ad

se

16 Şubat 2013 Cumartesi

9 Tips to Lessen Fuel Costs

It’s no surprise that one of the largest costs for companies maintaining fleets is fuel. With fuel prices changing so sporadically it is difficult to forecast how much you will spend month over month, or worse, week to week.


Just this week, diesel prices shot up nearly 10 cents to $4.022, according to the Department of Energy’s Energy Information Administration (EIA). The 9.5 cent gain represents the largest weekly increase since the price moved up 6 cents to $4.034 the week of November 11, and it is the first time weekly prices topped the $4 per gallon mark since reaching $4.027 the week of December 3.

For fleets that are looking to avoid pain at the pump, here are nine helpful tips:

1-Train drivers to practice fuel efficient driving techniques – Speed is the largest single factor impacting large truck fuel economy.  Simply reducing speed from 65mph to 55mph can result in a significant improvement in miles per gallon.  Gradually easing into the speed limit versus faster acceleration is also another way to use less fuel. Learn more about fuel management in our Pro-TREAD driver training program, including a specific module on fuel management.

2-Specify fuel efficient equipment – New engine technologies, improved aerodynamics, and weight-saving designs are available to improve the fuel economy of today’s fleets.  Natural Gas Vehicles are also an attractive alternative to mitigate fuel cost volatility. Natural gas costs as much as 42 percent less per equivalent gallon of diesel.

3-Plan Routes Around Traffic Patterns – Knowing current traffic patterns can help drivers avoid congested areas. Less deceleration and acceleration means less fuel consumed. It’s also important to check routes for possible construction projects, as they usually cause delays.

4-Improve tire maintenance – Correct tire pressure, alignment, and frequent tire maintenance have a significant impact on fuel economy.  Have drivers check for visual defects before starting their work each day and use the recommended inflation pressure provided by the tire manufacturer.

5-Use side skirts on your Fleet – Installing side skirts on your van and refrigerated trailers and can minimize the drag produced by air swirling under the trailer. This will further increase fuel efficiency.

6-Implement an ongoing preventive maintenance program – A well-maintained vehicle is a more fuel efficient vehicle.  Make sure your fleet is on a scheduled maintenance program for even the most routine care to optimize performance.

7-Leverage technology – Take advantage of new telematics and onboard diagnostics systems, which help fleet owners analyze fuel purchases, optimize routes, and monitor idle time and vehicle performance – all which mitigate rising fuel costs.

8-Optimize distribution networks – Establish regional distribution centers to serve customers on demand and optimize and consolidate routes. This will reduce the number of loads to require fewer trips and less idling.

9-Consider a dedicated fleet solution – Control routes, fuel consumption, and idle time with dedicated assets, drivers, and strategic route planning.
Implementing these suggestions into your fleet operation can help you save a lot of money on fuel, and free up some cash flow to put back into your business. You will also be helping the environment by reducing your carbon footprint.


Source:http://blog.ryder.com

19 Aralık 2012 Çarşamba

DHL, Lojistik Alanında En Yaratıcı Projeye 10.000 Avro Veriyor


Tüm dünyadan araştırmacı bilim insanları ve girişimcilerin lojistik sektörüne yönelik en yaratıcı çözümleriyle katılabileceği yarışmaya başvurular 31 Ocak 2013 tarihine kadar devam ediyor.
Dünyanın lider lojistik grubu DHL, 2013 DHL İnovasyon Ödüllerinde yarışarak kazanan en yenilikçi projenin sahibi araştırmacı ve girişimcilere 10 bin avro ödül verecek. Katılım süresi 31 Ocak 2013 tarihine kadar olan yarışmada başvurular www.dhl-event.com/Innovation-Award adresinden yapılabilecek.

DHL Solutions & Innovation Başkan Yardımcısı Petra Kiwitt yarışmayı duyururken şunları söyledi: “Bu yarışmayı lojistik sektörüne önemli katkıda bulunacak olan yılın en yaratıcı girişimcisini/bilim insanını onurlandırmak üzere düzenliyoruz. Bilim dünyası ve genç girişimcilerle işbirliği yapmak bizim için hayati önem taşıyor, şimdiye kadar bu gibi işbirliklerinden önemli faydalar elde ettik. Bu yarışmayla bilim insanlarını ve genç girişimcileri lojistik sektörü için yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler bulmak için bir adım atmaya davet ediyoruz.”
Yarışmaya üniversite ve yüksek lisans öğrencileri ile üniversitelerde araştırma görevlisi olarak görev yapanlar katılabilecek. Başvuruların değerlendirilebilmesi için bir lojistik problemine pratiğe yönelik bilimsel bir katkıda bulunması kriteri aranacak. Yarışma tarihinde bir ilk olarak jüri bu yıl karşılaştıkları bir lojistik problemine çözüm getirerek bu çözümü bir iş planına döken ya da halihazırda uygulamakta olan genç girişimcilerin başvurularını da değerlendirmeye alacak.
Tüm başvurular bilim ve ekonomi dünyasından tanınmış isimlerden oluşan bir jüri tarafından değerlendirilecek. Jürinin odaklanacağı temel kriterler projelerin inovasyon, küresel uygulanabilirlik, uzun vadeli uygulanabilirlik ve hayata geçirilebilirlik olacak. Ödül töreni 24 Nisan 2013’te, yani DHL İnovasyon Günü 2013’ten bir gün önce Almanya’daki DHL İnovasyon Merkezi’nde düzenlenecek. Beşinci kez kutlanacak olan DHL İnovasyon Günü lojistik sektöründe inovasyona odaklanan etkinlik olma özelliği taşıyor. 2013 yılındaki etkinlikte “Gökyüzünü Hedeflemek- Reaching for the Sky” konulu paneller ve konuşmalar yapılacak.
En inovatif bilim insanı ve girişimcileri ödüllendirmenin yanı sıra DHL aynı zamanda en inovatif çalışanlarını ve en inovatif müşteri çözümlerini ödüllendirdiği etkinlikler de düzenliyor ve ayrıca gazetecilik dalında da ödüller veriyor.

Lojistik Mühendisliği


Lojistik Mühendisliği; müşterin tüm (genel ve özel) gereksinimlerini karşılamak, verimli ve etkili bir iş akışını yaratmak ve lojistik performansı iyileştirmek maksadıyla, istenen hizmet seviyesinde, uygun maliyette ve yüksek kalitede yenilikçi çözümler tasarlayarak; talep, satın alma, son ürün, dağıtım, depolama, ulaştırma, bakım ve organizasyon vb. gibi alt bileşen ve süreçlere ilişkin matematiksel ve teknik işlemler yapan mühendislik biliminin bir alt disiplin alanı ve branşıdır.

Diğer bir ifade ile, ürünlerin, hizmetlerin, kaynakların ve bilgilerin başlangıç noktası ile bitiş noktası arasındaki akışını sağlayan tüm aktörlere ilişkin; “güvenirlik”, “bakım yapılabilirlik”, “sürdürülebilirlik” ve “kullanılabilirlik (elverişlilik)” ile sistemin toplam güvenirliğini ortaya koyan süreçlere yönelik, bir mühendislik bilimi ve sanatıdır.

Lojistik mühendisliği, kendi disiplin ve çalışma alanı içerisinde hizmet, teknik, analitik,  matematik ve yönetsel becerileri bir araya getirir. Bir araya gelme ile oluşan bu birliktelik, tedarik zincirindeki tüm akışın etkili ve verimli olması için envanter, üretim, satış, yönetim ve personel vb. gibi tüm konuları kontrol eden bir mekanizma oluşturur. Bu mekanizma becerilere dayalı bilimsel bir tekniğin varlığını ortaya koyar. Aynı zamanda da bu birliktelik, lojistik sektöre teknik deneyimini, becerilerini ve yeteneklerini kullanarak mühendislik desteği sağlar.

Lojistik mühendisliği, bir işletmenin lojistik ve tedarik zincirine yönelik iş süreçlerini, fonksiyonlarını ve bileşenlerini tüm yönleri ile ele alır. Hammadde, yarı mamul, mamul ve malzemeleri denetler, kalitesini düzenler ve sevkiyat hızını artırır. Aynı zamanda bu disiplin alanı tüm süreçleri izleyerek ve durumsal haberdarlığını sağlayarak iş süreçlerini, müşterileri, çalışanları ve liderleri geliştirir. Bu nedenle lojistik mühendisliği, müşteri ihtiyaçlarını karşılanmak için gerekli olan bir faaliyetin veya sürecin her aşamasını denetler ve destekler.

Bu denetim ve destek görevlerinin verimli bir şekilde yerine getirilebilmesi için, simülasyon, modelleme, kalite güvencesi, strateji yönetimi, araştırma metodolojisi, endüstri mühendisliği ve tedarik zinciri yönetimi lojistik mühendisliği alanı içerisinde entegre edilmiştir. Bu entegrasyon aynı zamanda; satın alma, bakım, ulaştırma ve dağıtım vb. gibi lojistiğin fonksiyon alanlarını güçlü bir şekilde destekler. Ayrıca maliyet etkin bir hizmet performansı sağlar. Analitik modeller ve bilgisayar simülasyonları ise, bu hizmet performansını artırmada yardımcı olur.

Lojistik mühendisliği, ağırlıklı olarak lojistik problemleri çözmek için, mühendislik yöntemlerinin ve uygulamalarını kullanır. Bu nedenle disiplinler arası bir bilim olma özelliğini beraberinde taşır.

Disiplinler arası bir bilim dalı olan lojistik mühendisliği, lojistik desteğin temel ilkelerini ve yaklaşımlarını ortaya koyarken, sürecin teknik, kavramsal, bilimsel ve ilgili mühendislik prensiplerini bir araya getirir. Bu bileşimin başlangıçtan bitişe kadar olan sınırları şöyle çizilmiştir; ihtiyaç tespiti, konsept, entegre lojistik destek, sistem analizi, sistem tasarımı ve sistem geliştirme, test ve değerlendirme, üretim ve işletme, destek, bakım, onarım, envanterden çıkarma ve geri dönüşüm şeklindedir.

Lojistik mühendisliği, bu sınırlar içerisinde kendi alt disiplin alanlarını tanımlar ve sistem ile ekipmanlar için gerekli olan alt yapıyı (bakım, personel, eğitim, tesis, destek ekipmanı, doküman, yedek parça, tedarik zinciri, veri ve bilgi desteği vb.) sağlar.

Bu bağlamda lojistik mühendisliği oldukça geniş yetenek ve becerilere sahip bir disiplin alanı olma özelliğini mühendislik alanları içerisinde güçlü bir şekilde korur. Bu beceri ve yeteneklere dayalı olarak lojistik mühendisliğinin iş dünyasına sağladığı katkılar ve değerlerden bir kaçı müteakip maddelere çıkarılmıştır;

Daha yüksek kaliteli, daha düşük maliyetli ürün ve hizmeti için toplam entegre tasarımlar geliştirir ve hizmet seviyesini yükseltir,
Operasyon güvenliğini artırır ve bakım maliyetlerini düşürür,
Tüm süreçlerin, fonksiyonların ve bileşenlerin düzgün işlemesini ve uygulanmasını sağlar,
Müşteri güvenini ve müşteri memnuniyetini artırır,
Bakımın planlanmasını sağlar, sorun giderir, arıza oranlarını düşürür, hızlı, doğru ve tam zamanlı bir bakım ve onarım imkanı sağlar,
Modern teknoloji kullanımına olanak tanır,
Üretim ve hizmet sürecini geliştirir ve maliyetleri düşürür,
Üretim ve hizmet elverişliliğini, güvenirliliğini ve sürdürülebilirliğini artırır,
Lojistik hizmetler sürecini rasyonalize eder ve bütçede tasarrufu sağlar.

Lojistik mühendisliği, lojistiğin bakım fonksiyonu alanında yer alan akıllı sistemlere, sistemlere, araçlara, makinelere ve malzemelere yönelik olarak; Ortalama Arızalar Arası Süre (Mean Time Between Failures “MTBF”), Ortalama Arızalanma Süresi (Mean Time to Failure “MTTF”), Ortalama Onarım Süresi (Mean Time to Repair “MTTR”), Hata Modları ve Etkileri Analizleri (Failure Mode and Effects Analysis “FMEA”) vb. gibi karmaşık elemanları göz önüne alarak matematiksel modelleri kullanarak çalışır. Diğer yandan çözüm ve yeni uygulamalar üretmek ve geliştirmek için, matematiksel prensiplere dayalı nitel ve nicel analizler ile tümden gelim uygulamalarını ortaya koyar.

Bu uygulamaların ön önemlisi desteklenebilirlik analizidir. Lojistik mühendisliği her hangi bir sistemin performans gereksinimlerini, lojistik gereksinimlerini, sistemin diğer gereksinimlerini ve toplam maliyetlerini optimize etmek için, desteklenebilirlik analizlerini o sistemin ömür devri boyunca yapar.

Lojistik mühendisliğinin ana çalışma alanları; sistem tasarımı, sistem bileşenleri, onarım yeteneği, eğitim, yedek parça stoku, talep tahmini, satın alma, depo, dağıtım noktaları ve taşıma metotları, vb. gibidir. Bu alanların işletme veya firma açısından kabul edilebilir bir toplam maliyetle uygulanabilirliğini sağlamak lojistik mühendisliğinin ana görevlerindendir.

Bu ana çalışma ve görev alanları içerisinde lojistik mühendisliği, bir operasyona ilişkin tüm alt bileşenler ile alt sistemlerin güvenirliğini dikkate alarak ona uygun sistemleri tasarlar. Zira bir alt sistem veya bileşendeki düşük güvenirlik oranı, toplam lojistik sistem performansını düşürmekte ve operasyon verimliliğini ve etkililiğini olumsuz yönde etkilemektedir.

Lojistik mühendisliğinin diğer bir ana görevi ise, tedarik zincirinde ve lojistikte değer yaratmak, performansı yükseltmek, maliyet tasarrufu sağlamak ve rekabetçi bir araç haline gelmelerini sağlamaktır. Diğer yandan da dağıtım ve ulaştırma ağı tasarımı ile depo verimliliği üzerinde de oldukça önemli görevler yerine getirirler.
Kaynak:http://www.lojistikci.com

26 Kasım 2012 Pazartesi

Paslanmaz Çeliğin Tarihçesi


Antik çağlardan günümüze birkaç korozyon dayanımlı demir ulaşmayı başarmıştır. Bunun en ünlü ve en büyük örneği Hindistan 'ın Delhi kentindeki, Kumara Gupta I tarafından 400 'lü yıllarda yaptırılan "Delhi 'nin Dikili Demiri" 'dir.  Fakat paslanmaz çeliğe benzemeyen bir şekilde bu demir anıt paslanmazlık özelliğini kromdan değil, içerdiği yüksek fosfordan almaktadır. Fosfor uygun yöresel hava şartlarıyla birlikte anıtın yüzeyinde, demir-oksit ve fosfordan oluşan bir koruyucu yüzey tabakası oluşturup demirin korozyona karşı direncini sağlamaktadır.

Demir-krom alaşımlarının korozyona karşı olan direnci ilk defa 1821 yılında Fransız metalürjist Pierre Berthier tarafından farkına varılmıştır. O dönemdeki teknoloji, krom ile demiri bugünkü gibi işleme tabii tutabilmeye yetmediği için pratik olarak kullanıma geçilememiştir. 

1890 'larda Alman Hans Goldschmidt karbonsuz krom üretimin yolunu açan alimunotermik yöntemini bulmuştur.  Bu tarihten itibaren paslanmaz çelik üzerine birçok çalışma yapılmıştır. 

Modern paslanmaz çeliklerin başlangıcı, 1913 yıllarında İngiliz metalürjist Harry Brearly tarafından rastlantısal olarak tüfek namlularını geliştirmek için araştırma yaparken keşfedilerek başlamıştır.  Bu da paslanmaz çeliğin başlangıç noktası olmuştur. Daha sonrasındaki çalışmalarda, 18-8 olarak nitelendirilen (304) östenitik paslanmaz çelik yaklaşık 1920 'li yıllarda piyasaya çıkmış ve uygulamalarında büyük bir başarı sağlanmıştır. 1930 'lardan itibaren paslanmaz çelik endüstride ve günlük hayatımızda vazgeçilmez bir yer almıştır. Bu gelişmeleri diğer alaşım elementleri ile sürdüren araştırmacılar, bugün tanıdığımız paslanmaz çelik kalitelerini zamanla geliştirmişlerdir. 
Dubleks paslanmaz çelikler bundan yaklaşık 70 yıl önce, sülfit kağıt endüstrisinde kullanım amaçlı olarak geliştirilmiştir. Dubleks alaşımlar ilk etapta klorit yatak soğutma sularının ve diğer keskin kimyasal proses sıvılarının yol açtığı korozyon problemiyle başa çıkabilmek için kullanıldı. 1970 'lerde Kuzey Denizindeki gaz ve petrol istasyonlarının gelişimiyle, ikinci bir kuşak dubleks paslanmaz çelik geliştirildi. Buna göre belirli bir oranda nitrojen ilavesi, tokluğu, kaynaklanabilmeyi, klorit korozyon dayanımını artırmıştır. En yaygın olarak kullanılan UNS S31803 olarak adlandırılan karışık kompozisyon 1996 yılında dubleks çelik UNS S32205 standartlaştırılmıştır.

II. Dünya Savaşı esnasında, yapılan araştırmalarla çökelmeyle sertleştirilen paslanmaz çelikler keşfedilmiştir. Standart olmayan bu kalitelerin ilk örneği 1948 yılında 17-7PH olarak adlandırılan paslanmaz çelik olmuştur.

Karbon Çelikleri Kullanım Alanları ve Özellikleri

Kalite
KULLANIM ALANLARI VE ÖZELLİKLERİ
SAE/AISI
1010Civata, somun, konstrüksiyonda görev alarak islah edilebilir makina parçaları imalatında kullanılır
1020Makina, cıvata, somun yapımında kullanılır. Isıl işlem uygulanabilir
1025Makina, cıvata, somun yapımında kullanılır. Isıl işlem uygulanabilir
1030Makina, dingil, gemi şaftı, cıvata vs yapımında
1035Civata, taşıyıcı dingil, uskur mili, dişli çark yapımında. İndüksiyon ve alevle sertleştirilebilir.
1040Transmisyon mili, ray, dişli vs. yapımında kullanılır. İndüksiyon ve alevle sertleştirilebilir.
1045Dişli çark, kanca, çapa, kazma, kürek vs. yapımında. İndüksiyon ve alevle sertleştirilebilir.
1050Cer kancası, dişli, kazma, frezeli mil yapımında kullanılır.
1060Mil, şaft, cıvata yapımında kullanılır
1070Spiral ve yaprak yaylar, makas, kesici basit takımlar, zimba, kesme kalıpları yapımında kullanılır.
1090Kepçe dişlisi, greyder bıçağı, yüksek mukavemetli makina parçaları, eğe, keser, ağaç testeresi, zımba.
St 37İnşaat sanayide kullanılan çubuk ve sıcak haddelenmiş profil yapımında kullanımlır.
St 42İnşaat sanayide kullanılan çubuk ve sıcak haddelenmiş profil yapımında kullanımlır.
St 50-2Basma gerilimine maruz yüklerde, manivela, mil, hassas olmayan dişli, kalıp, pres altlıkları imalinde
St 52-3Sanayi ve inşaat sektöründe mukavemet gerektiren durumlarda
St 60Mukavemet gerektiren makine elemanları, dişli çark vs. yapımında kullanılır
St 70Perçin, özel cıvata karna ve mukavemet gerektiren makine elemanları yapımında kullanılır
C 22Makine elemanları, cıvata, somun imalinde kullanılır.ısıl işlem uygulanabilir
C 35Cıvata, uskur mili, dişli çark, taşıyıcı dingil yapımında kullanılır. Isıl işlem uygulanabilir. İndüksiyon ve alevle sertleştirilebilir.
C 45Frezeli mil, ray, yük knacası, manivela kolu vs. yapımında kullanılır. Isıl işlem uygulanabilir. İndüksiyon ve alevle sertleştirilebilir.
C 60Tipik çelik malzemelerin kullanıldığı yerlerde kullanılır. Sertleşme kabiliyeti ve mukavemeti daha iyidir.
Ck 15Makine elemanı yapımına ve mukavemet gerektiren yerlerde kullanılır.ısıl işlem uygulanabilir
Ck 22Makine elemanları, cıvata, somu mil kama yapımında kullanılır.semente olabilir.

Kaynak:http://www.boludemircelik.com

Çelik Standartlarının Karşılaştırılması


Listenin tamamı ve kaynak için Tıklayın!

Malzeme No.
Almanya
DIN
Avrupa
EN
İngiltere
B.S.
İtalya
UNI
Fransa
AFNOR
Japonya
JIS
ABD
AISI/SAE/ASTM
1,0037
(Fe 360 B)
St 37-2
S235JR
Fe 360 B/6323-ERW3.CEW3
1449 37 / 23 HR
Fe 360 B/C/D
E 24-2
STKM 12 A / C
1015
A 283 Gr. C
1,0044
(Fe 430 B)
St 44-2
S275JR
Fe 430 B FN/1449 43/25 HR.HS 4360-43B/6223 HFW 4
HFS4.ERW 3.CEW4. SAW 4
Fe 430 B
Fe 430 B FN
E 28-2
SM 400 A / B / C
1020
A 570 Gr. 40
A 572 Gr. 42
1,0330
DC 01
St 2/ St 12
-
1449 4 CR
1449 4 CS
FeP 00
FeP 01
TC
SPCC
A 366 (1012) 1008
1,0301
C 10
C 10
040 A 10
045 m 10
1449 10 CS
C 10
1 C 10
C 10
AF 34 C10
XC 10
S10 C
1010
1,0605
C 75
-
1449 80 HS
C 75
C 75
-
1074
1075
1,0715
9 SMn 28
11 SMn 30
230 M 07
CF 9 SMn 28
S 250
SUM 22
1213


Çelik Üretim Tesisi Üretim Akış Şeması/Production Flow Chart

Kroman Çelik Sanayii A.Ş ait  Üretim Akış Şeması



Kaynak:http://www.kromancelik.com.tr

NPU Profil Ölçüleri

TS
912
DIN
1026



Kısa İşaret
Ağırlık
Boyutlar (mm)
U
(kg/m)
h
b
s
t
301,74301544,5
304,27303357
402,87402055,5
404,87403557
503,86502556
505,59503857
605,07603066
657,0965425,57,5
808,64804568
10010,61005068,5
12013,41205579
1401614060710
16018,8160657,510,5
1802218070811
20025,3200758,511,5
22029,422080912,5
24033,2240859,513
26037,9260901014
28041,8280951015
30046,23001001016
32059,53201001417
35060,63501001416
38063,138010213,516
40071,84001101418

NPI PROFİL ÖLÇÜ TABLOSU İÇİN TIKLAYIN!
HEA PROFİL ÖLÇÜ TABLOSU İÇİN TIKLAYIN!
Kaynak: www.boludemircelik.com

21 Ekim 2012 Pazar

Mezun Olunca Ne İş Yapacağım?


“Ne iş olursa yaparım abi,”
“Hele bir mezun olalım, gerisi Allah kerim,”
“Askere gitcem herhal ”
“Valla bilmiyorum abi, bu gidişle İstiklal’in ortasında tezgâh kurup, orijinal kitap satcam”
“Mezun olduktan sonra öğreneceğiz kısmetse!”


Bunlar artık klişeleşmiş “Mezun olunca ne iş yapacağım?” sorusuna Ekşi Sözlükte gençlerin kendi jargonu ile verdikleri cevaplar. Bu cevaplardan bile bu sorunun toplumdaki önem derecesi ve gençlerin kötümserliği hemen ortaya çıkıyor. Gerçekten de Bilişim Sektöründe mühendis, yönetici ve şirket sahibi olarak çalıştığım 30 yıldır gençlerin bana en çok sordukları sorulardan biridir bu! “Mezun olunca ne iş yapacağım?” Global ekonomik kriz nedeniyle işsizliğin arttığı bu dönemde, mevcut tabloya her yıl üniversitelerden mezun olan binlerce yeni mezun çalışan adayı eklendiğini düşünürsek gençlere hak vermiyor da değilim. Gençlerin mezun olunca ne iş yapacağı, hangi şirkette ve hangi mevkide çalışacağı gibi konularda tereddüt etmeleri çok doğal. Bu makalede gençlere mezun olunca daha donanımlı olabilmeleri için öğütler ve çeşitli ipuçları verecek onlara bir anlamda yol haritası çizmeye çalışacağım. Eğer gerçekten faydalı olmasını istiyorsanız sonuna kadar okuyun! Sonuna kadar okumayı göze almayan bir gence yardım etmek çok zor. Toplumdaki “okumamak” salgın hastalığı gençliğin çoğunluğunu karamsarlığa itmekte ve bu aynı zamanda onlarda “bilgi sahibi olmadan” fikir sahibi olma kötü alışkanlığını yaygınlaştırmaktadır.

Meslekler ve Meslek Seçimi

Birey için meslek bir ömür boyunca süren bir ders ve ilerleme olduğu gibi aynı zamanda maddi kazanç sağladığı iş ve pozisyonlardır. İyi düşünerek ve kendinizi tartarak, sevdiğiniz ve sizin için doğru mesleği seçmek iş hayatında başarılı olmayı garantileyen en önemli etkendir. Bir meslek seçerken kişiliğinizi, kendinize ait değerleri, ilgi sahalarınızı ve becerilerinizi göz önüne almalısınız. Kariyerinizi belirlemeye çalıştığınız bu sürece öz değerlendirme (kendini keşfetme) denir.
Hemen şunu belirtmeliyim ki, çeşitlenen ve bir o kadar da iç içe girmiş disiplinlerin egemen olduğu günümüz teknolojik dünyasında üniversite mezunu bile olsanız aslında o mesleğe sadece adım atmış sayılırsınız. Meslek sahibi olabilmek için belirli bir meslek dalında temel eğitim almış bir kişinin kazandığı bilgi ve becerilerin, pratik deneyim, mesleki yeterliliklere göre pratik bilgi ve yetenek kazanması ve staj süreci, arkasından başarı ile tamamlanmış bir deneme süreci ile kanıtlanmış olması gerekir. Mesleğin öğrenilmesi, hem üniversite düzeyinde bir akademik kurumda eğitim, hem de iş yeri koşullarında belirlenmiş, denetlenen ve değerlendirmeye tabi tutulan deneyimi kapsar. Belirli mesleki uygulamaları yapabilmek için gereken öğrenme düzeyleri, “farkında olmak” “kavramak”, “yetenek sahibi olmak” arasında değişebilmektedir. Bazı konular genellikle üniversite çevresinde öğrenilirken, diğer bazı konular daha çok işyerinde öğrenilmektedir.

Bilgi ve becerinin değerlendirilmesinin değişik yöntemleri vardır. Üniversitede alınan derslerde başarı; proje çalışmalarının kritiğe tabi tutulması, yazılı sınavlar, çoktan seçmeli veya metne dayalı sınavlar veya diğer yöntemlerle değerlendirilebilir. Meslek pratiğinin çeşitli yönlerine ilişkin deneyim ise; örnek vakaların değerlendirilmesi, staj kayıt defterine geçirilmiş çalışmaların incelenmesi, yazılı ve tasarım sınavları ve/veya meslekte deneyimli üyelerin adaylarla yapacağı mülakatlar yoluyla sınanabilir. (Mesleki Bilgi ve Becerinin Kanıtlanması, Mimarlar Odası Yayınları, Nisan 1998)
Gençlerin meslek seçerken kanımca ilk olarak kendi maddi imkânlarını ve eğitim durumunu göz önüne almaları gerekir. Eğer maddi imkânlarınız sınırlı olduğundan kendinize üniversite aşaması sonuna kadar, daha uzun süreli bir eğitim planlayamıyorsanız, temel eğitim süreçlerinden sonra doğrudan bir meslek sahibi olabileceğiniz dalları seçin. Örneğin bir meslek lisesi tercih edebiliyor ve herhangi bir başka sınırlamanız yoksa (meselâ kan tutmuyorsa J) “Hemşirelik “ mesleğini sizlere önerebilirim. Böylece mezun olduğunuzda çerçevesi kolayca tanımlanmış bir mesleğe sahip olursunuz. Bunun yerine “Bilgisayar Meslek Lisesi” ise daha geçerli gibi gözüktüğü halde rekabetçi bir pozisyon olduğundan ve aynı zamanda ülkemizde çerçevesi tam çizilmemiş bir “meslek” dalı olarak geliştiğinden, bu eğitim düzeyinde tavsiye edemem. Toplumdaki kanının aksine Meslek Yüksek Okulları mezunlarının doğrudan çalışma hayatına atılabildiklerini de şahsen izlemekteyim.



Düzenli maddi bir gelir mi istiyorsunuz yoksa kendi işinizin sahibi mi? Seçeceğiniz meslek size ne kadar ekonomik bir kazanç sağlayacak? Ek gelirleri olacak mı?  Mesleğiniz size nasıl bir yaşam tarzı getirecek? Ofis ortamında mı çalışmak istiyorsunuz yoksa Dünyayı gezip başka kültürler mi tanımak?   Mesleğiniz dışında kendinize ait daha fazla zaman kalmasını mı istiyorsunuz, yoksa kişisel gelişim mi sizin için daha önemli? Başkalarına yardım etmek mi sizi mutlu kılıyor, yoksa kalıcı bir şeyler yapabilmek ve takdir edilmek mi?  Bunlara benzer yüzlerce soru ile kendinizi tartabilirsiniz.

Daha önce söylediğimiz gibi meslek seçimi bireylerin kendilerini tanımaları, ne istediklerini doğru biçimde algılamaları, karakterleri, değerleri, maddi imkânları, ilgi sahaları,  bilgi ve becerileri yanında meslek tanımlarını da doğru biçimde incelemeleriyle yapılmalıdır. Bu makalede meslek tanımlarına daha detaylı değinmeyeceğim ancak http://www.osstercihrehberi.com/meslekler.php adresinde özellikle üniversite mezunları için meslek tanımları bulunmaktadır. http://www.khake.com/page51.html adresinde ise benzer ancak İngilizce sayfalar var.

Ekonomik konjonktür de meslek seçiminde göz ardı edilmeyecek bir argümandır. Birçok yazar ve kariyer destek merkezi günümüzde enerji sektörünün, bilgi teknolojileri ve telekomünikasyonun, sağlık ve eğitim sektörlerinin, lojistik sektörünün, turizmin, danışmanlık hizmetlerinin yeni mezun alımlarında öne çıkarmakta, bu iş kollarının çiçeği burnunda bu mezunlara en azından bir önceki yılki kadar istihdam yaratmasını beklemektedir. Bunun yanında bugün olduğu gibi ekonomik kriz dönemlerinde kamu sektörüne ilgi artmaktadır.

Meslek seçiminde çok faydalı olacak bir yöntem de size literatürde “Mentoring” denilen “Rehberlik” hizmetleri verecek güvenilir ve saygın kişilere danışmanızdır. Bırakın, deneyimli ve şuan sizden daha eğitimli bu akıl hocaları sizi izlesinler. Birçok insan yıllar içinde elde ettikleri deneyimleri kariyerinize yardımcı olmak amacıyla size iletmekten mutluluk duyacaktır.  Akıl hocalarınızın bazı fikirlerinizi desteklediğini ve sizin adınıza olumlu bulduklarını gördüğünüzde kariyer seçiminizde ve hedeflerinize varmak için çabalarınızda daha kararlı olacaksınız. Rehberlik hizmetlerinin meslekte ilerlerken de şaşırtıcı etkilerini, sizin adınıza çabuk ve verimli gelişmeleri hissedeceksiniz.

Meslek Seçimine Yönelik Eğitim Sürecinde Yapılması Gerekenler

Tüm gençlere daha üniversitede okurken mesleklerinin belirlenmesine yönelik çalışmalarla da bir yandan ilgilenmelerini öğütlerim. Eğer “Üniversite bitsin, sonra askerlik yaparım ve gelir iş ararım,”  diye düşünüyorsanız günümüz koşullarında 23 veya 24 yaşında, eğitimli ancak hiçbir deneyimi, çevresi olmayan bir genç olarak baştan kaybettiniz! Apple’ın kurucusu Steve Jobs’un gençliğinde işe girmek için resmen HP’nin kapısında yattığını, yöneticileri bu kadar zorladığını anlatan hikâyeleri okumuşunuzdur. Gerçek şu ki Steve Jobs o zaman sadece 15 yaşındaydı. Düşünün işe girmek için kapınızda yatan bir genç ve 15 yaşında. Birçok yönetici bu gencin kendisi için koyduğu çıtanın ne kadar yüksek olduğunu fark eder. Hayallerinin peşinde koşan gençler mutlaka başarılı olacaktır.
(Niyazi SARAL, 02 Ağustos 2010, Pazartesi)



10. Üniversitelerarası Lojistik Vaka Yarışması 2013


10. Üniversitelerarası Lojistik Vaka Yarışması 2013, tüm üniversite öğrencilerine, takım halinde yarışarak, yaratıcı lojistik çözümleriyle, ödüller kazanma fırsatı sunuyor…
Ülkemiz taşımacılık, depolama, dağıtım, gümrükleme, paketleme ve katma değerli hizmetler, sigorta ve ilgili faaliyetlerin bütünleşik bir şekilde gerçekleştirildiği “Lojistik” kavramına hızlı bir geçiş süreci içindedir. Bu geçişin Tedarik Zinciri bakış açısıyla gerçekleştirilmesi, uluslararası rekabet açısından ülkemize önemli üstünlükler sağlayacaktır. Martin Christopher’ın dediği gibi bundan sonra rekabet şirketler arasında değil şirketlerin içinde yer aldığı tedarik zincirleri arasında olacaktır. Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi açısından gereken bilgi, beceri ve yetkinlik düzeyleri çok farklıdır. Bu açı planlama ve proje yönetimi, stok yönetimi, süreç yönetimi, sistem analizi, simülasyon, istatistik, modelleme, optimizasyon, bilişim ve iletişim teknolojileri vb konularında çok daha kapsamlı bilgi ve deneyim gerektirmektedir. Söz konusu bilgi ve becerilerin yanı sıra analitik düşünme, iletişim, takım çalışması, gibi yetkinlikler de gerekmektedir. Bu bilgi, beceri ve yetkinlikler düzeyi genelde yüksek öğrenim mezunlarının sahip olabilecekleri bir düzeydir.
Dolayısıyla taşımacılıktan lojistiğe, lojistikten tedarik zinciri yönetimine geçiş aşamasında olan sektörün, hele önümüzdeki yıllarda lojistik ve tedarik zinciri konularında bilgili ve yetenekli yüksek öğrenim mezunlarına gereksinimi çok daha fazla olacaktır.
Kariyerimizi planladığımız üniversite yıllarımızda, her zaman hangi alanda başarılı ve mutlu olacağımızı merak ederiz. Bu kapsamda okuyarak ve danışarak bilgi edinmeye çalışırız. Lojistik Vaka Yarışması, sizlere lojistik ve tedarik zinciri yönetimini tanıtan, üzerinde proje ve takım çalışması yapabileceğiniz ve sonrasında kariyer planlarınızı yeniden değerlendireceğiniz tatlı ve öğretici bir rekabet ortamı sunmaktadır. Bunun yanı sıra sahip olduğunuz tüm teorik bilgilerle gerçek lojistik ve tedarik zinciri problemlerine çözümler bulma fırsatı elde edeceksiniz. Çözümlerinizin doğruluğu ve hassasiyeti kadar emeğinizi nasıl sunduğunuz da ön plana çıkacak ve değerlendirilecektir. Önceki lojistik vaka yarışmalarını katılan ve dereceye giren arkadaşlarımızın önemli bir kısmı artık lojistik sektöründe çalışmaktadır.
Romalıların dediği gibi “Yalınlık gerçekliğin belirtisidir”. Birikimlerinizi kendiniz için faydaya çevirmek adına hepinizi bekliyoruz…
Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi Alanında Kariyer Fırsatını Kaçırmayın
Katılım Koşulları:
1- Yarışma aşağıda belirtilen üç kategoride düzenlenmektedir:
Kategori 1: Program Adında Lojistik Kelimesi Olan Lisans ve 4 Yıllık Yüksek Okul Öğrencileri
Kategori 2: Program Adında Lojistik Kelimesi Olmayan Lisans ve 4 Yıllık Yüksek Okul Öğrencileri
Kategori 3: Program Adında Lojistik Kelimesi Olan 2 Yıllık Meslek Yüksek Okul Öğrencileri
2- Yarışmaya takım olarak katılım söz konusudur. Takımlar en az 3 en fazla 5 kişiden oluşabilir. Her takımda en fazla bir lisansüstü (doktora veya yüksek lisans) öğrencisi bulunabilir. Bir öğrenci sadece bir takımda yer alabilir. Takım üyelerinin çoğunluğunun başvurdukları kategorideki tanıma uyması gerekmektedir. Başvuru tarihinde mezun durumda olanlar yarışmaya katılamaz.
3-Katılım ücretsizdir.
4-Tüm başvurular en geç 31.Ocak.2013 tarihi mesai bitimine kadar www.loder.org.tr ve www.marslogistics.com adresinden yapılacaktır. Başvurularda web üzerindeki ilgili başvuru formu eksiksiz doldurulmalıdır.
5-Yarışma iki aşamadan oluşmaktadır. İlk Vaka takımların e-posta adreslerine 11.Şubat.2013 tarihine kadar gönderilecek ve LODER web sayfasında ilan edilecektir.
6-Takımlar yanıtlarını 12.Nisan.2013 mesai bitimine kadar info@loder.org.tr e-posta adresine göndereceklerdir.
7-Finalistler 13.Mayıs.2013 tarihinde web üzerinden duyurulacak, ayrıca sonuçlar tüm katılımcıların e-posta adreslerine gönderilecektir.
8-Final tarihi Haziran 2013 ayı içerisinde olacak şekilde finale kalan finalistler ile birlikte karar verilecektir. Final aşamasında finalist takımlara yeni vakalar eşzamanlı olarak verilecek, hazırladıkları sunumları jüri önünde sunmaları istenecektir. Finalist takımlar, final aşamasına kendi bilgisayarları ve kaynakları ile katılabilirler. Takımlara ödülleri final günü akşamı düzenlenecek bir törenle verilecektir.
9-Finale kalan öğrencilerin şehirlerarası ulaşım (otobüs veya tren) ve konaklama masrafları MARS Lojistik tarafından organize edilecek ve karşılanacaktır.
Ödüller:
Tüm Kategorilerde Takımlara verilecek ödüller aşağıda belirtilmiştir;
BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ: 1.500 TL
İKİNCİLİK ÖDÜLÜ: 1.000 TL
Son Başvuru Tarihi: 31 Ocak 2013