ad

se

Tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2026 Pazar

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI VE KULLANILMASI HAKKINDA YÖNETMELİK İLE HOBİ BAHÇELERİNE NELER OLACAK?

Tarım arazilerinin korunması ve kullanılması hakkında hazırlanan yönetmelik ile kontrolden çıkarak,düzensiz bir şekilde çoğalan hobi bahçeleri başta olmak üzere tarım dışı arazi kullanım alanlarını yeniden gündeme taşıdı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifi, izinsiz yapılaşmaya ve Tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmasına ve toprak koruma projelerine uyulmamasına ilişkin cezalar ve yükümlülükler belirlendi.


Bu Yönetmeliğin amacı; 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın korunması, toprak koruma projelerinin hazırlanması ve uygulanması, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışma kuralları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir.

4 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan "Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik", Türkiye'deki tarım topraklarının korunması, sınıflandırılması ve tarım dışı kullanım izinlerine dair süreçleri kökten değiştiren çok kapsamlı bir düzenlemedir.

Yeni yönetmeliğin öne çıkan kritik maddeleri ve getirdiği yeni düzenlemeler:



1. Dijitalleşme ve TAD Portalı

Yönetmelik ile tarım arazilerine dair tüm işlemler dijital bir zemine taşındı.

TAD Portal (Tarım Arazileri Değerlendirme Sistemi): Tarım dışı kullanım talepleri, arazi etütleri ve sınıflama işlemleri artık sadece bu portal üzerinden yürütülecek.

Tarım Arazileri Değerlendirme ve Bilgilendirme Sistemi (TAD Portal): Tarımsal amaçlı ve tarım dışı amaçlı kullanılmak istenen arazilerin izinlendirme sürecinde; arazi ve toprak etüdü, değerlendirme, sorgulama ve arşivleme işlemlerinin yönetimini tek bir merkezden sağlayan otomasyon ve veri tabanı sistemidir.

Ziraat Mühendisi Zorunluluğu: Arazi etüt raporlarının en az iki ziraat mühendisi tarafından hazırlanması ve sisteme yüklenmesi zorunlu hale getirildi.

2. Arazi Kullanım Planları (AKUP)

Artık tarım arazilerinin kaderini 1/25.000 veya 1/5.000 ölçekli hazırlanan Arazi Kullanım Planları belirleyecek.

Bu planlar toprağın potansiyelini bilimsel verilerle ortaya koyacak.

Planlarda belirlenen kullanım amacı dışında hiçbir faaliyete (bazı istisnalar hariç) izin verilmeyecek.

3. Tarım Dışı Kullanımda "Alternatif Alan" Şartı

Tarım arazilerinin konut, sanayi veya enerji gibi amaçlarla kullanılabilmesi için artık çok sıkı bir hiyerarşi uygulanacak. Bir yerin tarım dışı kullanılması için şu sırayla boş alan aranması zorunlu:

Öncelikle planlı alanlar içindeki uygun boş alanlar.

Eğer yoksa, tarım dışı nitelikteki araziler.

O da yoksa, sadece "Kuru Marjinal Tarım Arazileri" alternatif olarak değerlendirilebilecek. Mutlak tarım arazileri ve dikili tarım arazileri bu listenin en sonunda yer alıyor ve korunması öncelikli.

4. Büyük Ova Koruma Alanları

"Büyük Ova" olarak ilan edilen verimli sahalarda kurallar çok daha katı:

Bu alanlarda tarım dışı kullanım neredeyse imkansız hale getirildi.


Sadece kamu yararı kararı alınmış stratejik yatırımlar veya enerji projeleri gibi çok kısıtlı hallerde, Bakanlık onayıyla izin verilebilecek.

5. İzinsiz Yapılaşma ve "Hobi Bahçeleri" Yaptırımları

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız bu yapılaşmaların mevcut mevzuatta yer almadığını ve büyük bölümünün izinsiz şekilde oluşturulduğunu belirtti.


Yönetmelik, tarım arazileri üzerine inşa edilen kaçak yapılarla ilgili süreci hızlandırıyor:

Yıkım Süreci: İzinsiz yapı tespit edildiğinde belediye veya il özel idaresine bildirilecek ve bu kurumlar bir ay içinde yıkımı gerçekleştirmekle yükümlü olacak.

Hizmet Kesintisi: İzinsiz yapılara elektrik, su ve doğalgaz aboneliği verilmesi yasaklandı.

Suç Duyurusu: Tarım arazilerinin fiili olarak parçalanmasına veya haksız kullanımına aracılık eden organizasyonlar hakkında suç duyurusunda bulunulacak.

 İdarî para cezasının tebliğinden itibaren bir ay içinde başvurularak Kanunun 13 üncü veya 14 üncü maddelerindeki izinlerin alınması şartıyla işin tamamlanmasına, bitmiş ise kullanımına izin verilebilir. Başvuru yapmayanlara veya izin talepleri uygun görülmeyenlere, izinsiz bütün yapılarını yıkması ve araziyi tarımsal üretime uygun hale getirmesi için iki ay süre verilir. Verilen süre içinde izinsiz yapıların yıkılmadığı ve arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmediğinin tespit edilmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulur ve Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanır.

6. GES ve Yenilenebilir Enerji Yatırımları

Güneş Enerji Santralleri (GES) gibi yatırımlar için en kritik eşik arazinin sınıfı olacak. Yeni yönetmelik, bu tür yatırımların öncelikle verimsiz, taşlık veya "Kuru Marjinal" olarak sınıflandırılan arazilere yönlendirilmesini şart koşuyor.

Özetle: Yeni dönemde "önce tarım, sonra diğer kullanımlar" ilkesi benimsenmiş durumda. Her türlü arazi kullanım talebinde bilimsel raporlar ve dijital takip sistemi (TAD Portal) belirleyici rol oynayacak.

4 Mart 2026 Çarşamba

Çiftçi Kayıt Sistemi ÇKS Başvurusu Nasıl Yapılır? ÇKS Ücretleri Ne Kadar ?

Toprağa dönüş kararı son derece stratejik bir adımdır. Bir tarafta şehrin kaosundan kurtulup, doğayla iç içe olma hayali, diğer tarafta ise iyi bir işletme yönetimi gerekliliği gerekeceğinden eğer tecrübeniz yetersizse bu durum ciddi bir risk içerecektir. Bu kararı alırken hobi ile ticari girişim arasındaki o ince çizgiyi de doğru çizmek gerekir.

Hobi çiftçiliğinde amaç kendi ihtiyacını karşılamak, hareketsiz hayattan kurtulmak, doğa ile bütünleşmek ve stresten uzaklaşmaktır. Burada kâr amacı gütmezsiniz, üretebilmek için de sürekli giderleriniz olacak ama sizin odağınız huzur olacaktır.

Ticari çiftçilikte öncelikle fiziksel güç, güçlü bir psikoloji, toprak analizi, doğru ham madde alımı, zararlılarla mücadele,sürekli öğrenme,teknolojiyi etkin kullanma, ekipman verimliliği, planlama,etkili iletişim, pazar analizi, pazarlama, para yönetimi, verimlilik, lojistik ve sürekli dinamik hava koşullarından risk yönetimi gibi birçok alanda yetkinlik gerektirir.

Toprağa can verme kararı almak harika, ama bu işin resmiyet kısmı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ilk adımınız olacaktır. ÇKS, devlet desteklerinden (mazot, gübre, hayvancılık desteği vb.) faydalanabilmen ve tarımsal faaliyetini resmileştirmen, kayıt altına alınman için gereklidir.

İşte adım adım ÇKS'ye kayıt olma rehberi:

Öncelikle üzerine kayıtlı bir arazin (tapulu) veya noter huzurunda yapılmış bir kira sözleşmesi veya muvafakatname (kullanım izni) olması gerekir. Eğer arazi senin değilse, kullanım hakkına sahip olduğunu kanıtlaman şarttır.

1. Gerekli Belgeleri Topla

Fiziksel başvuru yapacaksan şu belgeler masanda olmalı:

Çiftçi Kayıt Formu (C Formu): İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden alabilirsin.

Tapu Fotokopisi: Arazinin sana ait olduğunu gösterir.

Kira Sözleşmesi: Eğer arazi kiralıksa (Muhtar ve azalar tarafından onaylanmış veya noter tasdikli).

Kimlik Fotokopisi ve Vesikalık Fotoğraf.

Döner Sermaye Makbuzu: Başvuru sırasında ödenen küçük bir işlem ücreti.

2. Başvuru Yöntemini Seç

Artık iki ana yolun var: Dijital ve Geleneksel.

A) e-Devlet Üzerinden Başvuru (En Hızlı Yol)

Eğer daha önce kayıtlıysan veya arazin sistemde görünüyorsa en kolayı budur:

e-Devlet'e gir ve "Çiftçi Kayıt Sistemi Kayıt Başvurusu" (Tarım ve Orman Bakanlığı) hizmetini ara.

Bilgilerini kontrol et ve beyan formunu doldur.

Dosyaları yükle ve başvurunu tamamla.

B) İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü (Geleneksel Yol)

Eğer ilk kez kayıt oluyorsan veya sistemde pürüz çıkarsa:

Arazinin bulunduğu yerdeki İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne git.

Hazırladığın belgeleri teslim et.

Burada sana verilen formları doldur (Ürün bilgisi, arazi büyüklüğü vb.).

3. Üyelik ve Onay Süreci

Belgelerini teslim ettikten sonra yetkililer bilgileri sisteme girer. Arazinin büyüklüğüne göre belirlenen yıllık aidat/katkı payını ödemen gerekebilir (Genelde Ziraat Bankası aracılığıyla).

Unutmaman Gereken 3 Kritik Not:

Zamanlama: ÇKS başvuruları genellikle her yılın 1 Eylül tarihinde başlar ve bir sonraki yılın Ocak ayı başına kadar devam eder (Bakanlık bazen bu süreyi uzatır). Bu süreyi kaçırırsan o yılın desteklemelerinden yararlanamazsın.

Güncelleme: ÇKS kaydı bir kere yapılıp bırakılan bir şey değildir. Her yıl ektiğin ürüne göre kaydını güncellemen gerekir.

Ziraat Odası Kaydı: ÇKS'ye girmeden önce bağlı olduğun ilçenin Ziraat Odasına kayıt olup "Çiftçi Belgesi" alman gerekebilir. Çoğu ilçe müdürlüğü önce bu belgeyi görmek ister.

Başvuru tarihinden sonra edinilen veya kiralanan tarım arazilerine ilişkin ÇKS başvuruları ve üretim yılına ait sonraki ürün (ikinci, üçüncü) ekim/dikimlerine ilişkin beyanlarını üretim yılının 30 Haziran (30 Haziran dahil) tarihine kadar başvuruda bulunabilirler.

ÇKS işlem ücretleri 2026

ÇKS işlem ücretleri Tarım ve Orman Bakanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı tarafından her yıl güncellenmektedir. Ücret, İl Müdürlükleri Döner Sermaye İşletmelerine yatırılmaktadır 2025 birim fiyat listesi: ÇKS’ye müracaatlarda ve güncellemelerde (tabii afetler hariç) bir sefere mahsus alınacak ücret (KDV dâhil):

a. 1-10 dekara kadar (10 dekar dâhil) 45,00 TL
b. 11-50 dekara kadar (10 dekar üzeri 50 dekar dâhil) 90,00 TL
c. 51-100 dekara kadar (50 dekar üzeri 100 dekar dâhil) 145,00 TL
d. 100 dekar üzeri 200,00 TL

ÇKS Belgesi (Belge Başına-Onaylı) (e-Devlet üzerinden alınanlar hariç) 45,00 TL’dir. 


Çiftçi Kayıt Formunun (B) Bölümünün Onaylı Sureti 65.00 
TL

Çiftçi Belgesi (Ziraat Odası Olmayan Yerlerde) 165.00 
TL

(28.08.2024 tarihli ve 32647 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (Karar Sayısı: 8859) gereği çiftçinin ÇKS dosya ücretleri tarımsal destekleme hakkedişlerinden mahsup edilir.)

İlgili Yönetmelik ve/veya Kanun:

- 27.05.2014 tarih ve 29012 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği
- ÇKS Uygulama Talimatı (12.09.2024)
- 25.04.2006 tarih ve 26149 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu

Ücretler ve ÖdemelerÇKS dosya ücreti 2026, ÇKS birim fiyatları, Dekar başına ÇKS ücreti, Ziraat Odası yıllık aidatı, Döner sermaye ücretleri.

29 Mayıs 2025 Perşembe

Kül Suyu Nasıl Yapılır? Kül Suyu Nerelerde Kullanılır?

Temizlik malzemeleri üreten markalar, kimyasal malzemeler hayatımıza girmeden önce büyüklerimiz kül ve kül suyunu ; çamaşır, bulaşık, ev, yağlı yüzeylerin  temizliğinde, kişisel temizlikte yoğun olarak kullanıyorlardı. Temizlik ile sınırlı kalmayıp yara, kesiklerin hızlı iyileşmesinde, hamur işlerinde  gevreklik elde etmede, kabak tatlısında, bitkilerde, zeytinin acılığının alınmasında, yüzeylerin parlaklığını sağlanmasında, sabun yapımında daha sayamadığım birçok alanda kullanmışlardır.

Kül suyu ile detaylara girmeden önce kül suyu ile ingilizce kaynak ararken ash water yazmayın, Lye olarak arama yapabilirsiniz. 

Kül Suyu Nedir?

Kül suyu yaygın olarak sodyum hidroksit (NaOH) anlamına gelir, ancak tarihsel olarak potasyum hidroksit (KOH) için de kullanılmıştır.


Kül Suyu Nasıl Yapılır?

Kül suyu yapımında çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Genel olarak kaynatılarak ve kaynatılmadan yapılmak üzere iki işlemle kül suyunu elde ederiz.

Öncelikle yakılan odunlar doğal olmalıdır. Doğallıktan kastım kimyasal madde içermemelidir.  En verimli kül suyu elde edilen ağaçlar meşe, zeytin ağaçlarıdır. 

İlk olarak kaynatılmadan yapılan yöntemle başlayalım.

Metal olmayan plastik bir kovanın 1/4'üne kadar büyük köz parçaları olmayan, elenmiş kül dolduruyoruz. 

Daha sonra kaynak  ya da yağmur suyunu kovanın geri kalanına ilave ediyoruz.

Aciliyeti varsa ertesi gün yüzeydeki yağlı tabakalı sıvıyı alabilir, daha sonra tekrar karıştırıp birkaç gün sonra tekrar alırsınız.

Benim bitkiler için kül suyu elde etmek için uyguladığım Doğal Düşün TV youtube kanalından öğrendiğim yöntemde ise 3-5 gün bekledikten sonra 1 lt yüzeyden alıp, 1 lt su ilave ediyorum. Bu şekilde üç defa kül suyu alıyorum. En son kalan kül suyunu doğrudan depoluyorum.

Bitkiler dışında kullanılacakları süzerek şişeleyebilirsiniz. 

Kaynatılarak yapılan yöntemde soğuduktan sonra, küller dibe çöktükten sonra günlerce beklemeden doğrudan kül suyunuz hazır olur.

Bitkiler için yapılacak kül suyunda kurutulmuş meyve kabuklarını da kullanabilirsiniz. Hatta onların  içerdiği potasyum hidroksit miktarı ağaçlara göre biraz fazla olabiliyor.

Kül Suyu Bitkiler İçin Neden Önemlidir?

Odun külünün içinde potasyum hidroksit bulunmaktadır. Potasyum, bitkilerde kök gelişimini ve büyümesini olumlu şekilde etkileyerek bitkileri güçlendirir, yatmasını önler, soğukla mücadeleyi artırır, erkencilik sağlar, hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmaya yardımcı olur. 

Odun külü yüksek alkali özelliği olduğundan külü doğrudan toprağa koymak toprağın kimyasal, fiziksel, biyolojik, ph dengesinin bozulmasına yol açabilir. Bunun yerine kül suyu elde ederek potasyumu bitkilerimize daha güvenilir şekilde verebiliriz. 

Kül suyu bitkinin zararlılara karşı direnmesini sağlar. 

Son dönemde bitkilere sağladığı faydalardan dolayı kül suyu gübresi olarak çok fazla paylaşım yapan organik üretim yapan çiftçiler bulunmaktadır.

Kül Suyu Bitkilere Nasıl Verilir?

Kül suyu hazırlamayı anlatmıştım. İlk üç litre elde ettiğimiz daha etkili olduğu için onları 1 lt kül suyuna 9 lt su karıştırarak bitkilere verebiliriz. 

En son kovada kalan kül suyunu ise yarı yarıya su ile seyrelterek sebze,ağaçlarımıza verebiliriz. Alttaki görselde en son kalan suyu görüyorsunuz.

Damla sulama sisteminde de kül suyu kullanılabilir.

Evdeki çiçeklerinize ya da bahçenizdeki sebzelere sprey olarak yapraktan kül suyu spreyi yapabilirsiniz. 
 

Kül Suyunun Faydaları Nelerdir? Kül Suyu Nerelerde Kullanılır?


- Saç bakımında kıvırcık saçı gevşetmek, düzleştirmek için kullanılır. Saçı temizler ve saça parlaklık verir ancak yüksek PH oranından dolayı saç derisini tahriş edebilir.

Egzema, sedef hastalığında da kullananlar olmuş ama yine de dermatolog onayı almanızda fayda var.

- Yüksek yağ çözme özelliği, suda çözünebilir ve çevre ve sağlık dostu olmasından dolayı fırın temizleyiciler, lavabo açıcıların üretiminde kullanılır. Granit,mermer tezgahları temizlerken parlaklığına zarar vermez, parlatır.

- Sabun yapımında kostik yerine kullanılır. Şampuan yapımında da kullanılır.

- Çamaşırları beyazlatır. Yıkanan bulaşıklar parlar.

- Kül suyunun endüstriyel kullanım alanları: kimyasal maddelerin üretimi, temizlik maddelerinin bileşeni olarak, kağıt üretiminde, kumaş, patlayıcı yapımında, boya üretimi, gübre üretiminde ve elektrolit olarak alkalin piller

- Üzüm kurusu hazırlarken üzüm kül suyuna batırılır. Hem rengi iyileşir hem de bozulmadan daha uzun süre saklanır.

- Hamur işlerinde kabartma için karbonat ve kabartma tozu yerine kullanılabilir.

- Yüksek alkali özelliğinin olmasından dolayı sabun yapımında kullanılır.

- Kül suyunun ilginç bir kullanım alanından bahsedeceğim. Bazı ülkelerde yolda ezilen hayvanların kaldırılmasından sorumlu olan şirketler, topladıkları hayvan karkaslarını mühürlü bir odada  kül suyu karışımına atıp, ısıtarak saatler içinde çözündürüp, dokuların sindirilmesiyle kahve gibi bir sıvıya dönüşmesini ve kemiklerin kırılgan hale gelmesini sağlıyor. Tarihte insanlardan sabun yapan manyakların kullandığı yöntem de budur.

- Mantarları sınıflandırırken 3–10% potasyum hidroksit çözeltileri bazı mantarlarda renk değişimine neden olduğundan bu yöntemle mantar belirlenebilir.

16 Nisan 2021 Cuma

Gıdada Taklit ve Tağşiş Yapanlara Yeni Cezalar Geliyor

Gıda ve yem işletmecileri ürettikleri, ithal ettikleri, kendi adı ve ticari unvanı ile piyasaya arz ettikleri ürünlerde taklit ve tağşiş yaparlarsa İlk ihlalde 54 bin 555 Türk Lirasından az olmamak ve 545 bin 550 Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

Bu Yönetmelik; 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 24 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.



İdari para cezasının hesaplanması

MADDE 5 – (1) Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde öngörülen idari para cezaları yıllık gayri safi gelir üzerinden hesaplanır.

(2) Gıda işletmecisine uygulanacak idari para cezası miktarı işletmecinin fiilden bir önceki mali yılın sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa fiil tarihine en yakın mali yılın sonunda oluşan yıllık gayri safi gelirleri üzerinden hesaplanır.

(3) Taklit veya tağşiş fiilinin;

a) Üreten veya ithal eden gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde;

1) İlk ihlalde ellidörtbinbeşyüzellibeş Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

2) Fiili üç yıl içerisinde birinci kez tekrarlaması durumunda yüzdokuzbinyüzon Türk Lirasından az olmamak ve birmilyondoksanbirbinyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

3) Fiilin üç yıl içerisinde ikinci kez tekrarlaması durumunda Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi gereği işlem yapılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.

b) Kendi adı veya ticari unvanı altında piyasaya arz eden gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde;

1) İlk ihlalde ellidörtbinbeşyüzellibeş Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

2) Fiili üç yıl içerisinde birinci kez tekrarlaması durumunda yüzdokuzbinyüzon Türk Lirasından az olmamak ve birmilyondoksanbirbinyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

3) Fiilin üç yıl içerisinde ikinci kez tekrarlaması durumunda ikiyüzonsekizbinikiyüzyirmi Türk Lirasından az olmamak ve ikimilyonyüzseksenikibinikiyüz Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır.

c) İzlenebilirliğini sağlamadan piyasaya arz eden perakende gıda veya yem işletmecileri tarafından işlenmesi halinde beşbindörtyüzellibeş Türk Lirasında az olmamak ve beşyüzkırkbeşbinbeşyüzelli Türk Lirasını aşmamak kaydıyla yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde biri oranında idari para cezası uygulanır. Tekerrür halinde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununu hükümleri uygulanır.

(4) İdari para cezalarına karşı dava açılmış olması tekerrür hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez.

(5) Gayri safi gelirin yüzde biri hesaplandığında elde edilen miktarın, Kanunda belirlenen alt sınırların altında kalması halinde Kanunda belirlenen alt sınır, üst sınırların üzerinde kalması halinde üst sınırda belirlenen miktar idari para cezası olarak uygulanır.

(6) İdari para cezalarının alt ve üst sınırları her takvim yılı başında 5326 sayılı Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası gereği yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.

(7) Faaliyete yeni başlanılması ya da vergiye kayıtlı faaliyetin bulunmaması gibi nedenlerle gayri safi gelirin tespit edilemediği durumlarda idari para cezası fiil için belirlenen alt sınır üzerinden uygulanır



Gayri safi gelirin belirlenmesi

MADDE 6 – (1) Gayri safi gelir aşağıda belirtilen usulde belirlenir:

a) Bilanço esasına göre defter tutanlar için; işletmecinin faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan veya tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsayan ve gelir tablosu hesaplarından, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 175 inci ve mükerrer 257 nci maddelerinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak yapılan düzenlemelerle belirlenen “60. Brüt Satışlar” hesap grubundaki hesaplara kaydedilmesi gereken tutarlardan “61. Satış İndirimleri” hesap grubundaki hesaplara kaydedilmesi gereken tutarların düşülmesi sonucu kalan tutarı ifade eder.

b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan işletmeler ile basit usule tabi mükellefler için dönem içinde elde edilen hasılat ve diğer gelir kalemlerinin toplamıdır.

c) Serbest meslek kazanç defteri tutanlar için yıl içinde elde edilen gayrisafi hasılat toplamıdır.

ç) İş ortaklığı ve adi ortaklıklar için ortaklığın iş ve işlemleri için hazırlanan finansal tablolarda yer alan ve faaliyet alanına göre bu maddede belirtilen tutar veya tutarlar toplamıdır. Ortaklık iş ve işlemlerine ilişkin olarak ortaklık için 213 sayılı Kanunu hükümleri uyarınca defter tutulmaması ve finansal tabloların hazırlanmaması durumlarında, ortaklığı oluşturan satıcı veya sağlayıcıların ortaklık kapsamında gerçekleştirdikleri faaliyetleri için kendi defterlerine kaydettikleri ve bu maddede belirtilen tutarları oluşturan değerler toplamıdır.

(2) Gayri safi gelirin belirlenmesinde idari para cezasına konu fiilin işlendiği yıldan önceki yıla ait gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde yer alan tutarlar dikkate alınır. Bu tutarların tespitinin mümkün olmaması durumunda fiil tarihine en yakın dönem için verilen gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerindeki tutarlar gayri safi gelirin belirlenmesinde esas alınır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Son Hükümler

Yürürlük

MADDE 7 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 8 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Tarım ve Orman Bakanı yürütür.

15 Ağustos 2014 Cuma

'Üretici Değil, Aracı Kazanıyor' Tezi Doğrulandı

Enflasyonun günah keçisi tarım ürünleri ama üreticinin eline geçen azalıyor.



ANKARA -
Uzun süredir enflasyonun temel sebebi olarak gösterilen tarım ürünlerinde iddia edildiği gibi üreticilerin değil, bunları tüketicilere ulaştıran aracıların fiyatı yükselttiği ortaya çıktı. TÜİK’e göre temmuz ayında tarım ürünleri üretici fiyat endeksi yüzde 0.73 geriledi. Bu dönemde balıkçılık ürünleri yüzde 1.42, tarım ve avcılık ürünleri yüzde 0.74, ormancılık ürünleri fiyatı ise yüzde 0.06 geriledi.

Türkiye’de enflasyonun açıklandığı her dönemde fiyatı en çok artan ürünler arasında üst sırada tarım ürünleri yer alıyor. Bu sebeple kamuoyunda sürekli üreticiler enflasyonun temel sebebi olarak hedefe konuluyor. Ancak Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Tarım Ürünleri Üretici Fiyatları Endeksi verileri, tarım ürünlerindeki fiyat artışının asıl sorumlusunun üreticiler değil, tarım ürünlerini tüketiciye ulaştıranlar olduğunu ortaya koydu. Aylık bazda enflasyonun yüzde 0.45 artış gösterdiği temmuz ayında üreticinin eline geçen fiyatlar artmak bir yana yüzde 0.73 geriledi. Bu dönemde tarım ve avcılık ürünleri fiyatı yüzde 0.74, ormancılık ürünleri endeksi yüzde 0.06, balıkçılık ürünleri endeksi ise yüzde 1.42 geriledi. Yıllık enflasyonun yüzde 9.32 arttığı temmuzda üreticinin yıllık enflasyonu yüzde 6.32’de kaldı. Balıkçılık ürünlerinde yıllık üretici enflasyonu yüzde 4.16 gerilerken, ağırlığı nispeten düşük olan ormancılık ürünlerinde yıllık fiyat artışı yüzde 31.82 seviyesinde gerçekleşti.

Sert kabuklu meyvelerde bile düşüş
Alt gruplara göre yapılan değerlendirmede ise kuraklık ve don etkisiyle tüketicilere yönelik fiyatı oldukça yükselen kayısının da içinde yer aldığı yumuşak-sert kabuklu meyveler grubunda bile aylık bazda fiyatlar yüzde 2.15 geriledi. Bu kategoride çok yıllık bitkilerin fiyatı yüzde 5.97, sert kabuklu meyve fiyatı yüzde 0.42 geriledi.

Bayraktar: Bu koşullarda üretime zorlanıyoruz
Tarım ürünleri üretici fiyat endekslerindeki değişimi değerlendiren Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, enflasyonun sorumlusunun çiftçi olmadığının ortaya çıktığını söyledi. İthalat söylemlerinin yersiz olduğunu dile getiren Bayraktar, çiftçinin haziran ve temmuz ayında ürünlerini düşük fiyata satmak zorunda kaldığını bildirdi. Bayraktar bu durumda çiftçinin fiyat istikrarı istemesinden daha doğal bir şey olamayacağını ifade ederken, “Çiftçimiz, sürekli genel enflasyonun altında fiyat artışlarıyla üretimi sürdürmekte zorlanıyor” diye konuştu.