ad

se

Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2014 Cuma

Rusya ile Yeni Bir Gaz Savaşı mı Başlıyor?

12.09.2014

2008 ve 2009 kışlarında olduğu gibi Rusya ile yeni bir “gaz savaşı” Avrupa’yı kışın üşütecek mi? İşte Avrupa, bunu test etmek için düğmeye bastı. AB, bankacılık sisteminin tabi tutulduğu stres testlerinin benzerini doğalgaz testi şeklinde uygulamaya başladı. Birlik, dışarıya gaz satışını yasaklamak gibi bazı acil durum önlemleri almayı planlıyor. Rusya vanaları kaparsa, en çok zarar görecek üç ülkeden biri ise Türkiye…

AVRUPA Birliği (AB) ile Rusya arasındaki Ukrayna krizi devam ediyor. Ancak soğuk kış aylarında Avrupa’nın Rus gazına ihtiyacı var. Bir yandan Moskova ve Kiev, Ukrayna’nın doğusundaki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik girişimlere hız verirken, bir yandan da yaklaşan kış öncesi doğalgaz krizinin aşılması için çaba sarf ediliyor. Peki ya kriz büyürse? AB, gaz arzında yaşanabilecek olası sıkıntılara dair senaryolar geliştirerek gaz kesintisi için stres testine başlıyor. Öngörülen senaryolar arasında Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm doğalgaz kaynaklarında 7 aya varan kesintiler bulunuyor. Türkiye ise olası bir kesintiden en çok etkilenecek ilk üç ülke arasında gösteriliyor.
ZARARIMIZ BÜYÜK OLUR
Moskova’nın gaz vanalarını kapamasının Türkiye dâhil Avrupa ülkeleri için oluşturduğu tehdit gündemdeki yerini koruyor.  Köln Üniversitesi Enerji ve Ekonomi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, çarpıcı bir tahmin ortaya atarak, “Rusya Avrupa’ya doğalgazı keserse, en çok zarar görecek üç ülkeden biri Türkiye” dedi. Araştırmaya göre, Rusya vanaları üç aylığına kaparsa yalnızca Türkiye, Finlandiya ve Polonya doğalgaz açığı yaşayacak. Gaz kesintisinin altı aya çıkması durumunda Almanya’nın da bundan olumsuz etkileneceği belirtilen raporda, dokuz ayı bulması halinde ise Norveç, Hollanda ve İngiltere dışında tüm Avrupa’nın doğalgaz sıkıntısı yaşayacağı uyarısında bulunuluyor. İhtimal çok düşük olsa da, 9 aylık bir kesintinin Avrupa’da 46 milyar metreküplük gaz açığına neden olacağı vurgulanıyor. (Grafikte ülkelerin doğalgaz ihtiyacının yüzde kaçını Rusya'dan karşıladığı açıklanıyor.) 
                                                                           @hurriyet
TÜRKİYE’NİN SİSTEMİ FELÇ OLUR
AB, gaz arzında yaşanabilecek olası sıkıntılara dair senaryolar geliştirerek gaz kesintisi için “stres testi”ne başlıyor. Enerji IQ Bilgi Servisleri’nin haberine göre, AB dört ayrı kesinti senaryosu üzerinde yoğunlaşırken, öngörülen senaryolar arasında Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm gaz kaynaklarında 7 aya varan kesintiler bulunuyor. Olası bir gaz kesintisinin Türkiye’ye etkileri hakkında üst düzey bir özel sektör yetkilisi, şunları söylüyor: “Eğer Türkiye’ye gelen hattaki gaz kış aylarında kesilirse, Türkiye’nin gaz ve elektrik sistemi felç olur. BOTAŞ’ın şimdiden hazırlanması lazım. Batı hattının açığını kapatmak için İran, Azerbaycan ve Mavi Akım’dan ilave gaz alabilecek miyiz bunu araştırması gerek. Ayrıca, kısıtlı gaz gelirse bu gazı kimler öncelikli kullanabilecek bunun da planlanması lazım. Yüksek verimli gaz santrallerine mi gaz verilecek yoksa gaz dağıtım şirketleri üzerinden bu gaz konutlara diye verilip verimsiz santraller mi buradan gaz alacak? Elektrik fiyatları yine fırlayacak mı? Bunlar önemli. LNG kargolarının gelişleri de önemli. Kışın LNG bulmak zor. Şimdiden hazırlıklar yapılmalı.”
DEPOLAR ŞOKU HAFİFLETİR
AB, dışarıya doğal gaz satışını yasaklamak ve sanayide kullanımı kısıtlamanın da arasında olduğu acil durum önlemleri üzerine duruyor. AB, gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’unu Rusya’dan temin ediyor. AB için kurtarma planları kapsamında depolama imkânlarının artırılması önem taşırken, Avrupa’nın gaz depolarında toplam 88 bcm gaz bulunuyor.  
TÜRKİYE DE TESTLERE KATILMALI
ENERJİ IQ Bilgi Servisleri Genel Müdürü Emre Ertürk, Rus gazının Türkiye için önemi konusunda şunları söylüyor: “Bu yıl için yapılan tahminlere göre, gaz tüketimi yüzde 5 artacak. Günlük talep ise geçtiğimiz kışın soğuk günlerinde 230 milyon metreküpe kadar yükselmişti. Bu miktar, BOTAŞ’a ait ulusal iletim şebekesinin sorunsuz taşıyabileceği günlük miktarın 30-32 milyon metreküp üzerindeydi. İran’dan gelen gazın azalması ve LNG kargolarının gecikmesi sonucunda şebekenin dengesi bozulmuş, konutlara gaz arzını sürdürebilmek için santrallere verilen gazda kısıntı yapılmıştı. Depolama kapasitemizin az ve mevcut tesislerin sisteme gaz verme kapasitelerinin de yetersiz olduğunu dikkate aldığımızda, Türkiye’nin olası gaz kesintisini tolere etmek bir yana, bu kış oluşacak talebi dahi çok zor karşılayabileceğini görüyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin önce iç piyasada olası senaryolara göre bir stres testi yapması ve planlarını hazırlaması gerekiyor. Ayrıca, AB’nin gerçekleştireceği stres testlerine de Türkiye’nin katılması çok önemli. Rusya bugüne kadar güvenilir bir tedarikçi olarak bilindi ve kabul edildi. Ancak yürürlüğe girmesi beklenen yeni yaptırımlar, Rusya’nın radikal adımlar atması sonucunu doğurabilir.”
STRES TESTİ SENARYOLARI
Ukrayna’dan geçen ve Avrupa’yı besleyen doğalgaz hatlarında 1 aylık kesinti (1 Şubat 2015 – Şubat 2015)
Ukrayna’dan geçen ve Avrupa’yı besleyen doğalgaz hatlarında 6 aylık kesinti (1 Eylül 2014 – 28 Şubat 2015)
Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm doğalgaz kaynaklarında 1 aylık kesinti (1 Şubat 2015– 28 Şubat 2015)
Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm doğalgaz kaynaklarında 6 aylık kesinti (1 Eylül 2014– 28 Şubat 2015)
Avrupa Birliği’ne üye Baltık ülkeleri ve Finlandiya için Ukrayna rotasındaki aksamalar yerine farklı iki senaryo:
Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm doğalgaz kaynaklarında 1 aylık kesinti (1 Ağustos 2014 – 31 Ağustos 2014)
Rusya’dan Avrupa’ya tedarik edilen tüm doğalgaz kaynaklarında 7 aylık kesinti (1 Ağustos 2014 – 28 Şubat 2015)
Yazar: Merve Erdil

8 Ekim 2012 Pazartesi

İki Saatte Kömür Yaptılar!

Fındık kabuğu ve zeytin küspesi gibi çeşitli biyokütleler kullanılarak işlemden geçirilen atıklar, normalde milyonlarca yıllarda oluşan toz kömüre bir kaç saat içinde dönüştürüldü

Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nde oluşumu milyonlarca yıl süren kömür, laboratuvar ortamında iki saatte hidrotermal karbonizasyon yöntemi ile elde edildi.

AÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Sınağ, yaptığı açıklamada, hidrotermal karbonizasyon yöntemi ile laboratuvar ortamında nano küre yapılı sentetik kömür elde ettiklerini açıkladı. Prof. Dr. Sınağ, yöntemin piroliz, koklaştırma gibi diğer yöntemlerle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Çalışmalarında bu yöntemle su ortamında çok sayıda farklı biyokütlelerden maksimum verim ve en iyi ısıl değere sahip ürünün elde edildiği koşulları araştırıp ortaya koyduklarını ifade eden Sınağ, ''İşlemimiz, özel dizaynlı basınçlı kaplarda iki saat sürede gerçekleşiyor. Türkiye'de çok önemli rezervi bulunan fındık kabuğu ve zeytin küspesi başta olmak üzere ormansal atıklar, gıda atıkları gibi çeşitli biyokütleler kullanılıyor; işlemden geçirilen bu atıklar bir kaç saat içinde toz kömüre dönüştürülüyor'' diye konuştu.

Sınağ, işlemin, milyonlarca süren kömürleşme süreciyle kıyaslandığında ısıl değerinin yüksek olması, kükürt içeriğinin yok denecek kadar az olması, toz halde elde edilebilmesi, gübre olarak kullanılabilmesi ile büyük ölçekte üretime geçildiğinde enerji alanında Türkiye'ye çok önemli katma değer yaratacağını vurguladı.

Bitki atıkları kömüre dönüşüyor
Sınağ, kömür oluşumu için biyokütle olarak zeytin küspesi ve fındık kabuğu gibi Türkiye için yüksek rezervlere sahip atıklarla ormansal atıklar, gıda atıkları gibi çeşitli biyokütleler kullanılabileceğini belirtti.

Laboratuvar ortamında sentezlenen biyokömürün, Türkiye'de bilinen en iyi linyitlerden 1000-1500 kalori daha yüksek ısıl değere sahip olduğunu belirten Sınağ, elde edilen kömürün ise toz şeklinde olması nedeniyle özellikle çimento sektöründe kullanılabileceğini kaydetti.

Sınağ, kömürün kükürt içeriğinin yok denebilecek kadar düşük olmasının çevreci bir kimlik kazanmasına yol açtığını söyledi.

Türkiye'nin fındık kabuğu rezervinin yüksek olduğuna işaret eden Sınağ, bu nedenle kullanılan yöntemin ekonomik olmasını beklediklerini vurguladı.

Ürünün briketlenerek hem ısıl değerinin artırılabileceği hem de normal kömürler gibi günlük hayatta da kullanabileceğini vurgulayan Sınağ, ''Prosesin büyük ölçekte uygulanmaya başlanmasıyla gelecekteki fosil yakıt ihtiyacı dolayısıyla enerji açısından dışa bağımlılık büyük oranda azaltılabilir'' değerlendirmesinde bulundu.

Tıpta da kullanılabiliyor
Prof. Dr. Sınağ, ürünün toksik herhangi bir etkisinin bulunmadığını ve farklı teknikler kullanılarak bu karbon nano yapıları suda çözünür hale getirdiklerinin altını çizerek bu sayede tıpta kullanım alanı bulabileceğini belirtti.

Nano boyutta karbon kürelerden oluşan ürünün aktif kimyasal gruplarla fonksiyonlaştırıldığında katma değeri yüksek ve biyoteknolojik uygulamalar için verimli yeni tip malzemeler elde edilebileceğini vurgulayan Sınağ, ''Ürünümüzün bu şekilde geliştirilerek biyomedikal alanında, biyosensör uygulamalarında, yakıt pilleri ve enerji depolama gibi farklı amaçlı kullanılabilmesi mümkün'' diye konuştu.

İki saatte kömür elde ettiler
Sınağ, çalışmasının önemini şu sözlerle açıkladı:

''İki saatte kömür elde ediyoruz. Milyonlarca yıl süren kömür oluşum sürecini çok kısa sürede laboratuvarda saat mertebesinde gerçekleştirmek, çok önemli.

Ancak ürünümüzün endüstriyel boyutta uygulanabilmesi için şu anki görüntü hem ısıl değer, hem kükürt içermemesi hem de toz olması açısından özellikle de toz kömürün ülke dışından temin edildiği çimento sektöründe oldukça önemli bir ekonomik değer oluşturabileceği şeklinde.''

Sınağ, özel sektör ve kamuda konuyla ilgili faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarından beklentilerinin ülke ekonomisine katkı sağlanması adına endüstriyel boyutta çalışmalara başlanması olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Sınağ, çalışmanın sonuçlarının bu yılın Haziran ayında Industrial&Engineering Chemistry Research isimli prestijli bir uluslararası dergide yayımlanarak bilim dünyasına duyurulduğunu bildirdi.

AA