ad

se

iş hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş hayatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2022 Pazartesi

2023 Haftalık Takvim 2023 Tatil Günleri

2023 Yılı Takvimi Haftalık ve Tatil Günleri İşaretli


2023 artık yıl olmayacak, 365 gün olacak. Pazar günü ile başlayacak ve pazar sona erecek.Yılın ilk takvim haftası pazartesi, 2 ocak başlayacak. 
Bu yılda 52 takvim haftası olacak.

17 Temmuz 2021 Cumartesi

2022 Yılı Haftalık Takvim 2022 Tatil Günleri

2022 Yılı Takvimi Haftalık ve Tatil Günleri İşaretli

2022 yılı artık yıl olmayacak ve 365 günü olacaktır. Bir Cumartesi ile başlayacak ve sona erecek. 21'de yer alacak.
Yılın ilk takvim haftası Pazartesi, 3. Ocakta başlayacak. Bu yılda 52 takvim haftası olacak.




Kaynak: http://takvim.ufgu.com/2022/

10 Temmuz 2019 Çarşamba

Letgo'da Etkili Satış Yapma Teknikleri

Satış yapması zor bir platform olan Letgo'da işinize yarayabilecek nacizane önerilerin bulunduğu yazıyı sizlerle paylaşıyorum.


İlanı Doğru Başlık ve Gerekli Açıklamalarıyla Girin

Ürünün modelini,gerekliyse üretim ve son kullanma tarihini,durumunu, resimlerini detaylı şekilde ekleyin. Örneğin gözlük sattığınızı farz edelim. Siz ya da uygulama otomatik olarak başlığı siyah gözlük olarak girdiniz. Bunun üzerine sıfır haline ait internetten aldığınız fotoğrafla satmaya çalışmanız, ilanınızın incelenmeden direkt geçilmesine neden olur.
En azından aşağıdaki gibi bir ilan girmeniz işleri kolaylaştırır.

Ürün Adı: Ray-Ban Rb2140 901 50 Unisex Güneş Gözlüğü

Açıklama:  Ürün ölçüleri 50X22X150, cam rengi yeşil ve %100 UV korumalıdır. Ürün orijinal ve garantisinin bitimine 1 yıl vardır.
Gözlüğün sol camının orta kısmında rahatsız etmeyen ufak bir çizik vardır.

Kutu içeriği: Güneş gözlüğü orijinal kutusu, silme bezi ve garanti belgesi ile birlikte verilecektir.
Bulunduğunuz şehir dışına da gönderim yapabileceğinizi de belirtebilirsiniz. Takas istemiyorsanız takas düşünmüyorum yazabilirsiniz. Varsa başka bu tür ürün ABC marka ürün ilanıma da bakabilirsiniz notunu düşebilirsiniz.
İlanın açıklamasını okumayıp buraya yazdıklarınızı size soracak kişiler de çıkacaktır. Ancak okuyup da bu soruları size sormaktan vazgeçecek bir kişi bile olsa sizin için kardır.

Resim: Satacağınız ürün ve varsa aksesuarlarıyla, ışığın güzel ayarlandığı detaylı resimleri ekleyin.  Ürünün sorunu varsa ilave resimde işaretleme yapın. Ufak video da ekleyebilirsiniz.

Fiyat: İsterseniz fiyat girmeden pazarlık olur diyerek teklifleri değerlendirebilirsiniz. Fiyat yazarsanız da pazarlık payı, varsa diğer masraflarınızı da ekleyip satmaya razı olduğunuz son fiyatı müşteriye bildirirsiniz. Sizin istediğiniz fiyatın tekel değilseniz bir önemi yoktur. Ürünün sıfırı kargo dahil kaça satılıyor?, ikinci el satanlar genelde ne fiyat girmişler? fiyatı belirlerken bunlara da dikkat etmeniz gerekecektir. Ayrıca satılana kadar piyasa ve uygulamadaki fiyatlara göre fiyat güncellemesi yapınız.

Sabır ve İstek : Sattığınız ürün ilgi gören bir şeyse çok uçuk fiyatlar, saçma sorular, yorumlar alacaksınız. Ürünü satmak istemeniz ve inanmanız bu tür motivasyonu azaltıcı etkenlerin uygulamayı silip, gitmenizi engelleyecektir. Mesajlara çabuk cevap vermeniz sizin için avantaj olacaktır. Bu şekilde müşteri başka satıcıya yönelmemiş olacaktır.

Güven: Dürüst olun, pozitif yaklaşın, kibar olun, profiliniz dolu olsun, gerçek fotoğrafınız eklenmiş olsun.

Promosyon: Sattığınız ürünün yanında hediye verebilirseniz diğer satıcılara karşı avantaj sağlarsınız.

İlanı Önce Çıkarma: Sattığınız malın bedeli yüksekse öne çıkar  seçeneğini 1,3 ve 7 gün gibi seçeneklerde kullanıp üst sıralarda ilanınızı tutabilirsiniz. Satışta diğer siteler gibi komisyon ödemeyeceğiniz için bu dopingten faydalanabilirsiniz. Mesela haftasonu için kullanırsanız daha fazla kişiye ulaşırsınız.

Malın Teslimi: Alıcı size yakın değilse, teslim etmek istediğiniz yer ilgi çekici bir yer değilse satış kaçırırsınız. Müştelere uygun ve güvenlikli yerleri tercih edin. Şehir dışına gönderecekseniz ; kargo fiyatını uygun hale getirmek için yöntemler araştırın. İndirimsiz şekilde alıcı ödeyecek zaten derseniz ürünün kapıdan dönme ihtimali de olabilir.  Kargo dahil fiyat vererek eft,havaleyi yaptırın, acele şekilde kargo takip kodunu, müşterinin içinin rahatlaması için paylaşın.


14 Nisan 2019 Pazar

Kıdem Tazminatı Fonu Hakkında Bilmeniz Gereken Detaylar

Mevcut Sistemdeki Kıdem Tazminatı

Kimler kıdem tazminatı alabilir?


1475/14 kanun kapsamında çalışanlara belirli şartlarla kıdem tazminatı ödenmektedir.

Aynı işverene bağlı çalışma süresinin en az 1 yıl olması ve iş sözleşmesinin;

1- İşveren tarafından iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırılık nedenleri dışındaki nedenlerle,

2- İşçi tarafından sağlık, iyi niyet ve ahlak kuralarına aykırılık veya işyerinde işin durması benzeri nedenlerle,

3- Askerlik görevi nedeni ile,

4- Emeklilik hakkının elde edilmesi veya bu kapsamda gereken sigortalılık süresi ve prim gününün doldurulması nedeni ile,

5- Kadın işçinin evlenmesi nedeni ile,

6- İşçinin ölümü nedeni ile feshi halinde çalışma süresinin gerektirdiği kıdem tazminatı ödenmektedir.

                                                         @freepik

İşten kendi isteğiyle ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?

Kanunda kural olarak işten kendi isteğiyle (istifa) ayrılan işçi, kıdem tazminatı alamamaktadır. Ancak; iş sözleşmesinin askerlik görevi, emeklilik hakkının elde edilmesi, sağlık problemlerinin işin yapılmasına sürekli bir biçimde engel oluşturduğunun belgelenmesi, işverenin iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı davranışlarda bulunması nedenleri ile işçi tarafından feshi halinde (istifa), çalışma süresinin en az 1 yıl olması koşulu ile kıdem tazminatı hakkı alınabilmektedir.

Kıdem tazminatı hakkı nasıl hesaplanır?

Herhangi bir iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektiren bir nedenle feshi durumunda, çalışılan her tam yıl için 30 günlük brüt ücret tutarında kıdem tazminatı ödenmektedir. Bir yıldan artan sürelerde oranlanarak hesaplamaya dahil edilecektir. Kıdem tazminatı hesaplamaları sırasında işçiye ödenen ücretin yanısıra, kendisine düzenli olarak sağlanan tüm para ve para ile ölçülebilen menfaatlerin (yol parası, yemek parası, düzenli olmak koşulu, ikramiye ödemeleri v.b.) brüt tutarları dikkate alınmaktadır. Her tam çalışma yılı için ödenen kıdem tazminatı tutarı, fesih tarihinde geçerli olan kıdem tazminatı tavanı ile sınırlandırılmıştır.

Yeni Sistem Kıdem Tazminatı Fonu Nasıl Olacak?

İşçi sendikaları, işveren ve devlet tarafından görüşmeler sürdüğünden, oranlar ve gün gibi konularda uzlaşmaya tam varılmadığından sistem taslak halinde diyebiliriz. Ancak anlatılanlara göre artık kıdem tazminatı da işsizlik fonunda olduğu gibi işleyecek.

- İşçi,işveren ve devletin bulunduğu üçlüyü kapsayan, işveren kesintisi ve devlet katkılarının biriktiği bir fon oluşturulacak.

Kaç para aktarılacak?

Her yıla 30 günlük maaş kadar tazminat kabul görürse aylık olarak brüt maaşın yüzde 8.33'ü fona aktarılacak. Bu yılı baz alırsak asgari ücretli bir çalışanın aylık tazminat ödemesi 213 lirayı bulacak. Bu tutarın bir kısmına BES'te olduğu gibi devlet katkısı olması da düşünülüyor. BES'te devlet katkısı yüzde 25 olarak uygulanıyor Dediğim gibi işveren tarafı gün sayısı ve kesinti oranında sayıların aşağı çekilmesini istiyor.

Kıdem tazminatı almak için süre gerekmeyecek

İşçinin kıdem tazminatı alabilmesi için belirli bir süre aynı iş yerinde çalışması gerekmiyor. Koşulları sağlayan her çalışanın kıdem tazminatı fon sayesinde güvence altındadır.

1 gün bile sigortalı çalışan kişi, işten ayrıldığında tazminatı fonda birikecek

                                                                      @freepik

İstifa eden tazminat alabilecek mi?

Kıdem tazminatı artık fonda birikeceğinden işten ayrılan bir kişinin fondaki parası kaybolmayacak. O fon yeni işyerine taşınabilecek. Eski sistemde tazminattan dolayı çalışanı kaybetmeyi engelliyordu. İşverenler nitelikli çalışanını kaybetme riskini yaşanacak. Çalışan açısından iş değiştirme kolaylaşacak.

Nasıl ve ne zaman Ödenecek?

Kıdem tazminatı ödemesini almak zorlaşacak İşçi işten çıkarıldığında ya da istifa ettiğinde kıdem tazminatı ödenmeyecek. İşverenin işçi için fona yatırdığı paranın yarısı, en az 15 yıl sonra veya ilk defa konut alındığında ödenecek. Paranın tamamı ise emeklilikte veya 56 yaşında alınabilecek. Mevcut sistemde kısa sürede tazminat alınıyordu. En çok tartışılan maddemiz şu an bu olmaktadır.

En büyük soru birikmiş kıdem tazminatları ne olacak?

Bu konuda net bir şekilde kararlaştırılmış bir kural konulmadı. Kimi haber kaynakları mevcut çalışanların kıdem tazminatlarının eski sisteme göre yapılmasını ve mevcut işinden ayrılırsa yeni sisteme geçileceğini düşünüldüğünü söylüyor.

İşveren tarafının da birikmiş kıdem tazminatı tutarının yeni fona aktarılıp,tüm çalışanların yeni sistemde devam etmesini istiyor. Sendikalar bu duruma karşı çıkıyor.

Bir diğer görüş ise çalışanların tercihine bırakılması durumudur. Yani istenen birikmiş tazminatını alabilir ya da fona dahil ederek yoluna devam eder. Bu durumda çok fazla çalışan birikmiş parasını almak isteyeceğinden şirketlerin bu ekonomik mücadeleler içerisinde böyle bir likidite sağlayamayacaktır.

Çarkların dönmesi için işveren ödemeleri mutlaka toplanmalı

Primi ödemeyen işverene yaptırımlar yer alacağı söyleniyor. Ancak çalışan tarafı senin şu tarihte fona primlerin yatırılmamış cümlesini duymak istemeyeceğinden, devlet teminatı istiyor. Bu nokta daha kesinleşmedi.

Çalışan fon hesabını takip edebilecek

Mevcut sistemde tazminat konusunda takip edilebilirlik açısından birçok sorun yaşanmaktadır. Çözülmeyi bekleyen çok fazla davalık durum bulunmaktadır.

Yeni sistemde işveren kıdem tazminatını her ay belirlenen miktarda, çalışanın kendi hesabına ödeme yapacak. Çalışan hesabından devlet katkısı, işverenin yatırdığı tutarı kontrol edebilecek.

Aslında bu fon keşke sadece amacına uygun kullanılsa İşsizlik Fonu gibi başka alanlara kaynak yaratma durumu olma ihtimalinden dolayı çok önyargılı yaklaşımlar var. Bu paralarla başka projelere yatırım yapılması, oranlar, sendikaların kayıp olacağı korkusu, anında ödeme yapılmaması gibi konularla ilgili tartışmalar sonucunda bir uzlaşı ne zaman olur göreceğiz. Şu an için sadece tasarıdır.

28 Mart 2016 Pazartesi

İstifa Edene İşsizlik Maaşı Hakkı Gündeme Geldi

İşsizlik maaşını almanın kolaylaştırılması ve rakamın yükseltilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Maaş alınabilmesi için 120 gün olan prim ödeme zorunluluğu 30 güne inecek. Ayrıca işsizlik maaşı alabilmek için ‘işten atılma zorunluluğu’ da kaldırılıyor.

Star gazetesinin haberine göre, Türkiye İş Kurumu'nun (İŞKUR) son yapılan Genel Kurulu'nda işsizlik maaşına yönelik bazı düzenlemelere gidilmesi kararı alındı. Bu kapsamda öncelikli olarak işsizlik maaşından yararlanma koşulları kolaylaştırılacak. İŞKUR'un uzun süredir üzerinde durduğu çalışmaya göre işsizlik sigortasından faydalanabilmek için 120 gün olan prim ödeme zorunluluğunun 30 güne indirilmesi, kendi kusuru dışında işten çıkarılma şartının kaldırılması, 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödenmesi şartının ise 100 güne indirilmesi gibi düzenlemeler üzerinde duruluyor. Star'ın haberine göre, işsizlik ödeneği miktarı sigortalının son 4 ay içindeki sigorta primine esas kazançları dikkate alınarak hesaplanıyor. İşsizlik maaşı almanın kolaylaştırılmasının yanı sıra yılbaşından itibaren 658-1.316 lira olan işsizlik maaşı ödeneği miktarının da kademeli olarak artırılması formülü üzerinde duruluyor.

MESLEĞE DÖNÜŞMEMELİ
Konuyla ilgili farklı formüllerin çalışıldığını belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kaynakları, hükümetin talebinin beklendiğini ifade ediyor. Sosyal güvenlik uzmanları işsizlik maaşının üst sınırının öncelikli olarak 1.500 liraya sonrasında ise 2 bin liraya kadar çıkarılabileceğini ifade ediyor. Mevcut sistemde özel sektörde ne kadar maaş alırsa alsın işsiz kalması halinde kişinin eline brüt asgari ücretin yüzde 80'inden fazla para geçmiyor. Çalışmalarda işsizlik maaşının mesleğe dönüşmemesi üzerinde de duruluyor.

İŞKUR'UN RAPORUNA GİRDİ
İşsizlik maaşının artırılması ve daha kolay alınabilmesine yönelik çalışma İŞKUR'un raporuna da yansımış durumda. Kasım 2015'te yapılan 8. Genel Kurulda sosyal taraf ve kamu temsilcilerden oluşan komisyonca belirlenen önerilerden oluşan 2015 yılı faaliyet raporunda konuyla ilgili değerlendirmeler yer alıyor. Raporda konuyla ilgili olarak “İşsizlik ödeneğinden yararlanma koşulları kolaylaştırılmalı, ödenek süresi ve miktarı, prim ödeme süreleri ve ödenen primlerle doğru orantılı olarak artırılmalıdır. İşsizlik sigortası prim oranı tüm kesimlerde oransal olarak düşürülmelidir. İşsizlik ödeneği alanların işe dönüş süreleri kurumsal desteklerle kısaltılmalıdır” tespitleri yer alıyor.

PRİME GÖRE İŞSİZLİK MAAŞI
Maliye Bakanlığı ile Kalkınma Bakanlığı'nın da Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile koordineli yürüttüğü çalışmaya göre yeni sistemde işsizlik maaşının kişi adına yatan prime göre tespit edilecek. Özel sektörde yüksek maaşla çalışan birisinin daha fazla işsizlik maaşı alabilmesinin önünün açılabileceği ifade ediliyor. İşsizlik maaşı 10 aya varan sürelerle ödeniyor. İşsizlik sigortası hizmetlerinden yararlanabilmenin mevcut uygulamaya göre bazı koşulları bulunuyor. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre, işsizlik sigortası kapsamında bir işyerinde çalışırken kişinin çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, kendi istek ve kusuru dışında işini kaybetmesi gerekiyor.

3 YIL ÜST ÜSTE ZARAR EDENE MALİYE'DEN UYARI
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı zarar beyan eden mükelleflerin peşine düştü.GİB tarafından üç yıl üst üste zarar beyan eden işletmelere mektup gönderilmeye başlandı. Vergisini zamanında ödemeyen mükellefler hakkında gerekli işlemlerin yapılacağı ifade edilen GİB'in uyarı yazısında, “Kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yapılan risk analizi çalışmaları neticesinde 2012, 2013 ve 2014 vergilendirme dönemlerinin tamamında zarar beyanında bulunduğunuz anlaşılmakta olup bu mektup, söz konusu durum hakkında bilgilendirilmeniz amacıyla tarafınıza gönderilmiştir. 2015 yılı kazançlarınıza ilişkin vereceğiniz kurumlar vergisi beyannamesi ile bu beyannamede göstereceğiniz kazanç üzerinden ödeyeceğiniz vergiden dolayı şimdiden teşekkür eder bol kazanç ve başarılar dileriz” denildi.

SOSYAL GÜVENLİK DENETMENLERİNDEN ÖZLÜK HAKKI TALEBİ
Sosyal Güvenlik Kurumu'nda (SGK) denetimlerin yüzde 75'ine yakınını gerçekleştiren Sosyal Güvenlik Denetmenleri özlük haklarında iyileşme bekliyor. SGK tarafından yapılan açıklamalara göre kayıtdışı istihdamın Türkiye için yıllık maliyeti yaklaşık 30 milyar TL. Bu rakam, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2015 yılı için öngördüğü bütçe açığının oldukça üzerinde. Kayıt dışılığın azalmasında Sosyal Güvenlik Denetmenleri önemli görevler üstleniyor. Sosyal Güvenlik Kurumu 2011 yılından bu yana KPSS (A) Kariyer şartları ile mesleğe özel yarışma ile 1.300 civarı Sosyal Güvenlik Denetmen Yardımcısı aldı. Yüzde 50 si yüksek lisans ve doktora mezunu/öğrenimi devam eden, yaş ortalaması 33 olan bu meslek mensuplarından yaklaşık 700 kişisi özlük haklarının zayıflığından ötürü başka kurumlara geçti. Bu durumun düzeltilmediği takdirde maalesef kan kaybının devam edeceği belirtiliyor.
Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/istifa-edene-maas-hakki-iddiasi-gundeme-geldi-40076648 

16 Aralık 2015 Çarşamba

23 Nisan 2015 Perşembe

Tembellik, Fırsatçılık, Eğitim Sistemi, Sosyal Yapımız Üzerine Birkaç Düşünce

 Bunu bir forumda bizi Alman, Japon ve İsraillilerle çalışkanlık kıyaslaması yapanlara yazmıştım. Fazla iğnelediğimi farkedip bloga taşıdım.
İnsanoğlunun en temel geçim kaynaklarından birinden, rıskın 10'da 9'unun bulunduğu ticaretle başlayalım.  Esnafların temel amacı sivrisinek  misali kan emmek olmuş durumda. Zaten bireysel ithalatın kısıtlanması ellerini iyice güçlendiriyor. Adam cehennemin dibinden ücretsiz kargo ile ülkeler arası mal gönderiyor. Biz ülke içinde bile bunu başaramıyoruz. Gıda fiyatlarını yükseltmek için fazla malı çöpe döken insancıklar, yıllardır ayakta olup her yıl iflas gösteren şirketler, denetlemenin sadece kendi fikrinden olmayanları cezalandırma amacı olarak görüldüğü bir ülkede ne bekleyebilirsin ki. Temelde halkımız az ya da hiç çaba ile çok kazanç bekler. Yani rantçılık kanında var. Oldukça dindar gözüken esnaf, dört gözle Ramazanı bekler. Nasılsa alacak şunlara bir giydireyim diye.
                                   resim@http://www.milliyet.com.tr/yalniz-birakan-dusunceler--pembenar-

Bir de devletin kendi çalışanlarını özel gibi çalıştırması şart. Ya da tam tersini yapacak. Bir yanda 16.30 da işini bitirip çanta toplayan , hafta sonları daha hiç çalışmamış, en dandik bayramlara kadar tatilini yapmış, yüksek lisans için gün boşaltmış daha say say bitmeyecek avantajla iyi bir ortamda hayatını sürdüren bir eleman, diğer yanda 19-20 gibi işten çıkan, cumartesi tam gün çalışan, bayramlarda 2-3 günden fazla tatil alamayan,sabah 3-5 dk geç geleni uyaran çıkış saatlerine bakınca hep 1 saatten fazla geç çıkan, çay molalarını yapmayan, bunu görmezden gelen zihniyet var. Bunu ileride kovabilecek haklı sebebi olsun diye yapıyorlar. Buna rağmen her zaman alternatifi olduğundan her an s.ktr yeyip kovulma durumu olan yarını belirsiz başka bir eleman. Hem fiziki hem zihinsel resmen monoton bir hayat sürdüren stres içinde yaşayan bir sürü çalışan var. Her memur böyle demiyorum ama ben çok kişi tanıyorum.  Boş vakitten ikinci işi çeviren bile var. Sonuçta herkes bir zamanlar yeniçeri olmak istediği gibi şimdi de hem güvence, hem özele göre rahatlık açısından devletteki hayata özeniyor.

Eğitimin desen sınava endeksli hoca bilimsel bir şey anlatıyor. Çocuk sınavda çıkmayacağını biliyor. Kulağına perde indiriyor. Dinler gibi gözüküyor ama dinlemiyor. bu bende de var sürekli ağlayan,dert anlatanları dinler gibi gözükürüm arada birkaç cevap veririm, küsmesin diye. Dershaneyi kaldırdım deyip her yıl ve daha çok ödeyeceğin tüccarlara seni muhtaç ediyor. Gençlik sorgulamasın, üretmesin,düşünmesin diye her aşamada sınavlar var. Fikri uğruna mücadele edip sokaklara çıkmasın diye hep gireceği bir sınavı var. Üniversite bitireni üniversiteye girdiğindeki gibi yine Türkçe ,Mat, Tarihle bilmem neyle işe alıyor. 30 küsür yaşında adam dershaneye gidiyor. 

Üniversite de ünlü bir üniversiteyle kitaplarımız aynı hatta biz daha fazlasını işliyoruz. Biz sadece sınav oluyoruz.Formülü bile hatmedip. Ama diğer üniversite de ciddi projeler üretmeye teşvik ediyor. Yani biz kağıt üzerinde bir şeyler yapıyoruz o metodları fiili olarak uyguluyor. Bizdeki özel üniversite bütçesini sadece cebini doldurmaya endeksli olduğundan öğrendiğin bilgiler sadece sınava kadar aklımızda kalıyor. 

Hala var mıdır bilmem ama biz her sabah sıra olup gururla andımızı söyledikten sonra bahçedeki çöpleri toplardık. Mantıken oraları biz batırdıysak, biz temizlemeliyiz. Çoğu kişi eline bir çöp alıp onunla toplamış gibi yaparak dolanırdı. Küçükken bu şekilde başlıyoruz hayata. japon okullarında tuvalet temizleyen çocuklar haberi her yıl olur. bir de onlara bakın. Askerde de aynısı geçerli. olum derdim. Şu sigaraları yere atmayın yine siz temizliyorsunuz. Bir şey olmaz temizleriz diyorlardı. En ıssız gözüken ormanlar bile çöp dolu. Ne diye uğraşsın çöp bidonu aramakla orada bile düşüncesisiz. Ben de köye bahçemizde piknik dönüşü çöpü varil bulana kadar taşırım enayiyim ya. 

Büyük bir şirketten bahsedeyim. Stajımda boşta bilgisayar İK kısmında olduğundan çok fazla mülakat gördüm. Hanım kızımız soruyor. 1. sınıfın yazında neden staj yapmadın. Aday: zorunlu değildi diyor. Kız: Olsun yapabilirdin diyor. Aynı kişi bize ilk hafta, aslında gelmeseniz biz notunuzu veririz. Bir şeyler öğrenelim diyorum. Zaten şirket bilgilerini sizinle paylaşmamak isteyeceği için ciddi iş veremeyiz filan diyor. Müdürlerden biri gidin sosyal tesiste oturun üretimi bir kez gezdiniz zaten diyor. Fuar yerlerini araştırdım liste yaptım, SCARA robot yatırımı için araştırma hazırladım, bir test için servis alacakları firmalarla yazışıp yapabileceklerin bilgilerini verdim. Bir de dandik sunum hazırladım koca yaz stajım boş boş geçti. Olsun CV havalı gözüktü Yani çalışmaya razı olanı da bu ülke de çalıştırmayabilirler.

29 Mayıs 2013 Çarşamba

Ya Sevdiğin İşi Yap ya da Yaptığın İşi Sev

Değişik Bir Sınıflandırma

İnsanlar istediği işi yapan ve işini sevenler,istediği işi yapmamasına rağmen alışıp işini sevmeyi öğrenenler isterseniz kabullenmede diyebilirsiniz. Daha iyi bir iş bulma şansı olmayıp, işinden nefret ederek minimum ilgi göstererek yapanlar. Bu kişilerin dünya tersine dönse de yine de bu işe dair en ufak bir olumlu düşüncesi olmayacaktır. Bir hiçbir  işi olmayan çalışmaya gönlü olan ya da ailesinde yeterince çalışan olan ya da zamanında çalışmışlardan kalanlarla yaşayan çalışmaya ihtiyacı olmayan işsizler olarak sınıflandırabiliriz.

plan,what's the plan?,plans,future


Planlar, Hedefler, Neler Neler

Kimimiz hayatımıza dair gerçekleştirebileceğimiz planlar yapıp adım adım o planları gerçekleştirerek hedefimize ulaşmıştır.Kimimiz kapasitesinin üzerinde isteklerle alakasız hedeflere ulaşmıştır ya da haliyle hiçbir şeye ulaşmıştır. Bir de ne hedefi ne bir amacı olan akışına bırakmış kişiler vardır. Bu kişilerin bazıları şans ya da iyi bir akıntı yakaladığından çok iyi yerlere de gelmiş olabilir. İşin içinde şans ve rastsallık durumu var. Ne olacağı belli olmaz. Yerin dibine de girebilirsin.Göklere de çıkabilirsin. Etrafındaki kişilerin yönlendirmesi de ne elde edeceğinde etkin rol oynar. Ama en kötüsü de budur. Yön yok gibi ama aslında var ama belirsiz tüm yönler bu kişilerindir. Her defasında da değişir. Onun için bir yere varamazlar. Varsalar da bilmezler acaba ben buraya mı gelmek istiyordum? diye kendine sorar. Cevabı veremez haliyle :) mal mal  bakar.

                                         do what you love,love what,love job,işini sev,istediğini yap

Ya Sevdiğin İşi Yap ya da Yaptığın İşini Sev

Artık olan olmuş bir şekilde sevdiğin işi yapmıyorsun. Eğitimin, belki çevren,ekonomik durumun, belki hayalindeki işti bir zamanlar ama işin içine girince  keşke hayalinde kalsaydı dediğin durumlar,bir sürü sebepten dolayı bu lanet işte bir süre ya da ömürlük çalışmak zorunda kaldın. Rezil bir laf var tecavüzcülerin atasözü olan yazmıyorum o malum lafı tam o durumdasın. Bu işten daha iyisini ya da bu iş olmazsa hiçbir iş bulma durumun yoksa geriye bir alternatif kalıyorsa "İŞŞİZLİK" emin ol beğenmediğin ve bırakmayı düşündüğün  iş hiç yoktan iyiymiş diyerek pişman olmana sebep olacak. Bu durumlara düşmeden önce çalıştığın işle ilgili olumlu yanları görmeye başlamanın vakti geldi. Belki çok yoruluyorsun paranın karşılığını alıyor veya almıyorsun. Senden az çalışan torpilliler de aynı parayı alıyordur. Belki çalışma arkadaşların iki yüzlü mezar kazıcı pisliklerdir. Sen de hep iyi niyetli, meleksin  ya :) Sen de mükemmel değilsin ki. İşinde mükemmel sistem ararsın insanoğlu işte. Belki senden daha az bilgisi ve yeteneği olan ama o 3 kuruşluk yetilerini pazarlamayı iyi bilen tiplerin balon gibi yükseldiği ve senin aşağıdan el salladığın bir ortamdasın.Belkiler mitoz bölünmeyle çoğalır gider.Sonunda kanser gibi içini yer.Onun için sakin ol ve Ya Sevdiğin İşi Yap ya da Yaptığın İşini Sev!

polyanna,child,çocuk kitabı,polaynnacılık,iyimser,Eleanor H. Porter,polyanna yazarı


Şükür mü Polaynnacılık mı ? Ne Dersen 

Bir liste al biraz şükür yaklaşımıyla hareket et.Olayı dine bağladı diye düşünme. Aklına bir şeyler gelmiyorsa incele bakalım.Bu iş işsiz biri olarak anılmamı engelliyor.Kimsenin işe giremedi mi? sorusunu cevaplamak ve komşunun oğlu da orayı bitirmiş hemen işe girmiş gibi sidik yarıştırma cümlelerini duymak durumunda değilsin. Çünkü ne bok olursa olsun çatır çatır çalışıyorsun .NET Şükür 1. Bu iş  ülkeme yük olmamamı ve katma değer yaratmamı sağlıyor.Şükür 2. Bu iş sayesinde kendi ayaklarım üzerinde duruyorum.Şükür 3. Hastalandığımda ,özel kurumlardan hizmet alsam da  alamasam da, dilenmeden temel sağlık hizmeti alabiliyorum.Şükür 4.İstediğim her şey olmasa da dilenmeden istediğim bir şeyleri alabiliyorum. Şükür 5.   Çalışmak bir hayat amacın olmasını da birlikte getirir. İşin çok riskli değilse ömrünü uzatır. Şükür 6. Bu kadar çevreyi çalışmasam edinemezdim. Şükür 7. Bu iş sayesinde kız arkadaşıma hediye alabiliyorum. Onu mutlu edebiliyorum. Şükür 8. Çocuklarımı kimseye muhtaç etmeden yaşatacak bir ortam sunabiliyorum.Şükür 9. Bordrom var kredi kartı alabiliyorum :)) sanki bir ayrıcalık ama çalışmasan ve öğrenci de değilsen alamazsın.Farklı bir Şükür 10. Herkesin durumu  ve maaşı farklıdır. Senede bir kere de olsa tatile çıkıp,dinlenebiliyorum. Şükür 11. Biraz da siz bulun Polyannacılık, pessimistlikten bin kat daha iyidir. Bunu yaptığı her işte olabilecek en kötü sonuçları düşünen ve alternatifleri cebinde hazır bulunan ve bu sistemle uzun süredir yaş tahtaya basmamaya çalışan bir Endüstri Mühendisi söylüyor. Kısa sürelide olsa siz de deneyin kötü düşüncelerin sizi esir almasını bununla engelleyin. Her iki yöntemde de olan size olacak. ee o zaman iyi bir şeyler olsun. Unutmayın neye inanırsanız, düşünceleriniz sizi o duruma yönlendirir. Düşünceler silahtan daha kuvvetlidir. Sizi sürekli papağan gibi ezber yapıp, şu bunu demiş o bunu demiş nonoş sesli eğitim verenler gibi örnek vermek yerine bu durumu özetleyen, sebepsiz niyazi olan kader kurbanı "Donacağına İnanarak Ölen Adam" hikayesini hatırlamanızı öneririm.

Ve SON,FIN,THE END, Bazen de Tek  ve Asil Karekter NOKTA  . 

Umarım yazım ufakta olsa işinize yaramıştır. Hayat tepsiyle herkese bir şeyler sunmuyor. Bazen sabretmek gerekiyor.Bazen de boşa sabrettiğiniz gerçeği tokat gibi yüzünüze vuruluyor. Hayat bu yapacak bir şey yok. Zarlar atılacak siz de gereken hamleleri yapacaksınız.

Herkesin sevdiği ve hakkettiği işte umudunu kaybetmeden çalışması dileğiyle.

Güçlü Kalın ya da Öyle Gözükün ;)

Yazan:
Eren Ünal
Endüstri Mühendisi