ad

se

iş güvenliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iş güvenliği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2013 Çarşamba

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun Uygulanması iki-dört yıl Ertelenecek

TESK Başkanı Palandöken, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulamasının iki-dört yıl erteleneceğini açıkladı 


önce iş güvenliği,iş güvenliği,6331 nolu,isg



Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi Palandöken, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun uygulamasının iki-dört yıl erteleneceğini belirtti. TESK’ten yapılan açıklamada, Palandöken’in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinde 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’yla ilgili taleplerini ilettiği ifade edilerek şunlar kaydedildi:

“Sürenin 4857 sayılı İş kanunun 81’inci maddesi kapsamında çalışanlar hariç kamu kurumları ile 50’den az çalışanı ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerleri için kanun yayımı tarihinden itibaren dört yıl sonraya erteleniyor. Yine 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl sonra (30 Haziran 2013) uygulamaya başlanacakken, şimdi bir yıl daha eklenerek iki yıl süreyle uzatılacak.”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Makine Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Sekreteri Ercüment Çervatoğlu ise yasanın “iş güvenliği uzmanı” çalıştırılmasına ilişkin hükümlerinin yürürlük tarihinin ertelenmemesini istedi.

“Yazboz tahtası değil”

İşçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatının “yazboz tahtası” olmadığını savunan Çervatoğlu, iş kazalarının çoğunun 50’nin altında çalışanı bulunan işyerlerinde meydana geldiğini, hayatını kaybeden işçi sayısının her yıl arttığını ve 2011’de bin 700’e ulaştığını belirtti. Çervatoğlu, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yalnızca işverenler değil, çalışanlar lehine ve istikrarlı politikalar izlemeye, meslek örgütleri ve sendikaların önerilerine kulak vermeye davet ediyoruz” dedi.

5 Nisan 2012 Perşembe

Çalışmaktan ölüyoruz


Erzurum Aşkale'de gölette donarak ölen işçiler, son birkaç yılda yaşanan iş kazalarını bir kez daha gündeme taşıdı. İşte maden göçüklerinden, çadır yangınlarına, ve baraj facialarına, yaşanan trajediler ve "insan hayatının değeri bu mu" sorusunun yanıtı.

Resmi büyütmek için tıklayın  
Sadece Mart ayında 59 kişi, Nisan ayının ilk günlerinde ise 13 işçi ekmek parası için hayatını kaybetti. Erzurum Aşkale'de gölde donarak ölenler en sonuncuları. Ama, bu istatistikler, aslında çok daha ürkütücü bir tabloyu örtemeyecek kadar küçük.

Balıkesir'de maden faciası: 13 ölü

2010 yılının Şubat ayında Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde özel bir şirketin maden ocağında grizu patlaması oldu. Günlerce madene ulaşılamadı. 13 işçi hayatını kaybetti. Şirketin lisansı sadece altı aylığına feshedildi.

Zonguldak'ta maden faciası 30 madenci "güzel öldüğü" ile kaldı

Yine 2010 yılının Mayıs ayında, bu kez Zonguldak'taki Karadon madenindeki grizu patlamasında 30 madenci hayatını kaybetti. Başbakan erdoğan'ın, "Bu işin kaderinde var" demesi ve dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'in "Güzel öldüler" sözleri kaldı akıllarda.

                                               Resmi büyütmek için tıklayın


Elbistan'da maden göçüğü: 9 işçiden haber yok 

2011 Şubatında, Kahramanmaraş'da Elbistan Termik Santralı için kömür çıkaran Çöllolar Maden Sahasının 10 kilometrelik bölümde  iki kere ard arda göçük faciası yaşandı. 9 işçiden haftalarca haber alınamadı. Madeni işleten şirket, 2011 Ağustos ayında "İş yokluğundan" 228 işçiyi  işten çıkardı ve olay yerine işçilerin hatırasına bir anıt dikmeyi önerdi.

Adana'da Baraj kapağı patladı: 5 işçi öldü, 5 işçi hala kayıp

2012'nin başında Türkiye soğuk hava ve karla mücadele ederken, Göksu nehri üzerindeki barajın kapaklarından biri patladı. Kozan ilçesindeki akıl almaz iş kazasına müdahale etmeye çalışan 5 işçi olay yerinde öldü. Sulara kapılan 5 işçinin cesedi hala bulunamadı.

İstanbul'da AVM inşaatında 11 işçi çadırda yanarak öldü

Mart ayında kötü haber bu kez residance ve alışveriş merkezi inşaatlarının kışa rağmen hız kesmediği İstanbul'dan geldi. Aralarında Van'daki depremden sonra çalışmak için İstanbul'a gelenlerin de bulunduğu 11 işçi, buz gibi geceyi geçirdiği bir çadırda çıkan yangında hayatını kaybetti. İş yeri bir süre için mühürlendi ve hükümet iş güvenliği yasası için iki sene sonra düğmeye bastı.

Eskişehir'de Maden Göçüğü: 4 işçi öldü

Nisan ayına özelleşen maden ocaklarındaki ölümlerle girdik. Eskişehir'in Mihalıççık ilçesindeki madende, 2 Nisan pazartesi günü meydana gelen göçükte 4 işçi hayatını kaybetti.

Erzurum'da gölette Ölüm: 5 TEDAŞ işçisi yalvararak öldüler

Ve en sonuncusu... Erzurum Aşkale'de, HES baraj gölünün ortasında kalan elektrik direğini tamir etmek için deniz bisikletiyle göle açılan 5 TEDAŞ işçisi, bisiklet alabora olunca suya düştü ve işçiler, kameraların gözü önünde saatlerce buzlara tutunarak yardım bekledi. Helikopter kalkmadı, yardım bir türlü ulaştırılmadı. 5 kişi dondurucu soğukta, buzların arasında, yardım için bağırarak can verdi. 

Yorum: 1 Mayıs'a yaklaştıkça her geçen gün işçilerimiz kötü çalışma koşullarında, gözünü para hırsı bürümüş işverenlerin ihmalleri yüzünden canlarını ya da sağlığını kaybediyor.İnsan hayatınının önemi kaç yıl geçse de kavranamadı.
Tuzla'da onlarca çalışanımız hayatını kaybetti ve iş güvenliği uzmanları bile bilmiyor neden öldüğünü .İş güvenliği çoğu yerde sırf yapılmış göstermek için yapılırsa, basit bir sunum işçilere izletilerek, işçilerimize gerekli uyarılar yapıldı denerek,işin içinden sıyrılınırsa daha çok bu tür olaylar olur.Çok ciddi yaptırımlar ve cezaların gelmesi lazım,bundan önce işçinin işini kaybetme korkusu yüzünden bu tür tehlikeli durumlara razı olmasının engellenmesi lazım.İşveren her türlü dediğini kovarım kozunu kullanarak yaptırabiliyor.
Daha caydırıcı kanunlar çıksa da denetleme ve bu tür olaylarla gündeme gelen işverenin canı yanmadıkça kısır döngü gibi bu olaylar devam eder durur.
Bir sürü mühendisimiz iş arıyor iş sağlığı ve güvenliği uzmanı sayısı arttırılıp denetimleri gölge müşteri gibi, anlık baskın gibi uygulamalarla şirketleri denetlerse bu tür olaylar inanın çok azalır. 
Maliyet minimizasyonu insan hayatını da minimize ediyorsa biz de olduğu gibi o elde edilen para olmaz olsun. Bu paradan mutlu olanlar da görebiliyorsa hayrını görsünler....
Bu arada bu işi hakkıyla yapan şirketlerimiz de var. Benim dikkatimi çeken büyük bir şirketin birinde işçilerin güvenlik ekipmanlarını sıcakta giyilmiyor,kalın,rahat çalışamıyorum diyerek giymemesi,konulan uyarı tabelalarını bilmesine rağmen uymaması,sigara izmaritlerini olmadık yerlere atması,aslında durum trafik kurallarındakinden farksız ihmal ölümlere yol açabiliyor.Her iki tarafında bir an önce bilinçlenmesi gerekiyor.

Eren Ünal
Endüstri Mühendisi