ad

se

ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Sürat Kargo ve Sürat Lojistik İhalesinde en yüksek Teklif Belli Oldu

"Değerleme raporları doğrultusunda muhammen bedeli 325.000.000 TL olarak belirlenen Sürat Kargo ve Sürat Lojistik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü'nün satış ilanı 28.06.2021 tarihli ve 31525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup; ihale 29.07.2021 tarihinde gerçekleştirilmiştir.

İhale sürecinde toplam 16 adet yatırımcı tarafından şartname satın alınmıştır. Ayrıca yatırımcıların incelemelerini en iyi şekilde yapabilmelerini teminen pandemi süreci de dikkate alınarak bilgi işlem ortamında uzaktan erişimle tüm yatırımcıların hafta sonu ve bayram tatilleri de dahil olmak üzere 7 gün 24 saat inceleme yapabilmeleri esasına dayalı olarak elektronik ortamda bilgi odası hazırlanmıştır.


Şartname satın alan Yatırımcılardan 11’i bilgi odası sürecine dahil olmuş ve süreç içerisindeki ilave bilgi taleplerini/sorularını Kurumumuza iletmeleri sağlanarak, ilave bilgi ve cevap talepleri hafta sonu ve bayram tatilleri de dahil olmak üzere Kurumumuz ve Şirket tarafından karşılanmıştır.

İhale sürecinde son başvuru tarihi olan 27 Temmuz 2021 saat 16:00 itibarıyla idari belgelerini ve mali tekliflerini sunmak suretiyle 4 firma tarafından başvuruda bulunulmuştur.

Başvuru yapan katılımcılardan bir adedinin ihaleye katılım için teminat mektubu sunmadığı ayrıca idari belgelerinde de eksiklikler olduğu tespit edildiğinden, eksikleri tamamlamaları için kendilerine 28 Temmuz 2021 tarihi saat 12:00’a kadar süre verilmiş ise de verilen süre içerisinde eksiklikler tamamlanmadığından şartname gereği Satış Komisyonunca anılan kuruluş ihale dışı bırakılmıştır. Diğer 3 teklif sahibinin idari belgelerinin İhale Şartnamesine uygun olduğu tespit edilerek ihaleye alınmalarına karar verilmiştir.

Sürat Kargo ve Sürat Lojistik Ticari ve İktisadi Bütünlüğü ihalesi açık artırma aşamasına 28.07.2021 tarihinde saat 14.30’da, ihaleye iştirak eden 3 katılımcı temsilcilerinin huzurunda mali zarflar açılarak başlanmış olup, zarfların açılmasıyla katılımcılar tarafından 230.000.000 TL, 325.575.000 TL ve 327.500.000 TL teklifler verdiği görülmüştür.

Kapalı zarf aşamasında verilen en yüksek teklif olan 327.500.000 TL üzerinden açık artırma aşamasına geçilmiş ve katılımcılar tarafından yapılan artırımlar sonucunda 335.500.000 TL ile en yüksek teklife ulaşılmıştır. İkinci en yüksek teklif ise 334.500.000 TL olmuştur.

Açık artırmada verilen en yüksek teklif olan 335.500.000 TL, 325.000.000.TL’lik muhammen bedelin üstünde olduğundan Fon Kurulu kararıyla, İhale Şartnamesi ve ilgili mevzuat uyarınca gerekli izinlerin temini amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Rekabet Kurumu ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvuruda bulunulmasına karar verilmiştir. Anılan Bakanlık ve Kurumlardan gerekli izin ve onayların alınması akabinde ihale Fon Kurulunun nihai onayına sunulacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur."

20 Haziran 2014 Cuma

İlk 5 Aylık Verilere Göre Halı ihracatı 1 Milyar Dolara Yaklaştı

@istenhaber
Türk halı sektörü yılın ilk 5 ayında 945,3 milyon dolarlık halı ihraç etti

KOCAELİ - Geçen yılı rekor ihracatla kapatan Türk halı sektörü, yılın ilk 5 ayında 945,3 milyon dolarlık dış satım gerçekleştirdi.

İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB) verilerinden derlenen bilgiye göre, geçen yılın ocak-mayıs döneminde 880 milyon 381 bin dolar olan Türkiye'nin halı ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 7,4 oranında artarak 945 milyon 349 bin dolara yükseldi.

Alt mal grupları bazında ilk sırayı 806 milyon 720 bin dolarla sektör ihracatının yüzde 85'ini oluşturan makine halıları aldı.

Bunu 82 milyon 615 bin dolarla tüfte halılar, 50 milyon 375 bin dolarla el halıları, 6 milyon 50 bin dolarla kilimler takip etti.

En fazla ihracat Suudi Arabistan'a

Suudi Arabistan, söz konusu dönemde halı sektörünün en büyük pazarı olarak kayıtlara geçti. Lider pazar Suudi Arabistan'a 174 milyon 534 bin dolarlık halı ihracatı yapıldı. Bu ülkeye yapılan dış satım, geçen yıla göre yüzde 3 artarken, sektör ihracatının yüzde 18,5'ini karşıladı.

ABD 107 milyon 542 bin, Libya 73 milyon 741 bin, Almanya 54 milyon 22 bin, Irak 39 milyon 4 bin dolarla ihracatta başı çeken ülkeler oldu.

Öte yandan, en faza ihracat yapan kent, 628 milyon 46 bin dolarla Gaziantep olurken, bunu 222 milyon 932 bin dolarla İstanbul, 24 milyon 211 bin dolarla Uşak, 15 milyon 815 bin dolarla Bursa, 11 milyon 917 bin dolarla Denizli izledi.

Kaynak: http://www.dunya.com/hali-ihracati-1-milyar-dolara-yaklasti-231210h.htm

2 Şubat 2014 Pazar

Bilge Kağan Kitabesinden Yaptıkları

Orhun yazıtları 8. yüzyılın başlarında ikinci Kök Türk Devleti hükümdarı Bilge Kağan Kardeşi Kültigin ve bilge vezir Tonyukuk adına dikilmiştir. Türk tarihinin bilinen ilk yazılı kitabesi olması nedeniyle Türk tarih ve kültür araştırmalarında önemli bir eserdir.


bilge kagan,bilge kağan,orhun yazitlari,göktürk,turkish history

Bilge Kağan; “Ben hiç de zengin ve refah içerisinde yaşayan bir halk üzerine hükümdar olmadım. Tam tersine karnı aç sırtı
çıplak yoksul ve sefil bir halk üzerine hükümdar oldum. Prens iki şad ve kardeşim Kül Tigin ile konuşup anlaştık. Babamızın ve amcamızın kazanmış oldukları halkın adı sanı yok olmasın diye Türk halkı için gece uyumadım, gündüz oturmadım; kardeşim Kül Tigin ile iki Şad ile birlikte ölesiye yitesiye çalıştım çabaladım. Öylece çalışıp çabalayıp birleşik halkı ateş ile su gibi birbirlerine düşman etmedim. Ben kendim hakan olarak tahta oturduğumda, her yere gütmüş olan halk yayap yapıldak ve öe yite dönüp geldi. Halkı besleyip doyurayım diye kuzeyde Oğuz halkına doğuda kıtay ve Totabı halklarına doğru güneyde de Çin’e doğru on iki kez sefer ettim savaştım. Ondan sonra tanrı öyle büyüdüğü için bahtım ve talihim olduğu için ölecek halkı diriltip doyurdum. Çıplak halkı giyimli kıldım, fakir halk zengin kıldım az halkı çok kıldım güçlü devleti olandan, güçlü hakanı olandan iyi kıldım. Debucaktaki halkları hep kendime tabi kıldım. Türk halkını düşmansız kıldım bu halkların hepsi bana tabi oldular.”
Kaynak:yardımcıkaynaklar

10 Ekim 2012 Çarşamba

Tuzağa Dikkat:Kurbanlık Alırken Kurban Olmayın!

Kurban Bayramı'na günler kala vatandaşları kurbanlık alma telaşı sardı. Uzmanlar ise kurban pazarlarında hem hayvan satıcılarını hem de vatandaşları uyardı.
Kalpazanların bonkör davrandığına dikkat çeken emniyet yetkilileri, "Kullanımdaki paralar kadar yıpranmamış olduğu için yeni olan parayı vatandaşlarımız dikkatle incelesin." uyarısında bulunuyor.

Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi yetkilileri, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi sahte para konusunda hem vatandaşları hem de kurban satıcılarını uyardı. Vatandaşların kalpazanların tuzağına düşerek kanun karşısında suçlu duruma düşmemeleri için, aldıkları paraların hakiki olup olmadığı konusunda dikkatli davranmaları gerektiğine vurgu yapan emniyet yetkilileri şu tavsiyelerde bulundu: "Sahte para güzel bir şekilde muhafaza edilmeli ve sadece gelecek görevlilere teslim etmeli.

Sanık durumuna düşme korkusuyla ya da neme-lazım düşüncesiyle pasif kalmamalı, olayı sineye çekmemeli. Gerçek parada kabartma baskı, filigran, emniyet şeridi, bütünleşik görüntü, hologram, optik değişken bant, renk değiştiren mürekkep var. Sahte bir parayla karşılaşıldığında sahte parayı aldığınız kişiye kesinlikle iade etmemeli. Şahsın eşkaline ilişkin bilgileri, mümkünse kimlik bilgilerini ve hatta varsa otosunun plakasını ve diğer özelliklerini tespit etmeli. Şahsı mümkün mertebe oyalamalı. Bu arada en kısa sürede '155 Polis İmdat' veya en yakın polis birimini olaydan haberdar etmeli."

KALPAZANLARIN TUZAĞINA DÜŞMEYİN
Emniyet yetkilileri, günümüzde önemli bir değişim aracı olan paranın sahteciliğine karşı yeterli düzeyle korunamaması, sosyal ve ticari hayatta ciddi güvensizliklerin yaşanmasına neden olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'de Türk parasının yanı sıra, Amerikan Doları ve Euro başta olmak üzere yabancı para birimlerinin de değişim ve tasarruf aracı olarak kullanılmasının para sahtecililiği ile mücadele alanını daha da genişlettiğini belirten yetkililer, "Para sahteciliği ile etkin polisiye mücadelenin yanında, halkımızın da sahte para ile gerçek parayı birbirinden ayıracak yeterli bilgiye sahip olması; gerek Türk parasının gerekse yabancı paraların güvenlik unsurlarını yerli ve yabancı paraları iyi tanımaları gerekmektedir. Kullanımdaki paralar kadar yıpranmamış olduğu için yeni olan parayı vatandaşlarımız dikkatle incelesin. Vatandaşlarımızın ve kurban satıcılarının kalpazanların tuzağına düşerek kanun karşısında suçlu durumuna düşmemeleri için, banknotları tanımaları ve aldıkları paraların hakiki olup olmadığı konusunda dikkatli davranmaları gerekmektedir.

Dünyada sahteciliğe karşı korunmak için paralar son derece gelişmiş emniyet unsurlarıyla basılmaktadır. Gerçek banknotlar dizayn, renk ve baskı yönünden çok net ve düzgün görünür. Dikkatle bakıldığında kolayca algılanabilecek bu net ve temiz görünüm yanında, elle kontrolle sahte ve gerçek banknotları birbirinden ayırmak mümkündür. Paranın gerçek olup olmadığının anlaşılması için halkımız tarafından kolaylıkla yapılabilecek kontrol yöntemleri bulunmaktadır."

İşte Ekonomistlerin 2013 Beklentileri...

33 ay sonra ilk kez daralan sanayi üretimini ve Başbakan yardımcısının açıkladığı Orta Vadeli Program'ı piyasa uzmanları değerlendirdi.
İşte ekonomistlerin yorumları...
PİYASALARDAKİ ANLIK DURUM İÇİN TIKLAYIN...




Gizem Öztok Altınsaç
Garanti Yatırım Ekonomisti

DÖVİZ KURLARINDAKİ ANLIK DURUM İÇİN TIKLAYIN...


'Büyümede beklenenin ötesindeki yavaşlama, cari açık/GSYH tahmininin daha düşük gerçekleşmesiyle sonuçlanıyor. OVP kendi içinde rakamsal olarak son derece tutarlı bir makro çerçeve sunuyor; fakat özellikle 2013 sonu için yüzde 5.3 olan enflasyon beklentisinin oldukça iyimser olduğunu düşünüyoruz.'
 
Timothy Ash
Standard Bank Gelişmekte Olan Piyasalar Birimi Başkanı

'OVP kapsam döneminde cumhurbaşkanlığının yanı sıra yerel ve genel seçimler yapılacak. Anayasa konusunda da muhtemelen referanduma gidilecek. Seçimler de gözönüne alındığında hedefler oldukça temkinli ve güvenilir. Bu plan kredi derecelendirme kuruluşlarını ikna ederse (Türkiye’nin) kredi notu yatırım yapılabilir seviyeye gelmeli.'

İbrahim Aksoy
Şeker Yatırım Ekonomisti


'Merkez Bankası’nın 24 Ekim’de açıklayacağı yılın son enflasyon raporunda enflasyon tahminini yüzde 6.2’den yüzde 7.4’e yükseltmesini bekleyebiliriz. OVP’de bu yıl için bütçe açığı hedefinde yüzde 0.8’lik yukarı yönlü bir revizyon yapılmış. Önümüzdeki yıllarda merkezi yönetim program tanımlı faiz-dışı fazla rakamında kademeli bir artış öngörülüyor.'

İnanç Sözer
Odeabank Ekonomik Araştırma Müdürü


'OVP ana hatları ile gerçekçi ve büyüme tarafında rahatlıkla ulaşılabilir bir görünüm arz ediyor. Özellikle vergi, istihdam ve eğitim alanındaki reformlar hayata geçtikçe, Türkiye finansal istikrarını güçlendirerek rekabette üst sıralara çıkacak ve hem büyümesini hem de enflasyonunu yüzde 5’lik hedef seviyelere ulaştırabilecek. Global perspektif dikkate alındığında, Türkiye’nin temkinli, tutarlı ve gerçekçi bir orta vadeli plan açıklamasını takdir etmek gerek.'

Kaynak:bigpara

8 Ekim 2012 Pazartesi

İki Saatte Kömür Yaptılar!

Fındık kabuğu ve zeytin küspesi gibi çeşitli biyokütleler kullanılarak işlemden geçirilen atıklar, normalde milyonlarca yıllarda oluşan toz kömüre bir kaç saat içinde dönüştürüldü

Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nde oluşumu milyonlarca yıl süren kömür, laboratuvar ortamında iki saatte hidrotermal karbonizasyon yöntemi ile elde edildi.

AÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Sınağ, yaptığı açıklamada, hidrotermal karbonizasyon yöntemi ile laboratuvar ortamında nano küre yapılı sentetik kömür elde ettiklerini açıkladı. Prof. Dr. Sınağ, yöntemin piroliz, koklaştırma gibi diğer yöntemlerle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Çalışmalarında bu yöntemle su ortamında çok sayıda farklı biyokütlelerden maksimum verim ve en iyi ısıl değere sahip ürünün elde edildiği koşulları araştırıp ortaya koyduklarını ifade eden Sınağ, ''İşlemimiz, özel dizaynlı basınçlı kaplarda iki saat sürede gerçekleşiyor. Türkiye'de çok önemli rezervi bulunan fındık kabuğu ve zeytin küspesi başta olmak üzere ormansal atıklar, gıda atıkları gibi çeşitli biyokütleler kullanılıyor; işlemden geçirilen bu atıklar bir kaç saat içinde toz kömüre dönüştürülüyor'' diye konuştu.

Sınağ, işlemin, milyonlarca süren kömürleşme süreciyle kıyaslandığında ısıl değerinin yüksek olması, kükürt içeriğinin yok denecek kadar az olması, toz halde elde edilebilmesi, gübre olarak kullanılabilmesi ile büyük ölçekte üretime geçildiğinde enerji alanında Türkiye'ye çok önemli katma değer yaratacağını vurguladı.

Bitki atıkları kömüre dönüşüyor
Sınağ, kömür oluşumu için biyokütle olarak zeytin küspesi ve fındık kabuğu gibi Türkiye için yüksek rezervlere sahip atıklarla ormansal atıklar, gıda atıkları gibi çeşitli biyokütleler kullanılabileceğini belirtti.

Laboratuvar ortamında sentezlenen biyokömürün, Türkiye'de bilinen en iyi linyitlerden 1000-1500 kalori daha yüksek ısıl değere sahip olduğunu belirten Sınağ, elde edilen kömürün ise toz şeklinde olması nedeniyle özellikle çimento sektöründe kullanılabileceğini kaydetti.

Sınağ, kömürün kükürt içeriğinin yok denebilecek kadar düşük olmasının çevreci bir kimlik kazanmasına yol açtığını söyledi.

Türkiye'nin fındık kabuğu rezervinin yüksek olduğuna işaret eden Sınağ, bu nedenle kullanılan yöntemin ekonomik olmasını beklediklerini vurguladı.

Ürünün briketlenerek hem ısıl değerinin artırılabileceği hem de normal kömürler gibi günlük hayatta da kullanabileceğini vurgulayan Sınağ, ''Prosesin büyük ölçekte uygulanmaya başlanmasıyla gelecekteki fosil yakıt ihtiyacı dolayısıyla enerji açısından dışa bağımlılık büyük oranda azaltılabilir'' değerlendirmesinde bulundu.

Tıpta da kullanılabiliyor
Prof. Dr. Sınağ, ürünün toksik herhangi bir etkisinin bulunmadığını ve farklı teknikler kullanılarak bu karbon nano yapıları suda çözünür hale getirdiklerinin altını çizerek bu sayede tıpta kullanım alanı bulabileceğini belirtti.

Nano boyutta karbon kürelerden oluşan ürünün aktif kimyasal gruplarla fonksiyonlaştırıldığında katma değeri yüksek ve biyoteknolojik uygulamalar için verimli yeni tip malzemeler elde edilebileceğini vurgulayan Sınağ, ''Ürünümüzün bu şekilde geliştirilerek biyomedikal alanında, biyosensör uygulamalarında, yakıt pilleri ve enerji depolama gibi farklı amaçlı kullanılabilmesi mümkün'' diye konuştu.

İki saatte kömür elde ettiler
Sınağ, çalışmasının önemini şu sözlerle açıkladı:

''İki saatte kömür elde ediyoruz. Milyonlarca yıl süren kömür oluşum sürecini çok kısa sürede laboratuvarda saat mertebesinde gerçekleştirmek, çok önemli.

Ancak ürünümüzün endüstriyel boyutta uygulanabilmesi için şu anki görüntü hem ısıl değer, hem kükürt içermemesi hem de toz olması açısından özellikle de toz kömürün ülke dışından temin edildiği çimento sektöründe oldukça önemli bir ekonomik değer oluşturabileceği şeklinde.''

Sınağ, özel sektör ve kamuda konuyla ilgili faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarından beklentilerinin ülke ekonomisine katkı sağlanması adına endüstriyel boyutta çalışmalara başlanması olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Sınağ, çalışmanın sonuçlarının bu yılın Haziran ayında Industrial&Engineering Chemistry Research isimli prestijli bir uluslararası dergide yayımlanarak bilim dünyasına duyurulduğunu bildirdi.

AA

26 Ağustos 2012 Pazar

Bursa Otomotiv Test Merkezi Kurulmasını İstiyor


Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Meclis Başkanı İlhan Parseker, otomotiv test merkezinin Bursa’da kurulması gerektiğini söyledi. Bursa'nın otomotiv sektörünün merkezi olduğunu kaydeden Parseker, "Teknoloji ve bilgi birikimi bizde. TİGEM arazisi hazır. Otomotiv test merkezi bir an önce Bursa’da kurulmalı. Başka bir şehri düşünmek bile anlamsız” dedi.


Türkiye’nin otomotivde son 10 yılda çağ atladığını belirten Parseker, “Bu başarı, büyük ölçüde Bursa’da kurulu üç büyük üreticinin ve devasa yan sanayiin başarısıdır. Ülkede üretilen her iki motorlu araçtan biri Bursa’da imal edilirken, otomotiv test merkezinin otomotivle ilgili olmayan bir vilayette kurulması düşünülemez” dedi.

'MERKEZİN OLMAMASI EKSİKLİK'
Türkiye’de bir otomotiv test merkezi bulunmamasının büyük bir eksiklik olduğunu söyleyen Parseker, “Ülkemizde bu kadar gelişmiş bir otomotiv sektörü varken AR-GE faaliyetlerinin yapılacağı ve geliştirilen ürünlerin doğrulamasının yapılacağı bir test merkezinin olmayışı, yıllardır üzerinde durulan bir mesele. Testler yurt dışında yapılmak zorunda kalındığı için bilginin gizliliğinden rekabet dezavantajına kadar ortaya birçok sakınca çıkıyor. Proje bazında 10-15 milyon euroyu bulan test maliyeti de cabası” diye konuştu.

Bursa olarak bu sıkıntıları ortadan kaldıracak bir test merkezi kurmaya talip olduklarının altını çizen Parseker, sözlerini şöyle sürdürdü: “Otomotiv test merkezi için 3 bin dönümlük bir araziye ihtiyaç var. Gerekli teknik şartlara sahip arazi, 300 bin dönüm genişliğindeki TİGEM’de mevcut. TİGEM arazisinin yüzde 1’nin bu işe vakfedilmesi için gerekli girişimler yapıldı. Bursa’da yerel yönetimden sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes bu projeyi istiyor. Projenin maliyeti 120 milyon euro olarak hesaplanıyor. Başta BTSO olmak üzere Bursalı girişimciler bu konuda her türlü sorumluluğu almaya hazır. BTSO’nun Uludağ Üniversitesi ile birlikte kurduğu ULUTEK’te oto sanayiine dönük AR-GE çalışmaları Otomotiv Test Merkezi ile entegre olduğunda Bursa’da bu alandaki bilgi ve teknoloji seviyesi zirve yapacaktır. Bu girişim, ülkemizin yerli otomobil markası yolculuğuna da ışık tutacaktır” dedi.
Kaynak:habertürk

24 Ağustos 2012 Cuma

Sonunda Bu Da Oldu: Sap, Saman İthal Edeceğiz!


Sap ve samanda ithalat yolu açıldı. 7 ülkeden hiçbir şart aranmadan sap ve saman ithal edilebilecek
23 Ağustos 2012

Haber öncesi benim hatırladığım geçen kurban bayramı sonrası satılamayan hayvanlarına çiftçiler 1 tonu 700 TL'ye kadar saman almak zorunda kalmıştı.Saman karborsaya düşmüştü.Ülkemizin samanı da ithal eder olması gerçekten rahatsız edici bakalım daha neler ithal edilecek.

Haber:Sap ve samanda ithalat yolu açıldı. İç piyasada arzın düşmesi ile birlikte hayvan yetiştiricilerinin saman bulmakta zorlanması ve yükselen fiyatlardan doğan sıkıntıyı önlemek amacı 'ithalat' kararını doğurdu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, sap ve saman ithalatının yapılabileceği ülkeler ve sağlık şartlarını belirledi. Buna göre, 67 ülkeden hiçbir şart aranmadan sap ve saman ithal edilebilecek.

Şap hastalığı sebebiyle ithalat kısıtlaması uygulanan 39 ülke/bölgeden de ithalat yapılabilecek. Buna göre, bölgeleri belirtilen ülkelerden gelecek olan sap ve saman o ülkenin o bölgelerinden gelecek ise işleme tabi tutulacak. Buğday ve arpa üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını sağlayan Doğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde, ilkbahar yağışlarının yetersiz olması sonucu bitki gelişiminin arzu edilen ölçüde gerçekleşmemesi, buğday sap boylarının kısa kalması, bunun da saman veriminde azalmaya neden olmasının ardından piyasada yeterli ürünün olmaması yanında fiyatların daha da yükseleceği beklentisiyle stok yapılması fiyat artışlarına neden olmuştu.

Saman fiyatları çeşitli illerde yüzde 40 ile yüzde 316,7 arasında artış gösterirken, bazı yetkililer ithalat yolunun açılmasıyla, maliyetlerin azalmasını ve kaba yem fiyatlarında düşüş beklendiğini ifade ediyor.

Herhangi bir şartın aranmadığı ülke ve bölgeler şöyle:

“Almanya, ABD, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Belarus, Belçika, Belize, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya (Santa Catarina, Rio Grande do Sul, Rondonia, Acre, Para, Espirito Santo, Minas Eyaletleri), Brunei, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Endonezya, Estonya, Finlandiya, Fransa, Guatemala, Guyana, Haiti, Hırvatistan, Hollanda, Honduras, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, KKTC, Kanada,Karadağ, Kolombiya (Choco Bölümünün Northwest Bölgesi, Archipelago de San Andres ve Providencia), Kosta Rika, Küba, Lesoto , Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malta, Mauritius, Meksika, Nikaragua, Norveç, Panama, Polonya, Portekiz, Romanya, San Marino, Sırbistan, Singapur, Slovakya, Slovenya, Şili, Ukrayna, Uruguay, Vanuatu, Yeni Kaledonya, Yeni Zelanda, Yunanistan.”
Kaynak:habertürk