ad

se

gıda sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gıda sektörü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2021 Cuma

Gıdada Taklit ve Tağşiş Yapanlara Yeni Cezalar Geliyor

Gıda ve yem işletmecileri ürettikleri, ithal ettikleri, kendi adı ve ticari unvanı ile piyasaya arz ettikleri ürünlerde taklit ve tağşiş yaparlarsa İlk ihlalde 54 bin 555 Türk Lirasından az olmamak ve 545 bin 550 Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

Bu Yönetmelik; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 24 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.



İdari para cezasının hesaplanması

MADDE 5 – (1) Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde öngörülen idari para cezaları yıllık gayri safi gelir üzerinden hesaplanır.

(2) Gıda işletmecisine uygulanacak idari para cezası miktarı işletmecinin fiilden bir önceki mali yılın sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa fiil tarihine en yakın mali yılın sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden hesaplanır.

(3) Taklit veya tağşiş fiilinin;

a) Üreten veya ithal eden gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde;

1) İlk ihlalde ellidörtbinbeşyüzellibeş Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

2) Fiili üç yıl içerisinde birinci kez tekrarlaması durumunda yüzdokuzbinyüzon Türk Lirasından az olmamak ve birmilyondoksanbirbinyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

3) Fiilin üç yıl içerisinde ikinci kez tekrarlaması durumunda Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi gereği işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.

b) Kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde;

1) İlk ihlalde ellidörtbinbeşyüzellibeş Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

2) Fiili üç yıl içerisinde birinci kez tekrarlaması durumunda yüzdokuzbinyüzon Türk Lirasından az olmamak ve birmilyondoksanbirbinyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

3) Fiilin üç yıl içerisinde ikinci kez tekrarlaması durumunda ikiyüzonsekizbinikiyüzyirmi Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyüzseksenikibinikiyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

c) İzlenebilirliğini sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde beşbindörtyüzellibeş Türk Lirasında az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır. Tekerrür halinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununu hükümleri uygulanır.

(4) İdari para cezalarına karşı dava açılmış olması tekerrür hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

(5) Gayri safi gelirin yüzde biri hesaplandığında elde edilen miktarın, Kanunda belirlenen alt sınırların altında kalması halinde Kanunda belirlenen alt sınır, üst sınırların üzerinde kalması halinde üst sınırda belirlenen miktar idari para cezası olarak uygulanır.

(6) İdari para cezalarının alt ve üst sınırları her takvim yılı başında 5326 sayılı Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

(7) Faaliyete yeni başlanılması ya da vergiye kayıtlı faaliyetin bulunmaması gibi nedenlerle gayri safi gelirin tespit edilemediği durumlarda idari para cezası fiil için belirlenen alt sınır üzerinden uygulanır



Gayri safi gelirin belirlenmesi

MADDE 6 – (1) Gayri safi gelir aşağıda belirtilen usulde belirlenir:

a) Bilanço esasına göre defter tutanlar için; işletmecinin faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan veya tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsayan ve gelir tablosu hesaplarından, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak yapılan düzenlemelerle belirlenen “60. Brüt Satışlar” hesap grubundaki hesaplara kaydedilmesi gereken tutarlardan “61. Satış İndirimleri” hesap grubundaki hesaplara kaydedilmesi gereken tutarların düşülmesi sonucu kalan tutarı ifade eder.

b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan işletmeler ile basit usule tabi mükellefler için dönem içinde elde edilen hasılat ve diğer gelir kalemlerinin toplamıdır.

c) Serbest meslek kazanç defteri tutanlar için yıl içinde elde edilen gayrisafi hasılat toplamıdır.

ç) İş ortaklığı ve adi ortaklıklar için ortaklığın iş ve işlemleri için hazırlanan finansal tablolarda yer alan ve faaliyet alanına göre bu maddede belirtilen tutar veya tutarlar toplamıdır. Ortaklık iş ve işlemlerine ilişkin olarak ortaklık için 213 sayılı Kanunu hükümleri uyarınca defter tutulmaması ve finansal tabloların hazırlanmaması durumlarında, ortaklığı oluşturan satıcı veya sağlayıcıların ortaklık kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetleri için kendi defterlerine kaydettikleri ve bu maddede belirtilen tutarları oluşturan değerler toplamıdır.

(2) Gayri safi gelirin belirlenmesinde idari para cezasına konu fiilin işlendiği yıldan önceki yıla ait gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan tutarlar dikkate alınır. Bu tutarların tespitinin mümkün olmaması durumunda fiil tarihine en yakın dönem için verilen gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerindeki tutarlar gayri safi gelirin belirlenmesinde esas alınır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlük

MADDE 7 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.

3 Haziran 2015 Çarşamba

Bisküvi ve Şekerlemede İşler Kötü Gidiyor. Çalışan İzinde


Geçen yıl 2.7 milyar dolarlık ihracat yapan bisküvi ve şekerleme üreticileri Ortadoğu’daki savaşlardan dolayı bu yıl ciddi kayıplarla karşı karşıya. Büyük markalar kaybı başka ülkelere ihracatla aşarken, ağırlıklı olarak Ortadoğu’ya ihracat yapan firmalar ise işçilerini ücretsiz izne çıkartmaya başladı. Firma temsilcileri, “Eğer durum düzelmezse işçi çıkarabiliriz” dedi.

                                                       @besimmakine

SURİYE, Irak, Yemeni Libya ve Mısır gibi ülkelerde yaşanan savaş durumu Türkiye’deki bisküvi ve şekerleme üreticilerini de vurdu. Özellikle Karaman’da faaliyet gösteren bisküvi üretim fabrikaları ihracat pazarlarında yaşana sorunlar nedeniyle işçilerini ücretsiz izine göndermek zorunda kaldı. İç pazarda da yükselen dolar kuru sebebiyle satışlarının düştüğü ifade edilirken, bazı firmalarda üretim yüzde 25 oranında azaldı.

OKULLAR KAPANINCA

Her yıl haziran ayından sonra talebin azalmasıyla üretimlerini düşürmeye başladıklarını ifade eden Şimşek Bisküvi Yönetim Kurulu Başkanı Erol Şimşek, “Bu yıl ise geçen yıldan farklı olarak mayıs ayı başında üretimi yavaşlatmak zorunda kaldık. İhracat pazarlarında yaşanan savaş durumları sebebiyle satış rakamlarımız düştü. Geçen yılın mayıs ayı ile karşılaştırdığımızda ihracat rakamlarımızda yüzde 25‘lik düşüş yaşandı” dedi. Yaşanan bu sıkıntıların uzun sürmesi halinde işçi çıkarma ihtimalinin ortaya çıkacağına vurgu yapan Şimşek şunları söyledi: “Dolar ve Euro’daki oynaklık sebebiyle ihraç ettiğimiz ürünlerin fiyatlarını bir türlü ayarlayamıyoruz. Okulların kapanmasıyla birlikte iç piyasadaki yavaşlama daha da artacak. Umarım bir an önce bu zor durumu atlatırız. İç piyasa maliyetleri de her geçen gün artıyor. Seçimlerden sonra bazı şeylerin düzeltilmesini bekliyoruz.”

300 İŞÇİ İZİNDE

Özellikle ürünlerini ihraç ettikleri Ortadoğu pazarındaki savaş durumunda dolayı ihracatlarının yüzde 15 düştüğünü söyleyen Karaman’da üretim yapan Bifa Bisküvi’nin Genel Müdürü Mustafa Pınarbaşı, “Yaz aylarında bu durumun yaşanmasını bekliyorduk. Ancak herşey bir anda oldu. Mayıs ayı itibariyle 300 işçimizi izne çıkardık. Hangi ülkeye ihracat yapıyorsak o ülkede sürekli sorunlar yaşanmaya başladı. Dolardaki aşırı yükselişinde ihracatta ki düşüşte büyük payı var” ifadelerini kullandı. 

Hükümetler  arası sevgi yok

ORTADOĞU’daki ülkelerde yaşanan savaş durumu dışında Türkiye’nin dış politikasından dolayı da ihracatın düştüğünü iddia eden Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Zekeriya Mete, “Türkiye’nin komşuları ve Ortadoğudaki diğer ülkelerle kavgalı olmasının da ihracattaki düşüşte büyük payı var. Belki halklar birbirini seviyor ama hükümetler arasında böyle bir sevgi yok. Tartışmalı olduğumuz ülkeler ihracatçılarımıza sürekli tarife dışı engeller çıkarıyor” dedi. Geçen yıl sektör olarak 2.7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerine değinen Mete, “Bu yıl ise 2.5 milyar doları yakalarsak sevinecek durumdayız” diye konuştu. 

Büyükler başka yere de satıyor

TÜRKİYE’de üretim yapan birçok firmanın ihracat konusunda sıkıntılar yaşadığına vurgu yapan Zekeriya Mete, “Türkiye’deki en büyük bisküvi ve çikolata üreticileri de yaşanan durumdan etkileniyor ama Karaman’da bulunan üreticiler daha çok etkilendi. Çünkü Ortadoğu en büyük pazarları. Diğer büyük üreticiler de Ortadoğu ihracatlarında sıkıntı yaşıyor. Ancak dünyanın birçok yerine ürün gönderdikleri için bazı durumları daha rahat aşabiliyor. Bir an önce söz konusu ülkelerle olan sıkıntıların aşılması gerekiyor” dedi.

En çok etkilenen Karaman oldu

ORTADOĞU’da yaşanan durumdan en çok Karaman’daki bisküvi fabrikalarının etkilendiğinin altını çizen Zekeriya Mete, “Çünkü buradaki farbrikalarımız ürünleriye Ortadoğu ülkelerine hitap ediyor. Türkiye ihracatını yaptığı ürünlerde kilo başına ortalama 1.5 dolar elde ediyor. Ama bisküvi gibi ürünlerin ortalama kilogram fiyatı 3 dolar. Böyle bir pazarı kaybetmemek çin çalışmalar yapmamız gerekiyor” dedi. Afrika ülklerine de ihracatın bir hayli azaldığına dikkat çeken Mete, ihracatçı firmaların bölge ülkelerindeki aracılarını kaybetmeye başladığını söyledi.

5 Mayıs 2015 Salı

Ak Gıda Fransız Lactalis Group'a Satıldı


Yıldız Holding bünyesindeki en büyük gıda şirketlerinden Ak Gıda, Fransız gıda devi Groupe Lactalis şirketine satıldı. Avrupa'nın en büyük süt toplayıcısı olan Lactalis dünyanın 15. büyük gıda şirketi olarak gösteriliyor.

Satışla ilgili resmi açıklama bir saat içinde yapılacak. İstanbul Sanayi Odası’nın geçtiğimiz yıl açıkladığı en büyük 500 sanayi kuruluşu listesine 33 sırada giren Ak Gıda San. Ve Tic. A.Ş. 1 milyar 837 milyon TL ciroya sahip.

                                                                    @www.akgida.com.tr

HALKA ARZI İPTAL EDİLDİ

Reuters'ın kaynaklara dayandırarak verdiği haberde, Ak Gıda'nın çoğunluk hisselerin Fransız Lactalis Group'a satılmasından dolayı, halka arz sürecinin iptal edildiği belirtildi.


TÜRKİYE'NİN GIDA DEVLERİNDEN
AK Gıda içinde Ülker İçim gibi dev markaları barındırıyor. Ak Gıda'nın Türkiye'nin beş farklı bölgesinde beş üretim tesisine sahip 

LACTALİS KİMDİR?

1933 yılında kuruldu. 1967 yıllık süt üretimi 110 milyon litreye ulaştı.1976 Çalışan sayısı 2000 oldu. Şu an dünyanın en büyük 15. gıda şirketi. Avrupa’nın en büyük süt toplayıcısı

Kaynak:Hurriyet

31 Mart 2015 Salı

Havanın Mikrobiyal Yükü ve Ortam Havası Dezenfeksiyonu Nedir? Nasıl Ölçülür?

Yeryüzündeki canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için gereken en önemli iki etken hava ve sudur. Hava, içerisinde, nefes alabilmemiz ve hayatta kalabilmemiz için gerekli bir takım maddeleri barındırırken, aynı zamanda, irili ufaklı partiküller halinde yabancı maddeleri ve mikroorganizmaları da içermektedir. Hava içerisinde serbest halde veya maddelere bağlı şekilde bulunan bu mikroorganizmalar, Bioaerosol olarak da adlandırılırlar. Havanın, her yerde bulunduğu düşünüldüğünde, havadan meydana gelebilecek mikrobiyal kontaminasyon da gıda işletmesi, ürünler, çalışanlar ve söz konusu gıdaları tüketecek kişiler için risk oluşturmaktadır. Bu mikroorganizmaların çeşitlerine ve yoğunluğuna bağlı olarak, ortamda mevcut gıdalarda bozulmalar, üretim personeli veya tüketicilerde ise gıda zehirlenmeleri ve çeşitli enfeksiyöz hastalıklar oluşabilir. Bu nedenle, özellikle gıda üretim ve depolama alanlarında ortam havasının kontrolü çok önemlidir. 
 
@http://secondwindairpurifier.com/volatileorganiccompounds.htm

Gıdaların üretildiği veya depolandığı alanlara dışarıdan hava girişi çeşitli yollarla azaltılabilir veya içeriye temiz hava girmesini sağlayacak önlemler alınabilir. Bu arada içeride varolan havanın da mikrobiyal yükünü düşürebilmek için yapılabilecek çalışmalar vardır. Ortam havasının mikrobiyel kontrolü manuel olarak veya cihaz yardımı ile yapılabilir. Cihaz yardımı ile yapılan mikrobiyolojik ölçümler, cihazdan her seferinde geçen hava miktarı standart olacağından, daha doğru sonuçlar verecektir.
 
Havada bulunan mikrobiyal kaynaklı kontaminantlar bakteriler, mantarlar (küf-maya), virüsler, mite bv canlılardır. Hepsinin içerisinde en büyük çoğunluğu bakteriler ve mantarlar oluşturur. Özellikle fungal etkenler; yani mayalar ve küf sporları, hava kontaminasyonu açısından çok önemlidir. Bu etmenler iç ve dış ortamlarda, özellikle nemli ortamlarda rahatlıkla yaşar ve çoğalırlar. Yaşamaları ve üremeleri için gereki pH ve su aktivitesi aralığı da oldukça geniştir. Genel yaşam alanlarında oda sıcaklığı olarak kabul edilen 18-25°C’lik ısı, fungal etmenlerin gelişimi için oldukça uygun sıcaklıklardır. Bu durumda, gıda üretimi ve depolaması yapılan pek çok alan gerek sıcaklık, gerekse rutubet açısından fungal etmenlerin ve bakterilerin gelişebilmeleri için ideal ortamları oluştururlar. İç ortamda bulunan küfler; sinir, solunum, bağışıklık, hematolojik ve dermatolojik sistemlerini etkilemekte, birden fazla organ üzerinde insan sağlığı açısından ters etki yaratmakta ve bağışıklık sistemi baskı altında olan insanlarda hayati tehlike içeren sistemik enfeksiyonlara yol açmaktadır.

İç ortam havasında bulunan küf konsantrasyonu için bir standart olmamakla birlikte, 150-1000 kob/m miktarında koloni tespit edilmesi, insan sağlığı için zararlı olabilir. Yine ortamda yoğun olarak bulunan küflerin sporları, gıdalar üzerine salgıladıkları sindirici enzimler ve mikotoksinler yoluyla gıda bozulmalarına yol açabilirler. Mikotoksin olarak bilinen bu toksik metabolitler, solunum veya ağız yoluyla yüksek dozda alındıklarında, akut toksik etki sonucunda, kısa sürede ölümle sonuçlanabilecek rahatsızlıklar gelişebilir. Düşük dozda uzun süre mikotoksinlere maruz kalındığında ise, iç organlarda kronik hastalıklar görülebilmektedir.
Havanın mikrobiyal yoğunluğunu ölçmek için kullanılan çeşitli sistemler mevcuttur. Test cihazları ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, açık petri yöntemi ile mikrobiyel yükün kob/m olarak ölçülmesi, mikroorganizma hücrelerinin kimyasal bileşenlerini (ATP, DNA, enzim) m hacimde ölçme ve mikroskop altında sayım yapmak gibi yöntemler kulanılmaktadır.
 
Havanın yük ölçümleri yapıldıktan sonra, kullanılan her yöntemin gerektirdiği şekilde sayımlar yapılır ve m hacimdeki yoğunluk belirlenir. Daha sonra bu yoğunluğu düşürmek ve havanın kalitesini yükseltmek için gerekli uygulamalar yapılmalıdır. Her uygulama sonrasında tekrar hava örneklemesi yapılması önerilmektedir.

26 Şubat 2015 Perşembe

Gıdada Sahtecilik Yapan 26 Firma Açıklandı

Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmeler ve ürünlerinin parti numaraları, Bakanlığın internet sitesinde açıklandı.

Açıklamaya göre, Gıda Güvenliği Bilgi Sistemi'nin kurulması, riske dayalı denetim sistemine geçilmesi gibi çalışmalar sonucunda 2015 yılı ocak ayı sonu itibarıyla yaklaşık 45 bin denetim gerçekleştirildi. Denetimler sonucu 79 parti üründe taklit-tağşiş yapıldığı, 16 parti üründe ise içerisinde bulunmaması gereken ilaç etken maddesi bulunduğu tespit edildi.
Taklit ve tağşiş edilmiş ürünleri üreten firmalar hakkında 13 bin 304 lira idari para cezası uygulanarak, bu ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi.
İçeriğinde ilaç etken maddesi tespit edilen ürünlerin de piyasadan toplatılması kararlaştırıldı.
Söz konusu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenler hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.
Buna göre taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen gıda işletmeleri ile ürünlerinin parti/seri numaraları şöyle:
Not: Bilmediğiniz yerde kıyma içeren yemekler yememek gerekiyor. Devir çok kötü artık beslenme çantasıyla,sefer tasıyla gezeceğiz. Baklavalar şurup baklavası, bebek bisküvisinin bile içinde var. Devlet izin veriyor. Yağ desen her şeyin içinde Palm Yağ var. Çoğu ürün yanlış kurutulduğundan aflatoksin içeriyor. Karaciğer kanserine sebep oluyor. Kuruyemiş, baharat, aktarlardaki otlar,... hepsinde bu risk var. 
Tüm liste için Tıklayın!

Firma AdıÜrün AdıMarkaParti/Seri No
Sütkon Gıda Tar. Ürn. ve Day. Tük.
Malz. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Yağlı Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Demircizade01.10.2014/06.09.2014
Sütkon Gıda Tar. Ürn. ve Day. Tük.
Malz. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Yağlı Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Güleç28.06.2014
Hikmet Kaya Gıda İnş. Tur. Ltd.
Şti./KONYA
Eritme Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)HK Çilkonya25.12.2014
AGP Toptan Gıda Maddeleri Alım Satım
Muhammet Ali Güler/KONYA
Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Büyük Oba22814
Beydamla Gıda Boya Kim.Tarım ve
Hayv. Oto. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Eritme Peyniri (Bitkisel yağ)Dr. Tullum11,2014
Beydamla Gıda Boya Kim.Tarım ve
Hayv. Oto. San. Tic. Ltd. Şti./KONYA
Tulum Peyniri Eritme (Bitkisel yağ)ETKA20.09.2014
Fuat Özer Teks. Pet. Tar. GıdaHayv.
Ürün. San. Tic. Ltd. Şti./İZMİR
Tam Yağlı İzmir Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Fuat Özer106
Mutlu Tolga Gıda İnş. Nak. Petrol Tur.
Tar. Hayv. Orman Ürün. San.
ve Tic. Ltd. Şti. /AFYONKARAHİSAR
Tam Yağlı Tulum Peyniri (Bitkisel yağ)Lazz Bakkal0309
Gürler Süt ve Gıda Ürün. Paz. Tic.
Ltd. Şti./İZMİR
Tam Yağlı Homojenize Yoğurt
(Bitkisel Yağ ve Jelatin)
Güryaşam06.10.2014
Emre Sevilay Sev-Kar Ticaret/KAYSERİ%3 Yağlı Yoğurt (Bitkisel Yağ)Sütçübey18.12.2014
Emek Süt Ürünleri - Rıfat SARIKAYA/ İZMİRYoğurt (Bitkisel Yağ ve Jelatin)Emek Süt Ürünleri18.09.2014
Dermanbey Grup Gıda İmal. Paz. San.
İç ve Dış Tic. Ltd. Şti./ANKARA
Pastörize Kahvaltılık Tereyağı (Bitkisel Yağ)Bukra0.3
Diyar Et ve Et Ürünleri Vet. Hiz. Hay.
Tarım Gıda İht Mad. Yem Tes.
Tur. Taş San. Tic. Ltd. Şti. /AFYONKARAHİSAR
Afyon Kaymağı (İnek sütü tespiti)Diyarcan11.11.2014
Keyf-i Nefs - Cantuğ Müh. Dnş. Gıda ve Tmz.
Paz. - Özcan TOGUÇ
Nilüfer/BURSA
Kuşbaşılı Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (At Eti Tespiti)-19.01.2015
Soğuk Hava DeposuKasap - Ali VURUCU
Yıldırım/BURSA
Karkas (At Eti Tespiti)-18.01.2015
Özfırat Gıda Tuhafiye Nalbur İnşaat Taahüt
ve Yemek San. Tic.
Ltd. Şti. Sultanbeyli/İSTANBUL
Kır Pidesi Harcı (Kırmızı Et Karışımı)
(Tek Tırnaklı Eti Tespiti)
-11.11.2014
Özfırat Gıda Tuhafiye Nalbur İnşaat
Taahüt ve Yemek San. Tic. Ltd.
Şti. Sultanbeyli/İSTANBUL
Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (Sakadat Tespiti)-09.09.2014
Dalgıç Tem.Hiz.Sağ.Taş. Tem.Ürn.İtr.
İnş.Taah.İnş. Malz.Oto.Akr.Güv.
Hizm. Yem.İth.İhr. Tic.San.Ltd.Şti./ SİVAS
Sivas Kaşarlı Köfte (Kanatlı Eti Tespiti)-28.04.2014
Nurdal Izgara Salonu - Mevlüt
VURAL Çivril/DENİZLİ
Pide Harcı (Kırmızı Et Karışımı) (Sakadat Tespiti)-28.09.2014
Nuh'un Yeri-Semih ÇINAR/ Altındağ/ANKARAKöfte (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-12.09.2014
Altan Kardeşler GıdaHaydar
ALTAN Altındağ/ANKARA
Köfte Harcı (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-11.09.2014
Site Piknik- Okan KURT Altındağ/ANKARAKöfte Harcı (Dana Eti) (Kanatlı Eti Tespiti)-12.09.2014

18 Kasım 2014 Salı

Anti-bakteriyellerde Kullanılan Triclosan'ın Kanseri Tetiklediği Ortaya Çıktı

The Independent Gazetesi anti-bakteriyellerde kullanılan Triclosan'ın, insan sağlığı için ne kadar güvenli olduğunun tartışıldığını yazdı.
                                                                                 @bilim.org
Büyük risk
The Independent, biliminsanlarının, anti- bakteriyellerde kullanılan Triclosan'ın kanser ve karaciğer rahatsızlıklarını tetiklediğini ortaya koyan bir araştırmasına yer verdi. Fareler üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları hakkında bilgi veren California Üniversitesi'nden Prof. Robert Tukey, geniş kullanım alanı olan Triclosan maddesinin karaciğer toksinlenmesi üzerinde büyük risk oluşturduğunu ifade etti. Triclosan'ın, kanı temizleyen protein hücrelerine zarar vererek, karaciğere etki ettiği bu etkiyi en aza indirmek için karaciğerin fazla hücre yapımına gitmesinin ise kanseri tetiklediği ifade edildi. 
"Yeterli delil yok"
Triclosan'ın etkileri konusundaki yoğun endişeler ABD'de bu ürünün denetimini yapan US Food and Drug Administration'ı ( ABD Gıda ve İlaç İaderesi) ürünün etkileri konusunda bir araştırma yapmak üzere harekete geçirdi. FDA yetkilileri, yapılan araştırmalar sonunda Triclosan'ın kullanımı konusunda herhangi bir değişikliğe gidilmesi için gerekli delilerin olmadığı açıklamasında bulundu.

Bununla birlikte California Üniversitesi'nden Prof. Bruce Hammock, son bulguların tüketicilere verilen bilgileri değiştireceğini ve bu konuda tüketicilerin daha da bilinçlendirileceğini ifade etti. 
Kaynak: (DHA)

4 Kasım 2014 Salı

Artık Bu Maddeler Gıdalara Eklenmeyecek!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından "Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" Resmi Gazete'de yayımlandı. Bal, katı ve sıvı yağlar, tereyağı, süt, krema ve kaymak, fermente süt ürünleri, yayık altı, kahve, yaprak çay, şeker ve kuru makarnaya eklenemeyecek katkı maddeleri artırıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından "Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"Resmi Gazete'de yayımlandı. Bal, katı ve sıvı yağlar, tereyağı, süt, krema ve kaymak, fermente süt ürünleri, yayık altı, kahve, yaprak çay, şeker ve kuru makarnaya eklenemeyecek katkı maddeleri artırıldı.

Buna göre, bal, bitkisel ve hayvansal kaynaklı emülsifiye edilmemiş katı ve sıvı yağlar, tereyağı, aromalandırılmamış pastörize ve sterilize (UHT dahil) süt, pastörize krema ve kaymak, fermentasyondan sonra ısıl işlem görmemiş aromalandırılmamış fermente süt ürünleri, aromalandırılmamış yayık altı, kahve (aromalandırılmış kolay çözünebilen kahve hariç) ve kahve ekstraktları, aromalandırılmamış yaprak çay, şeker, kuru makarnaya (glutensiz, gluteni azaltılmış ve düşük proteinli diyet amaçlı makarnalar hariç) eklenemeyecek katkı maddeleri artırıldı.

Söz konusu gıda ürünlerinin imalatında bugünden itibaren aralarında "vinylbenzene" ve "methyl methanethiosulfonate" ın da bulunduğu katkı maddeleri kullanılamayacak. Faaliyete başlamış gıda işletmecileri tarafından piyasaya arz edilen ve belirtilen maddeleri içeren ürünlerle bu ürünleri içeren gıdalar 31 Ocak 2016 tarihine kadar piyasada bulunabilecek.

Resmi Gazete'de yayımlanan "Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"e http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2014/10/20141025-7.htm linkinden ulaşabilirsiniz.

Kaynak: http://www.gidagundemi.com/turkiye/artik-bu-maddeler-gidalara-eklenmeyecek-h4046.html

3 Kasım 2014 Pazartesi

Yıdız Holding İngiliz Devi United Biscuits'i Satın Aldı

Yıldız Holding, kökleri 184 yıl öncesine dayanan İngiliz bisküvi devi United Biscuits'i satın aldı. Satın almanın 3 milyar dolar karşılığında gerçekleştiği ifade ediliyor. Böylece Türkiye tarihinin şimdiye kadar ki en büyük yabancı şirket satın alması gerçekleşmiş oldu. 2010 yılından bu yana satış masasında olan Unites Biscuits'e Ülker'in yanında ABD'li Kellogg K.N ve Burton's Biscuits de teklif vermişti.

Yıldız Holding, dünyanın altıncı büyük bisküvi üreticisi United Biscuits’i satın almasıyla dünyanın üç numaralı bisküvi şirketi konumuna yükseldi.  United Biscuits’in Avrupa’da 11, Nijerya, Suudi Arabistan ve Hindistan’da da birer olmak üzere toplam 14 fabrikası bulunuyor. Şirketin 7.171 çalışanı var.
Ülker Holding'ten yapılan açıklamada satın alma fiyatı ile ilgili bir rakam yer almadı ancak Reuters'a bilgi veren konuya yakın kaynaklar teklifin 3 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  
Yeni pazarlarda büyüyecek
Bu satın alım ile ana işi olan bisküvi ve atıştırmalık pazarındaki konumunu daha da güçlendirecek olan Yıldız Holding, ek üretim kapasiteleri, yeni pazarlar, iki şirketin dağıtım kanalları ve yeni ürünler ile mevcut işlerini büyütmeye devam edecek. United Biscuits’in lider konumda olduğu İngiltere’nin yanı sıra, Afrika ülkeleri ve Hindistan ile,Fransa, Belçika ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerindeki pazar payını artırma fırsatı elde edecek. United Biscuits ise, Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Amerika, Çin ve Japonya gibi Yıldız Holding’in bulunduğu pazarlarda büyüme şansı elde edecek.

United Biscuits'in en bilinen markaları arasında McVitie's Digestive yer alıyor
70. yılında dünya üçüncüsü
1944 yılında, United Biscuits’ten dört yıl önce Ülker Pötibör ile yola çıkan Yıldız Holding,  bu satın alım hamlesi ile 70’inci yılında dünyanın en büyük üçüncü bisküvi üreticisi konumuna yükseldi. Satın alım ile ilgili konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Nohutçu Han’daki atölyede yılda sadece 200 kilo bisküvi üreterek başlanan bu yolculuğun temelinde babam ve amcamın şu felsefesi yatıyor: “Başarının temelinde önce bıkmadan usanmadan çalışmak, dürüstlük ve kaliteli üretim gelir.”  Bu felsefe, 70 yılda bizi Türkiye’nin markası yapmakla kalmadı, dünyaya açılmamızı da sağladı” şeklinde konuştu.

Ülker 1944’te, bu makinenin çarkları arasında başladı.
Yıldız Holding’in her zaman en iyi yaptığı işe odaklandığını, büyüme politikalarında da bu stratejiden şaşmadıklarını kaydeden Ülker, şöyle devam etti:
"Bizim ana işimiz gıda. Yaptığımız tüm yatırımlar bu alanda dünyada söz sahibi olma doğrultusunda gerçekleştirildi. Godiva ve DeMet’s aynı strateji çerçevesinde yaptığımız iki önemli yatırım oldu. United Biscuits de bu noktada iyi bir fırsattı. Biz de bu fırsatı değerlendirmek istedik. Bu büyüklükte bir satın alımı sadece Yıldız Holding için değil, ülkemiz için de önemli bir kazanç olarak görüyorum. Aynı şekilde United Biscuits’in de bu hissedar değişiminden çok faydalanacağını düşünüyorum. Zira şirketin daha az kuvvetli olduğu pazarlarda Yıldız Holding daha kuvvetli olduğu gibi, bazı ürünlerde sınai know-how üstünlüğümüz de var."
1830 yılında kuruldu 
1830 yılında kurulan McVitie&Price’nin 1948 yılında MacFarlane Lang ile birleşmesiyle kurulan United Biscuits, 66 yıllık yolculuğunda pek çok markayı bünyesine katarak bugüne ulaştı. 1962 yılında Crawford's Biscuits ve 1965’te MacDonald's Biscuits’i, 1967’de İngiliz gevrek üreticisi Meredith & Drew’i, 1990’da Hollanda’nın lider bisküvi ve şekerleme şirketi Verkade’i ve 1998’de Campbell Soup Company şirketlerinden Delacre de United Biscuits çatısı altına girdi. 66 yılda dünyanın en büyük altıncı bisküvi üreticisi olmayı başaran United Biscuits halihazırda, doğup büyüdüğü İngiltere pazarının da lideri. Fransa, Belçika, Hollanda ve İrlanda gibi Avrupa ülkelerinde ise ikinci sırada yer alıyor. Satın alım öncesi dünya bisküvi pazarında Mondelez liderliği sürdürürken, Kellogg ikinci, Campbell’s Soup üçüncü, Nestle dördüncü, PepsiCo beşinci ve United Biscuits altıncı sırada yer alıyordu.

United Biscuits 2013 yılındaki 1.1 milyar sterlinlik satışlarıyla ciro bakımından dünyanın en büyük altıncı kurabiye üreticisi konumunda bulunuyor. Şirket İngiliz pazarının yüzde 25'ini elinde tutuyor. Şirket bünyesinde Jaffa Cakes, McVitie's gibi İngiliz tüketicinin yakından tanıdığı köklü markalar bulunuyor.
2010'dan Beri Satışta
İngiliz firma 2010 yılına kadar uzanan uzun bir süreçten bu yana satış tezgahında. Yıldız Holding ise o günden bu yana şirketin talipleri arasında yer almıştı. Ancak şirket bu süreç içinde bir çok teklifi reddetti. Hızlı çorba ürünleriyle öne çıkan şirketlerden biri olan ABD'li Campbell Soup, 2010 yılı ağustos ayında United Biscuits’i 2.3 milyar dolara almak için teklif verdi. Çinli yemek üreticisi Bright Food, United Biscuits’i almak için 2010 yılı eylülde görüşmelere başladı. 3.1 milyar dolar veren Çinli şirket, anlaşmaya varamadı. Alman Intersnack Knabber-Geback şirketi, United Biscuits’i satın almak için 2012’de görüşme yaptı. 644 milyon dolar veren Almanya merkezli şirket de anlaşmaya varamadı.
 

ÜLKER'İN SON DÖNEMDE ALDIĞI ŞİRKETLER
Ülker son dönemde yurtiçi ve yurtdışında çarpıcı satın almalara imza attı. Şirket girişim sermayesi şirketi olan Brynwood Partners’a ait ABD'li DeMet's Candy'yi 221 milyon dolara satın  aldı. Bünyesinde Flo, Polaris ve Kinetix gibi ayakkabı markalarını bulunduran Ziylan Grubu'nun yüzde 50 hissesi Ülker, BİM ve Mater Footwear konsorsiyumuna satıldı. Ülker, 2013 Nisan ayında ise Sabancı'nın da yüzde 40 ortağı olduğu DiaSa marketler zincirini 320 milyon liraya satın aldı. Satış işleminin 500 milyon TL'yi aştığı tahmin ediliyor.
Şirket tesis bazında da satın almalar gerçekleştirdi. Adapazarı Şeker Fabrikası'nın yüzde 98.8'lik hissesi 182 milyon lira karşılığında Yıldız Holding'e satıldı.
United Biscuits'in markaları:
McVitie's Biscuits: 1830 yılından beri üretiliyor. Digestive markalı ürünü favorilerden. Bisküvi ve çikolatanın birlikte kullanılan ürünleri McVitie's Chocolate Digestives, her yıl 71 milyon paketin üzerinde tüketiliyor. The Hobnobs markası ise, 1985’ten beri var.
Jacob's:  İngiltere’nin en hızlı satan krakeri. Tam tahıllı çeşidinden peynirlisine çok farklı versiyonları var. Çocukların tercih edeceği şekilde şekilli kraker üretimleri mevcut.
Twiglets:  Tam buğday ürünü. Mini ve sezonluk paketleri bulunuyor.
BN: Atıştırmalık sandviç bisküvi kategorisinin vazgeçilmez markası.
Go ahead!: 1996’da piyasaya çıktı; sağlıklı bisküvi kategorisinde lider oldu. Diyet ürünleri bulunuyor. (Yogurt Breaks, Crispy Fruit Slices, Fruit Bakes ve Fruity Wafers)
Sultana: ‘Most Sustainable Introduction’ 2009 ödüllü. Belçika ve Almanya pazarında çok tercih ediliyor. Sağlıklı atıştırmalık ve öğün arası atıştırmalık yapıyor.
Penguin:  Çikolatalı bisküvi segmentinde İngiltere’de ikinci sırada. İngiltere’nin en köklü markalarından biri. 79 yıldır piyasada.  Penguenlerin korunmasına yönelik WWF ile ortak “Protect the Penguins” adında bir sosyal sorumluluk projesi yürütüyorlar.
Mini Cheddar: Peynirli atıştırmalık. Soğan, BBQ aromalı çeşitleri var. Mini boyu ile ailelerin çokça tercih ettiği bir marka. 2006’da Ayçiçek yağı ile ürettikleri sağlıklı bir formatı piyasaya sürdüler.

Carr's: Premium kraker markası. ( Carr's Table Water, Carr's Melts range, Carr's Selections ve Carr's Nibbles)
McVitie's Jaffa Cakes:  İngiltere'de bisküvi marketinde dördüncü büyük marka.
Delacre: 1870’de kuruldu; premium Belçika bisküvisi.
Verkade: 1886’da üretime başladı. Bu marka altında bisküvi ve çikolata çeşitleri var. (Bisküvi: San Francisco, Café Noir, Knappertjes, Nizza ve Maria)


Kaynak:hurriyet

28 Ekim 2014 Salı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Taklit ve Tağşiş Yapan Firmaları Açıkladı

AA
Güncelleme: 16:15 TSİ 28 Ekim. 2014 Salı
 
Taklit ve tağşiş yaptığı belirlenen işletmeler ve ürünlerinin parti numaraları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın internet sitesinde açıklandı.


Buna göre, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen 59 parti ürün için (et ürünü, süt ürünü, bal, fıstık ezmesi, bulgur, baharat, zeytinyağı) ilgili firmalara 13 bin 304 lira idari para cezası uygulanmasına ve ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi.

                                                                     @introfood.com

Sağlığı tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş ürünlerle ilgili laboratuvar analizleri neticesinde ilaç etken maddesi içerdiği tespit edilen 11 parti ürün için ise (takviye edici gıda, kahve ve enerji içeceği) masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadan toplatılmasına ve ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildi.

Söz konusu ürünleri üreten ve piyasaya arz edenler hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

Türkiye'de gıda güvenliğinin sağlanması, gıdalarda taklit ve tağşişin önüne geçilmesi, tüketici sağlığının korunması, sektörde haksız rekabetin ve kar hırsının engellenmesi amacıyla mevzuatta ve resmi kontrol uygulamalarında yeni uygulamalar hayata geçirildi.

Gıda Güvenliği Bilgi Sisteminin kurulması, 174 Alo Gıda Hattı'nın açılması, riske dayalı denetim sistemine geçilmesi gibi çalışmalar sonucunda 2002'de 39 bin denetim yapılırken, Ekim 2014 itibarıyla yaklaşık 475 bin denetim gerçekleştirildi.

Denetimler sonucunda bu yılın 10 ayında 155 parti üründe taklit ve tağşiş yapıldığı, 40 parti üründe ise ilaç etken maddesi eklendiği tespit edildi.

19 Ağustos 2014 Salı

Rus Pazarı'na Girmek için Avrupa’dan “Made in Turkey” Hilesi

@http://www.learnrussiankiev.com/

Düne kadar Türk üreticileri mallarını daha cazip hale getirmek için Avrupa etiketleri kullanırken, şimdi trend tersine döndü. Rusya’nın uyguladığı ambargo yüzünden tarım ve gıda ürünlerini bu ülkeye satamayan Avrupalı üretici “Made in Turkey” damgası vurmaya başladı.


Rusya ambargosu yüzünden malları elinde patlayan Avrupalı üreticilerin sahtekarlıklara başvurmaya başladıklarını Rusya Tarım Ürünleri Denetim Dairesi “Rosselhoznadzor” tarafından açıklandı. Moskova’nın müttefiki ve Rusların Gümrük Birliği üyesi Beyaz Rusya üzerinden ambargonun delme sahtekarlıklarının gözlenmeye başladığını duyuran kurumun Başkanı Sergey Dankvert, “Avrupa Birliği üye ülkeleri ambargoyu delmek için hile yoluna başvuruyor. Önceki gün Beyaz Rusya üzerinden (Türk malıdır) ibaresiyle Rusya’ya elma, erik, domates ve daha envai çeşit gıda ürünü sokulmak istendi. Biz bu tür sahtekarlıkları mercek altında tutuyoruz. Yapanlar daha büyük zarar eder” dedi.

Bu arada Rusya’nın batılı ülkelere uyguladığı ambargo yüzünden Türkiye, Azerbaycan, Orta Asya Cumhuriyetleri ve Latin Amerika ülkelerinden almayı planladığı gıda ürünlerinin açığı kapatamayacağı tespit edildi. Rusya hükümet kabinesi toplantısında ambargo konusunda açıklama yapan Başbakan Yardımcısı Arkadiy Dvorkoviç, “AB ürünleri üçüncü ülke üzerinden ancak buralarda ikinci derin işlemden geçirilmesi ardından Rusya'ya sokulması mümkün olabilir” açıklamasını yaptı.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/27033120.asp

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Saf Meyve Sularına Şeker Eklenemeyecek


06.08.2014
Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğine göre, yüzde 100 meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilemeyecek

ANKARA - Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliğine göre, yüzde 100 meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilemeyecek.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 30 Aralık 2006'da yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği, ilgili AB direktifinde yer alan yeni düzenlemeler esas alınarak yeniden düzenlendi. Bu bağlamda Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren yeni tebliğle saf meyve suyu ile diğer içeceklerin ayrımı yapıldı.

Buna göre, "konsantreden üretilen meyve suyu; meyve suyu konsantresine, konsantrasyon sırasında uzaklaştırılan miktarda su ve gerektiğinde işleme sırasında ayrılan aromanın, pulpun ve meyve keseciklerinin tekrar kazandırılmasıyla elde edilen ürün", "meyve nektarı; meyve suyuna, konsantreden üretilen meyve suyuna, meyve suyu konsantresine, su ile ekstrakte edilen meyve suyuna, meyve suyu tozuna, meyve püresine ve/veya meyve püresi konsantresine ve/veya bunların karışımına, şekerlerin ve/veya balın ilave edilmesiyle veya ilave edilmeksizin su ilave edilmesiyle elde edilen, belirtilen özelliklere uygun, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün", "meyve suyu; sağlam, olgun, taze veya soğukta ya da dondurularak muhafaza edilmiş, tek meyvenin veya daha fazla meyve karışımının yenilebilir kısımlarından elde edilen, elde edildiği meyve ve meyvelerin karakteristik renk, aroma ve tadına sahip, fermente olmamış ancak fermente olabilen ürün", "meyve suyu konsantresi, bir veya daha fazla sayıda meyve türünden elde edilen meyve suyundan, fiziksel yollarla suyun belirli oranlarda uzaklaştırılmasıyla elde edilen ürün" olarak tanımlandı.

Eski düzenlemede saf meyve sularına asitlik düzenleyici veya tatlandırma amacıyla şeker ilave edilebilmekteyken, tebliğle bu ürünlere şeker eklenmesi yasaklandı. Ayrıca domates suyu ve konsantreden üretilen domates suyu meyve suyu kategorisine alınarak, bu ürünlere tuz, baharat ve aromatik bitkiler katılabilmesine yönelik düzenlemeye gidildi.

"Konsantreden Seyreltilen Meyve Suyu ve Püresi İçin Minimum Briks (suda çözünür kuru madde) Derecesi Tablosunda" belirtilen briks değerlerini de yeniden düzenleyen tebliğe göre, meyve suyu, konsantreden üretilen meyve suyu, meyve suyu konsantresi, meyve suyu tozu ve meyve nektarı üretiminde asitliği düzenlemek amacıyla limon suyu ve limon suyu konsantresine ilave olarak susuz sitrik asit cinsinden en fazla "3 gram/litre misket limonu suyu" ve/veya misket limonu suyu konsantresi de ilave edilebilecek.

Bu tebliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri 31 Aralık 2014 tarihine kadar geçiş sürecini tamamlayacak, yürürlükten kaldırılan tebliğ hükümlerine uygun üretilerek 31 Aralık 2014 tarihinden önce piyasaya arz edilen ürünlerse 31 Aralık 2015'e kadar piyasada bulunabilecek.

Öte yandan yeni tebliğin yürürlüğe girmesiyle Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği yürürlükten kaldırıldı.

"150 gram şeker 600 kalori"
Bakanlığın konuya ilişkin yazılı açıklamasında da temel hedefi gıda güvenilirliğini tarladan sofraya etkin bir şekilde sağlayarak tüketici sağlığını en üst düzeyde korumak olan Bakanlığın çalışmalarına devam ettiği ifade edildi.

Son dönemde Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından ekmekteki tuzun azaltılması, kepek miktarının artırılması, kırmızı ve kanatlı etinin karıştırılarak et ürünleri üretilmesinin yasaklanması, temel gıda maddesi ekmekte ve bazı geleneksel ürünlerde katkı maddelerinin kullanılmasının yasaklanması gibi devrim niteliğinde yasal düzenlemeler yapıldığı belirtilerek, bu düzenlemelerin özellikle küresel boyutta tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olan obezite, diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıkların azalmasına ve özellikle çocukların daha sağlıklı bireyler olmasında katkı sağlayacağı kaydedildi. Gıdalardaki tuzun azaltılması çalışmalarına devam eden Genel Müdürlük tarafından bugün yayımlanarak yürürlüğe giren Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği ile gıdaların üretiminde kullanılan şekerin azaltılması çalışmaları ve obezite ile mücadelede önemli bir adım daha atıldığına dikkat çekildi.

Yürürlükten kaldırılan tebliğle meyve sularına 150 gram/litre ilave şeker katılmasına izin verilirken, yeni düzenlemeyle meyve sularında ilave şeker kullanılmasının yasaklandığı ifade edilerek, 150 gram şekerin yaklaşık 600 kalori olduğu düşünüldüğünde bu miktarın günlük diyetten çıkarılmasının tüketicilerin sağlıklı beslenmeleri adına önem arz ettiğine işaret edildi.

Açıklamada, özellikle içerdikleri meyve miktarı bakımından meyveli içeceklerle aromalı içeceklerden farklı ürünler olan meyve suyu ve meyve nektarlarını tüketicilerin bilerek tüketmesi adına yeni düzenlemeler getirildiği de belirtilerek, bu kapsamda meyve suyu etiketlerinde "yüzde 100 meyve suyu" ve "meyve suları ilave şeker içermez" ifadelerinin yer alabileceği bildirildi.

meyve suları sağlıklı mı?, hangi meyve suyu iyidir,meyve suyu sağlığa zararlı mı?

Kaynak: http://www.dunya.com/saf-meyve-suyuna-seker-eklemeye-son-235252h.htm

8 Temmuz 2014 Salı

Fındıkta Ortalığı Karıştıran Haber: Oltan Gıda'nın Nutella'ya Satılışı Netlik Kazanmadı


NUTELLA’nın sahibi İtalyan dev Ferrero’nun, fındık ihracatçısı Oltan Gıda’yı satın alacağı iddiası piyasayı karıştırdı. Sektör ikiye bölündü. Bir yanda TEKEL oluştuğunu iddia edenler bulunurken, diğer yanda üreticinin daha fazla kazanacağını söyleyenler var.

TÜRKİYE’nin en büyük fındık ihracatçısısı ve piyasanın en büyük firmalarından Oltan Gıda’nın, Nutella’nın üreticisi olan İtalyan Ferrero’ya satıldığı iddiası fındık piyasasını karıştırdı. İhracatçı birliklieri satışı olumlu karşılarken, FİSKOBİRLİK ve bazı dernekler piyasada yabancıların TEKEL oluşturduğunu iddia etti. Büyük firmaların direk alıcı konuma gelmesiyle talebin artacağını ifade eden ihracatçı birlikleri, fiyatların da bununla birlikte yükseleceği görüşünde. Ancak en büyük fındık alıcısı konumundaki yabancı firmaları fiyatları düşürmek için çalışmalar yapacağı da sektörde en çok konuşulanlar arasında.

TÜTÜNDEKİ OYUN GİBİ

Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, yabancı firmaların piyasaya tam anlamıyla hakim olmak için bu satın almayı gerçekleştirmek istediğini söyledi. Geçmişte tütünde oynanan oyunun aynısının tekrarlandığını belirten Yetkin, “Tütün üreticileri elde ürün kalmayınca madenlerde çalışmaya başlamıştı. Şimdi de fındıkta aynı döngüye girildi. Tehlikeli boyutlara ulaşıldı” dedi. Bu satışın gerçekleşmesi halinde yabancı büyük firmaların ‘TEKEL’inin resmileşeceğini dile getiren Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Başkanı Lütfi Bayraktar da, “Türkiye fındık piyasasını elinde bulunduran 4-5 yabancı şirket var. Fındık ile ilgili herşeyi bunlar belirliyor. Oltan Gıda büyümesini Ferrero’ya borçlu. Bu satış sadece TEKEL’e resmiyet kazandıracak. Ferrero işlerini bu firma üzerinden yürütüyordu. Türkiye’nin en büyüklerinden Oltan Gıda bile bu yabancılar karşısında bir anlam ifade etmiyor” diye konuştu.

İHRACAT FERRERO’YA

Karadeniz İhracatçı Birlikleri Başkanı İlyas Edip Sevinç ise Türk fındığının İtalyan devi sayesinde daha çok tanındığını söyledi. Fındığın Türkiye’de yetiştiği için sektör ve üretici için hiçbir problem olmayacağının altını çizen Sevinç, “Satıştan kaynaklanan döviz yine Türkiye’ye gelecek. Sonuçta Türkiye kazanacak. Eskiden Oltan Gıda’dan aldığı ürünü şimdi kendi satın alacak. Sistemi değiştirecek bir hamle değil bu. Bu satış dengeleri kesinlikle bozmaz. Zaten fındık ihracatının yüzde 40’ı Ferrero’ya yapılıyor” ifadelerini kullandı. İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Haydar Gören de konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “Ferrero ne kadar çok yatırım yaparsa tüketim o kadar artar. Fındığa ne kadar çok talep gelirse fiyat da o kadar artar. Yerli firmalar yavaş yavaş ortadan kalkacak diye birşey yok. Dünyadaki en kaliteli fındık Türk fındığı. Azerbaycan, Şili, Arjantin gibi alanlarda yeni dikim alanları deneniyor ancak Türk kalitesine ulaşılamıyor. Ferrero üreticiyi modern tarımı teşvik edici çalışmalar yapıyor. Bu büyük bir avantaj.”

Ferrero fabrika açmıştı

TRABZON merkezli Oltan Gıda’nın 5 fındık kırma fabrikası, 2 iç fındık seçme tesisi ve Trabzon’da fındık entegre tesisi bulunuyor. Şirket, fındık satışının yüzde 70’ini Ferrero’ya yapıyor. Oltan Gıda’yı satın alan Ferrero ise dünyanın çikolata devi olarak biliniyor. Ferrero geçen yıl dünya çapındaki 19. fabrikasını 300 milyon liralık yatırımla Manisa’da açmıştı.

Satış daha net değil


YILLIK cirosu 500 milyon doları geçen ve ihracatın yüzde 30’una hakim olan Oltan Gıda’nın Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Veli Oltan, satış iddiaları ile ilgili açıklama yaptı. Oltan, “Şu anda gerçekleşen bir satış yok. Dondan etkilenip firmayı satışa çıkardığımız iddiaları tamamen gerçek dışı. Şu anda görüşme aşamasındayız. Eğer olursa Türkiye için çok önemli bir satış olacak” ifadelerini kullandı. Ancak bu satışla ilgili piyasadan farklı yorumlar geldi.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26760861.asp