Türkiye, Avrupa Birliği (AB) Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi ile uyumlu dev bir adımın eşiğinde.
Image by Nicky ❤️🌿🐞🌿❤️ from Pixabay
Türkiye: 2026 Yeni Dönem
Türkiye, "Sıfır Atık" projesi kapsamında 2019'da poşet ile başlayan süreci, bu yıl kapsamlı yasaklarla bir üst seviyeye taşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ile Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası oluşturulmuştu.
Türkiye, "Sıfır Atık" projesi kapsamında 2019'da poşet ile başlayan süreci, bu yıl kapsamlı yasaklarla bir üst seviyeye taşıyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ile Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası oluşturulmuştu.
1 Eylül 2026 Hedefi: Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumlu olması planlanan bu düzenlemede doğada çözünmesi yüzyıllar alan ve özellikle deniz ekosistemine ağır zararlar veren ürün kategorilerini hedefliyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yönetmelik taslağına göre, tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzı kademeli olarak durdurulacak.
Kısıtlama Getirilecek Ürün Grupları
Taslak aşamasında olan düzenleme, günlük hayatta oldukça fazla kullanılan şu ürünlerin satışına ve kullanımına sınırlamalar getirmeyi amaçlıyor:
Mutfak Gereçleri: Plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubukları ve tabaklar.
Servis Yardımcıları: Plastik pipetler ve içecek karıştırıcıları.
Kişisel Bakım ve Diğer: Plastik çubuklu kulak pamukları ve balon sapları.
Köpük Ürünler: Genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) yapılmış gıda kapları, içecek kutuları ve bardaklar.
Avrupa Birliği, "Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi" (SUPD) ile bu konuda en kapsamlı yasal çerçeveye sahip bölge konumundadır.
Avrupa Birliği 2025-2026 Hedefleri:
2025 yılı itibarıyla pet şişelerin en az %25 geri dönüştürülmüş plastik içerme zorunluğu geldi.
Paket servis kapları ve plastik bardak tüketiminde ise 2026 yılı sonuna kadar ölçülebilir bir düşme sağlanması hedefleniyor.
Temmuz 2024'ten bu zamana AB'de satılan tüm plastik içecek şişelerinin kapaklarının şişeye bağlı olması zorunlu (kaybolup doğaya karışmaması için).
Dünyadan Diğer Önemli Uygulamalar
Kanada: Federal Yasak (2023-2026) Poşet, pipet ve karıştırıcıların üretimi ve ithalatı tamamen yasaklandı. 2026 başındaki mahkeme kararıyla bu ürünler "toksik" kategorisinde tescillendi.
Kenya / Ruanda: Dünyanın en zalım plastik poşet yasaklarına sahipler. Poşet kullanımı için hapis cezasına varan cezalar uygulanabiliyor.
Çin: Kademeli Geçiş Büyük şehirlerde biyo bozunur olmayan plastik poşet ve pipetler yasaklandı; 2025 sonuna kadar bu yasak ülke genelindeki tüm kasaba ve köyleri kapsayacak.
Hindistan: 2022'den bu yana düşük faydalı ve yüksek kirlilik potansiyelli (plastik bayraklar, dondurma çubukları vb.) 19 ürünü yasakladı.
Yasaların Temel Araçları
Devletler plastik kirliliğini kontrol altına almak için genellikle şu üç yöntemi bir arada kullanıyor:
Doğrudan Yasaklar: Alternatifi (ahşap, kağıt, cam) olan ürünlerin satışını tamamen durdurmak.
Genişletilmiş Üretici Sorumluluğu (EPR): Üreticilerin, ürünlerinin atık yönetim maliyetlerini karşılamasını zorunlu hale getirmek (Örn: İzmarit temizleme maliyetinin tütün şirketlerince ödenmesi).
Depozito Yönetim Sistemleri: Tüketicileri, plastik şişeleri geri dönüşüm noktalarına getirmeye teşvik eden maddi iade sistemleri.
Akdeniz’in Korunması: Türkiye, Akdeniz’e en uzun kıyısı olan ülkelerden biridir. Denizlere dökülen plastiklerin mikroplastiklere dönüşüp besin zincirine dahil olması , hem halk sağlığını hem de balıkçılık ekonomisini büyük zarar veriyor.
Döngüsel Ekonomi: Tek kullanımlık ürünler "al-yap-at" bitmeyen çevreye zarar veren tüketim modelinin bir parçasıdır. Yeni düzenleme, kaynakların sürekli devirdaim ettiği "döngüsel ekonomi" modeline geçişi hızlandıracaktır.
AB Yeşil Mutabakat Uyumu: Gümrük Birliği ve ihracat standartları gereği, Türkiye’nin ambalaj sektöründe AB standartlarını yakalaması, ticari sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşımaktadır.
Sektörel Dönüşüm ve Alternatif Çözümler
Düzenleme ile yeni bir sanayi kolu için fırsat doğurmaktadır.
Plastik üreticilerinin;
Biyobozunur (Kompostlanabilir) Plastikler: Mısır nişastası veya şeker kamışı gibi doğal kaynaklardan üretilen materyallere,
Doğal Lifler: Bambu, ahşap, kağıt ve selüloz bazlı alternatiflere,
Yeniden Kullanılabilir Sistemler: Cam, metal veya yüksek kaliteli çok kullanımlık polimerlere yönelmesi teşvik edilecektir.
Biyobozunur (Kompostlanabilir) Plastikler: Mısır nişastası veya şeker kamışı gibi doğal kaynaklardan üretilen materyallere,
Doğal Lifler: Bambu, ahşap, kağıt ve selüloz bazlı alternatiflere,
Yeniden Kullanılabilir Sistemler: Cam, metal veya yüksek kaliteli çok kullanımlık polimerlere yönelmesi teşvik edilecektir.
Uygulama Takvimi ve Tüketici Rolü
Bakanlığın taslak çalışmasında, üreticilerin ve tüketicilerin bu dönüşüme uyumu için geçiş süreci öngörülüyor. İlk olarak kamu kurumlarında ve turizm tesislerinde başlaması beklenen kısıtlamalar, zamanla perakende ve paket servis noktalarında uygulanacak.
Tüketiciler İçin Ne Değişecek?
Bireysel olarak çevreci, hayatına sürüdürülebilirlik ilkeleri kapsamında sürdüren azınlık ve bazıları tarafından yadırganan, eleştirilen kitle gibi yanınızda taşıyabileceğiniz matara, termos, bez çanta ve çok kullanımlık çatal-kaşık setleri, sefer tasları, kaplar gibi alışkanlıklar "yeni normal" haline gelecek. İşletmeler ise plastik yerine doğa dostu ambalaj seçeneklerini sunmakla yükümlü olacak. Bunlarda da özel üretim, arge projeleri ürünleri de her zaman olduğu gibi ek maliyet getirecek haliyle fiyatları süsleyecek.
Sonuç
Türkiye’nin tek kullanımlık plastiklerle ilgili hazırladığı bu yönetmelik, gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakma vizyonunun somut bir kanıtıdır. 2026 yılına kadar tam kapasiteyle uygulanması beklenen bu kurallar, Türkiye’yi yeşil dönüşümde bölgesel bir lider konumuna taşıyacaktır.
Bunlardan önce piknik yapma ayağına ormana, hobi bahçeleriyle köylere, evindeki tüm ihtiyaç fazlası eşyaları derelere, milletin tarlasına atmaya, parkta, sahilde,trafikte her alanda çöp atmaya ceza gelmelidir. Bolu Belediyesinin başlattığı bu uygulama tüm diğer belediyelerde de uygulanmalıydı.
Multi medya sistemi yasaklarından önce çöp atanlara karşı somut adımlar atılması gerekiyor. İlle AB hedefleriyle mi süreç ilerlemesi lazımdı. Köyler, mahalleye döndü ama hala eskisi gibi çöplerini yakan ciddi bir kitle var. Bu konuda muhtarlar, imamlar,kaldıysa köy okullarındaki öğretmenler bu konuda halkı bilinçlendirmelidir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder