SAT. Lost scholarship. Invented rocket.
- William Shatner

Computer, did we bring batteries? Computer?
- Eileen Gunn

Vacuum collision. Orbits diverge. Farewell, love.
- David Brin

Gown removed carelessly. Head, less so.
- Joss Whedon

Automobile warranty expires. So does engine.
- Stan Lee

Machine. Unexpectedly, I’d invented a time
- Alan Moore

Longed for him. Got him. Shit.
- Margaret Atwood

His penis snapped off; he’s pregnant!
- Rudy Rucker

From torched skyscrapers, men grew wings.
- Gregory Maguire

Internet “wakes up?” Ridicu no carrier.
- Charles Stross

With bloody hands, I say good-bye.
- Frank Miller

Wasted day. Wasted life. Dessert, please.
- Steven Meretzky

“Cellar?” “Gate to, uh … hell, actually.”
- Ronald D. Moore

Epitaph: Foolish humans, never escaped Earth.
- Vernor Vinge

It cost too much, staying human.
- Bruce Sterling

We kissed. She melted. Mop please!
- James Patrick Kelly

It’s behind you! Hurry before it
- Rockne S. O’Bannon

I’m your future, child. Don’t cry.
- Stephen Baxter

1940: Young Hitler! Such a cantor!
- Michael Moorcock

Lie detector eyeglasses perfected: Civilization collapses.
- Richard Powers

I’m dead. I’ve missed you. Kiss … ?
- Neil Gaiman

The baby’s blood type? Human, mostly.
- Orson Scott Card

Kirby had never eaten toes before.
- Kevin Smith

Rained, rained, rained, and never stopped.
- Howard Waldrop

To save humankind he died again.
- Ben Bova

We went solar; sun went nova.
- Ken MacLeod

Husband, transgenic mistress; wife: “You cow!”
- Paul Di Filippo

“I couldn’t believe she’d shoot me.”
- Howard Chaykin

Don’t marry her. Buy a house.
- Stephen R. Donaldson

Broken heart, 45, WLTM disabled man.
- Mark Millar

TIME MACHINE REACHES FUTURE!!! … nobody there …
- Harry Harrison

Tick tock tick tock tick tick.
- Neal Stephenson

Easy. Just touch the match to
- Ursula K. Le Guin

Microsoft gave us Word. Fiat lux?
- David Brin

Special Web-only edition: We were unable to include these 59 stories in the print magazine. 

Atatürk’e Göre Çalışmanın Anlam ve Önemi


Atatürk ve çalışkanlık

Atatürk’e göre, ‘’Çalışmak genel bir kanundur.’’ Çalışmak, üretmek Atatürk’ün yaşama biçimidir. Atatürk’e göre çalışmamak insan için en büyük kusurdur. Bu nedenle Atatürk, ‘’Türkiye çalışkanlar diyarı olacaktır’’ demiştir. ‘’Neticesiz uğraşmak çalışmak sayılmaz. Hiç bir şey yapmamak veyahut neticesiz, anlamsız şeyler yapmak çalışmak kanununa karşı büyük kabahattir’’ Bu düşüncesinde Atatürk, boşuna çalışmanın zararına belirtmektedir. İnsan emeği ve zamanı kıymetlidir. İnsan yaşamında günler sayılıdır. Geçen zaman bir daha geri gelmez. Öyle ise emeğimizi ve zamanımızı doğru değerlendirmeliyiz. Doğru, yararlı sonuç alacağımıza konularda çalışmalıyız. Sonuçsuz boş işlerle uğraşmamalıyız.



İnsan, düşünce olarak, kişilik olarak ancak çalışarak gelişebilir. Hayatımız için gerekli olan her şeyi ancak çalışarak elde edebiliriz. Çalışmamak, tembellik bütün kötülüklerin temelidir. Atatürk’e göre iyi insan iyi vatandaş olmak temel amaçtır. Ancak bu amaca giden tek yol vardır, o da çalışkanlıktır. Mutluluğun ve iyi insan olmanın tek yolu, çalışkanlık olduğuna göre, bütün insanlar, çocukluklarından itibaren çalışkanlığı alışkanlık haline getirmektedir.

Atatürkçü olmak onun yolundan gitmek için önce çalışkan olacağız. Çalışmayanın Atatürkçü olması ya da onun yolundan yürümesi mümkün değildir. Çünkü Atatürkçülük çalışkan olmakla başlar. Atatürk’ün herkes için aydınlatıcı bir sözü ile konuşmamı bitiriyorum. ‘’Çalışma, insanların fiziksel güçlerini geliştirir ve hayat için gerekli olan şeyleri temin eder. Çalışmaksızın, fikri gelişme ve ahlaki gelişme mümkün değildir. Tembellik bütün fenalıkların anasıdır.’’

Kaynak: Belirli Günler ve Haftalar, Endi Mağazaları Kültür Hizmeti, sayfa 97.

“Dünyada hak eden değil hareket eden kazanır.”Mümin Sekman



“Dünyada hak eden değil hareket eden kazanır.”

Bu iki seçenekten hangisini seçeceğiniz size kalmış.Tercihi yapacak olan sizsiniz.

Bulunduğunuz yerden,yaşadığınız hayattan memnun değilseniz,sizi istediğiniz yere götürebilecek olan şeyin hareketsizlik duraklarına takılıp kalmak değil,hareketin yollarıdır.

“Her insanın karakter kimyasında her elementten biraz vardır.her insan da tembellik de çalışkanlık da vardır.Önemli olan içimizdeki çalışkanlık parçasını bulmak ve güçlendirmektir”

Tembellik ve çalışkanlık her ikisi de içimizde vardır.Bu iki özellikten hangisini çalıştırıp ve harekete geçirirsek,o tarafımız kazanır ve davranışlarımıza yaşantımıza yansır.

Sizi yapacaklarınızdan alıkoyan,ruhunuzu yorgun kılan atalet halinizden bir başkası değil sadece kendiniz çıkarabilirsiniz.

Hadi bakalım şimdi içinizdeki eylemsizlik canavarını yenin o sizden ayrı bir parça değil, ve siz istemedikçe asla size zarar veremez. Hemen harekete geçin sizde başarılı,mutlu,huzurlu ve neşeli olmayı hak ediyorsunuz.Yapamıyorum değil yapmak istemiyorum dediğinizden dolayı bu durumu yaşıyorsunuz.

Kaynak:Kişisel ataleti yenmek(Mümin Sekman)
Kitabın D&R linki için tıklayın

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Learning New Information During Sleep


Information picked up while we slumber can stay with us when we awake, even if we aren’t aware of it.
Scientists have found the strongest evidence yet that people can learn new information while they are sleeping, rather than simply strengthening memories already made.
Anat Arzi from the Weizmann Institute of Science in Rehovot, Israel played tones to sleeping volunteers before wafting smells of deodorant, shampoo, rotten fish, or dead animals past their noses. The smells triggered a sniffing reflex and the pleasant ones drew stronger sniffs. Then, when Arzi played the tones alone, the volunteers still sniffed, and more strongly to tones that had been paired with nice odors.
This conditioned response lasted through the night and into the next morning when the volunteers woke up. Although they still sniffed when they heard the tones, none of them were aware of what they had learned.
“This work is transformative in that it shows that humans can acquire information not only without awareness but also in a non-conscious state,” says Kimberly Fenn, a psychologist from Michigan State University, who was not involved in the study.
“There’s a kind of dogma that says the brain encodes new information when it’s awake, and consolidates memory while asleep,” explained Jan Born, a sleep researcher from the University of Lübeck. “This paper shows that the contrast between these two modes of activity isn’t that sharp.”
Decades of research has already shown that the brain actively processes information while we sleep, and we can strengthen existing information with the right triggers, such as odors present at the time of initial learning. But its ability to learn while snoozing has been less clear.
Several groups have tested for advanced forms of learning during sleep, like picking up the links between pairs of words. All such experiments have failed. The only positive results came from studies showing that a very basic form of learning known as classical conditioning can occur in sleeping rats and infants, which begin to associate two stimuli—say, a tone and a puff of air—if they are presented together.
By contrast, Arzi’s experiments used a different technique called “trace conditioning,” where the tone and the smells are separated by more than a second. “This is considered a more advanced type of learning, and unlike classical conditioning, it depends on the hippocampus,” she said. “This is the type of learning associated with more complicated cognitive tasks, and therefore finding it in sleep is potentially important and novel.”
Arzi also took steps to ensure that her subjects were not inadvertently waking up. Throughout her study, a sleep technician monitored the volunteers’ brain activity and halted the experiment whenever they showed signs of rousing. All such trials were left out of the final analysis.
Arzi’s volunteers only learned a very simple response, and it is not clear if we can pick up more complex information while sleeping. “This does not imply that you can place your homework under the pillow and know it in the morning,” she said. “There will be clear limits on what we can learn in sleep, but I speculate that they will be beyond what we have demonstrated.”
Fenn agreed. “It is difficult to imagine that any form of declarative information, even simple vocabulary learning, could be accomplished in a sleep state,” she said. “That being said, this study may have strong implications for conditioning of undesirable behaviours.”
Addictions, for example, are sometimes treated by teaching people to associate the drugs they crave with something repulsive. Although such approaches are controversial, our hours of slumber could provide a prime opportunity to enshrine such associations, and the lack of awareness when we wake up would only be a bonus, Arzi noted. “If you have some bad habit that you want to get rid of, awareness may only hinder your efforts,” she said. “If you could learn to get rid of the habit during sleep, you may do it without awareness as to why.”
A. Arzi et al., “Humans can learn new information during sleep,” Nature Neuroscience, doi:10.1038/nn.3193, 2012.

6 Temmuz 2012 Cuma

Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu


Elde Var Hayal
Hayal kurmak geleceği makro ölçülerde yaşama isteğidir. William Russell “Büyük işler, büyük hayaller kurma özelliği olan insanlarca başarılmıştır” der. Hayaller hayat tarlasından geçerken elimizden toprağa düşen tohumlardır. Tohum ve tarla için de çabalamanız gerekir ki hayaller gerçek olsun.

Hayalleriniz sizin yürek gücünüzü gösterir. Bir insanın yüreğinin gücünü anlamak için sadece yaptıklarına değil, yapmayı istediklerine de bakmak gerekir. “Hayaller bizim kim olduğumuzun aynasıdır” der Barbara Sher. Esaret altındaki insan özgürlüğü hayal etmeli ki yüreğinde şahlanış gülleri açsın. Aç insan ekmeği olmayan değil ekmeğin hayalini kuramayan insandır aslında. Bunu birçok durum için genelleyebiliriz.

Her hayal, hayat duvarında gelecek adına bir tuğla koymaktır. Önce hayalinizi kurun ve ardından bu hayalinize ulaşma adına adımlayın, yürüyün ve koşun. Hayaller imkansız gibi gözükse de sonuçta elinizde kalacak yine sizin huzur parçacıklarınızdır. Leo Burnett’in dediği gibi “Yıldızlara uzandığında bir yıldıza sahip olamazsın belki ama bir avuç çamur da elde etmezsin”’

Hayaller insanı öylesine motive eder ki, belli bir süre sonunda siz hayalin peşini bıraksanız da hayaller sizin peşinizi bırakmaz. Zaten bizi hayata bağlayan birazda gerçekleşmemiş hayaller değil midir? “Hayallerini ve ideallerini bıraktıysan bari yaşamayı da bırak” der Marian Anderson. Siz hayalinizin peşinden koşun ve görün ki o hayal sizi hayat yolunda elinizden tutacak, terinizi silecek ve varış yerinde sizi bekliyor olacaktır.

Ümit var olunuz ki, gelecek hayallerinin gölgesinden ayrılmayanların olacaktır. Hayal gücü özgürdür. Hayal gücü özgürleştirir. Riviere  “Kafeste olmak insana uçabileceği zannını veriyor” der. Hayallerle özgürleşmek için engelleri küçümseyin. Zaten engeller Hanry Ford’un dediği gibi gözümüzü hayalden ayırdığımız aman gördüğümüz o korkunç şeyledir.

Hayaller gerçeğe uygun olmalıdır. Gerçekleşen her hayal de bizi ileriye tanıyacak yeni hayallerin oluşmasına olanak sağlar. Hayaller ateşe benzer. Hayal hem iyi bir hizmetkar hem de efendidir. *(1)

Hayallerinizi hep canlı tutun ki size hep rengarenk görünsün. Hayalleriniz için heyecanlanın ve ona hazırlanın. Hayalinizin ışığını söndürmeyin ki o da sizi karanlıkta bırakmasın. Hani bir şarkıda söylenir ‘tozpembe hayaller vardı, pembesi gitti tozu kaldı’. Hayallerinizi gözünüzün önünde hep canlı tutun ki pembesi size kalsın ve tozlanmasın. Hayalinizi gözünüz kapayınca değil açıkken de görmeye çalışın.

Ünlü bir heykeltıraşa öylesine muhteşem heykelleri nasıl yaptığını sormuşlar. O ise heykelin işlenmemiş mermer bloğun içinde olduğunu hayal ettiğini, zaten orda duran şeyi açığa çıkarmak için fazlalıkları yonttuğunu söylemiş. *(2) Hayatta böyledir işte. Önce bize sunulan hayatı nasıl yaşamak istiyorsak hayal etmeli, hayatı bu doğrultuda mermer blok gibi yontmalı ve huzuru ortaya çıkarmalıyız.

Geçmişte de başaranlar hep hayal edenler olmuştur. Süleymaniye Mimar Sinan’ın önce hayallerini süslemiş ardından İstanbul’un incisi olmuştur. Çil, çil kubbelerin, kütüphanelerin ardında hep hayal vardır. Fatih Sultan Mehmet hayal kurmuş, gemileri karadan yürütmüş, karanlık bir çağı kapatmış aydınlık bir çağı bu kapılarını ardına kadar açmıştır. Osman Gazi bir düş görmüş ve cihan devleti Osmanlı imparatorluğunun tohumlarını atmıştır. *(3)

Gelecekte nasıl bir dünya istiyorsanız önce hayal edin. Hayalin başladığı yerde zafer için de geri sayımda başlamıştır. Ayaklarını yere basın ve yıldızlara uzanmaya devam edin. Çevrenizdekilerin hayallerine de destek olun. Dikkat edin kurduğunuz hayal kırdığınız hayal olmasın.

Kaynak: makalemarketi.com